Sakin bir kadının ahını alma!
Çünkü en tehlikeli fırtına, en sessiz denizde büyür.
O sustuysa unuttuğundan değil, bedeli ağır olacak bir hesap bıraktığındandır.
Ahı doğrudan seni vurmaz belki…
Ama neslini diz çöktürür.
Zamanı geldiğinde, yaşattığını yaşarsın..
Vazgeçtim gözlerinden,
Sustum, döküldü içimden tüm kelimeler.
Biliyorum, artık dönmeyeceksin…
Yine de…
Bir işaret ver bana,
“Gölgemde kal” de — yeter…
Senin gönlünü almaya razıyım,
Bir gölge gibi, sessizce… orada kalmaya..
Artık gelmiyorsun aklıma, unutuyorum seni.
Sadece senin için üzülüyorum...
O kadar yalnız kalacaksın ki, yazmak isteyip yazamayacaksın.
Ben başkasıyla mutlu olurken, sen o izle yaşayacaksın.
Belki bilmem, duymam ama hissederim... içinin sessiz çığlığını.
Ben yoluma senden iz kalmadan devam ediyorum, ama sen o izi taşırken acısını en derininde hissedeceksin. Ve bu, bana yaptığının sessiz zaferi olacak.
Şimdi git… yolunu bensiz yürü. Ben çoktan arkama bile bakmadan devam ettim.
Hayat bana bir daha kimseye kolayca güvenmemeyi öğretti. Bir insanın güvenini kazanıp sonra o güveni yok ettiğinde, bunun bedeli er ya da geç mutlaka öder.
Ahım var; vaktini beklerim, izlerim…
Aynaya baktığında hâlâ kendini adam sananlara şaşıyorum…
Dün ‘seni seviyorum’ derken, bugün başka kadına gidebilecek kadar hızlısınız..
Bu ne hız, bu ne ucuzluk..!!