Başkasının kimliğini, hakkını, hukukunu gözetmek senin hakkından, hukukundan neyi eksiltir? O zaman herhangi bir Türk'ten Kürdün hakkını hukukunu savunmasını niye istiyoruz? En nihayetinde savununca Kürt olmayacağına göre, lgbt'nin hakkını hukukunu savunan bir Kürt niye Gay olsun
Son günlerde ülkede olup bitenlere uzaktan bakan biri dahi yaşananların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalamaya yönelik olduğu sonucuna varabilir.
Her gün toplumun bir başka kesiminin hedef alındığı, saldırıya uğradığı, ayrışma ve kutuplaşmanın derinleştirildiği bir ortamda, barışa inanmak-inandırmak nasıl mümkün olabilir?
Sürece destek demokrasinin güçlenmesiyle mümkün hale gelir.
Hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların, Barış Akademisyenleri’nin X hesaplarının erişime kapatılması barış ve demokrasiden bahsettiğimiz bir ortamda kabul edilemez. Sosyal medya hesaplarına erişim engeli, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahaledir.
Yaşam hakkı savunucuları, gazeteciler, yazarlar, Barış Akademisyenleri susmaz!
Hepimizin güvende olması ancak hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle mümkün olur.
Hesabıma 5651 sayılı kanunun 8/A maddesinin ‘milli güvenlik ve kamu düzeni' gerekçesiyle Türkiye'den erişim engeli getirildi.
Bundan sonra bu adresten;
baskı ve sansüre inat adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün sesini yükseltmeye devam ✌️
Herkese selamlar 🤗
Gazeteciliği savunurken sınırsız desteğiniz ve duvarları aşan dayanışmanız için minnetle 🙏
Yarın da Nadiye ve sonraki gün de Elif'i alacak yürüyüşümüze devam edeceğiz ✌️
here we are:
lgbti+ nefret politikaları sebebiyle erişim engeli yediğim hesabımı geri almaya niyetliyim fakat o zamana dek türkiye'den erişilebilir profilim bu olacak.
sevgi & selam
kardelen başak
LGBTİ+'lara yönelik baskı ve gözaltıları kabul etmiyoruz! Gözaltılar derhal serbest bırakılsın!
Bileşeni olduğumuz Ankara Emek Demokrasi Güçleri olarak yarın Sıhhiye Adliyesi önünde olacağız.
🗓️ Yarın (15 Eylül) | 🕠 18.30
📍 Sıhhiye Adliyesi D Kapısı
#AilemGüvendeDeğil
Haseke Tugayı bünyesinde görev yapan Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesini ve Kobanî Cezaevi’nde yaşananları kınamak için basın açıklamasında bir araya geliyoruz.
📅 15 Eylül Salı
🕖 19.00
📍 Şişhane Meydanı
bu yaklaşım ne niyetle olursa olsun gerçekleştirilen operasyonların amacına ulaşmasına hizmet ediyor.
devletle yürütülen sürece de eleştirilerimizle birlikte hep beraber sahip çıkalım, özneleşmenin yollarını tartışalım; iktidarın tüm saldılarına da hep birlikte karşı koyalım.
Yaklaşık 8 aylık tutsaklığın ardından özgürlüğüne kavuşan editörümüz Pınar Gayıp'tan ilk açıklama: Özgür basını susturamayacaklar. Herkese dayanışması için teşekkürler.
Erişime engellenen ve Türkiye’den görünmez kılınan Barış Akademisyenleri hesabımızın yerine açtığımız yeni hesabımızdır.
Lütfen takip edelim ve yaygınlaştıralım.
#BarışAkademisyenleriSusturulamaz
lgbti+’lara yönelik saldırılara ilişkin dem parti’nin yaptığı son derece yerinde açıklamalara karşı provokasyona girişenler bir yana, bu açıklamalara şaşıranlar partinin tarihini bilmiyor.
2003 tarihli dehap parti programı, sayfa 66’ya bakınız.
kaynak: https://t.co/iJZWMT8ZeE
Anadilinde eğitim hakkı, toplumsal barışın mayasıdır
Dil, Kültür ve Sanat Komisyonumuzun yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin açıklaması:
https://t.co/IA6PosrIP0
“Ailem güvende” diyerek bir ailenin LGBTİ+ çocuğunu hedefe koyuyorsanız, kimi kimden koruyorsunuz? Kadın örgütlerinin ortak bildirisinde söylediğimiz gibi: “Ne aile güvende ne de hiçbirimiz”…
LGBTİ+’lar bu toplumun da hayatın da parçasıdır. Onları tehdit görmek, nefret suçlarının hedefi haline getirmek, gözaltı ve tutuklamalarla örgütlenmelerini kriminalize etmeye çalışmak antidemokratiktir ve kabul edilemez.
Korunması gereken bütün yurttaşların yaşamı, hakları ve özgürlükleridir. Gözaltındakiler ve tutuklananlar derhal serbest bırakılsın. LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik baskılara son verilsin!
Aylarca ağır işkence gören gazeteci Ahmet Polad yaşadıklarını anlatmaya başladı
HTŞ zindanlarında ağır işkence altında 8 ay tutulan gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad, yaşadıklarını anlatmaya başladı. Buna göre, Halep'teki HTŞ hapishanesinde ilk bir ay çok yoğun ağır fiziki işkence gördü, İdlip'te elleri arkadan kelepçelenmiş başına torba geçirilmiş halde MİT'e teslim edildi. Polis, savcılık ve hakimlikte susma hakkını kullandı. Kendisi ve Eva için dayanışma gösterenlere teşekkür eden Ahmet Polad, "Arkadaşlarımın, benim ölümü ya da dirimi bir şekilde arayacağını, soracağını biliyordum" dedi.
https://t.co/M8I1WJcJGG
Alıntı ve yorumlarda devletin kendilerini inkar ettiği gibi bir diğer ezileni devletle beraber inkara girişmiş dijital koruculara hele.Diğer taraftan iktidarla anlaştılar diye böğürenler ve onlara teşne "ilerici" solun sesinin çıkmamasında gören gözler için nice ibretler var
Devlet nefret suçu işliyor, bu kabul edilemez!
Gözaltılar derhal serbest bırakılsın, LGBTİ+ların varlığına, görünürlüğüne ve örgütlenmesine yönelik bu saldırgan tutuma bir son verilsin!
“Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Mahsum Arslan, 12.08.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “Odalarımız daha önce dağıtıldı. Durum hâlen aynı. İletişim cezamız da bir buçuk aydır devrede. Gıyasettin Aydın arkadaş 30 yıldır içeride. Annesinin son isteği onu görmekti. Eskiden olsa bir yere koyardım. Şimdi nereye koyacaksın? Annesi geçen gün vefat etti. Birçok şey söylenebilir. Ama dilerim, barış tüm anlamıyla gelir ve sonuçları yaşananlara değer olur. Cezam 20 Ekim’de bir yılın altına düşüyor. Eskiden bir yılın altında bırakıyorlardı, şimdi uzatıyorlar.
Geçenlerde tarafımıza 16 kitap geldi.””
📌 ‘Kürt anasını görmesin’
▪️Cezası uzatılan arkadaşlarımızdan Hacı Sincer’in annesi ve M. Ali Taşlı’nın babasının ciddi sağlık sorunları yaşadığı bilinmesine rağmen, cezalarının uzatılmasından kısa bir zaman sonra anne ve babalarını kaybettiler. Bu da geçmişteki ‘Kürt anasını görmesin’ zihniyet yapısının günümüze uyarlanmış hâlini temsil etmektedir
🖊️ Hüseyin Aykol / İçeriden
https://t.co/RsgkOTQFwQ