Bu kapının önünde bekleyenler bilir ne yaşadığımı...
İçeride babam vardı. Tam 7 ay boyunca bu kapıya gelip gittik. Hep umut ettik.
Ama çıkamadı.
Bugün tekrar bu kapıya geldim. Ama o içeride değil artık.
Biliyorum vedalaşmam gerek.
Çok acılar çektin 😢
Acılarin dindi Babam 💔
"Sessizliğe Yenildik" ve "Benden Gidiyor" ile başlayan "Ayrılık Sancısının Üçlemesi" nin son şarkısı olan 'Bu Bir Veda' ile bu seriyi hüzünlü ve etkileyici bir şekilde kapatıyorum..
İster ülkeler arasında, ister gönüller arasında...
Savaşın kazananı yoktur...
İnsan Kalarak ayrılabilmeniz dileğimle...
#Spotify #bubirveda #distrokid #youtubemusic
Vedalar da sevdaya dahil... 🎵
'Bu Bir Veda' | 23.03.2026
Hikayenin tamamı için geri sayım başladı.
Takipte kalın. ✨
Bazı savaşların kazananı yoktur. 🖤
#BuBirVeda#birkasikhayat
@memur_haklar Kimsenin emeğiyle derdim yok ama bu tablo insanın içini acıtıyor. Eşit işe eşit ücret denildi… Peki bu eşitlik şu an tam olarak nerede? Kime göre neye göre eşitlik? (diye sesli düşünüyorum)
@UmitDikbayir 9300 olmuş mu 🥹 biz son aşıyı yaptırdığımızda 4 civarıydı. O zaman için bile yüksekti. Ordan kıstım burdan kıstım bir şekilde yaptırdık. Ya hiç durumu olmayan imkanı olmayan ailelerimiz? Bu aşı zorunlu kapsama alınmalı acilen! Şakası yok bunun.
Bugün sadece çalışan madencilerimizi değil; Soma’da, Ermenek’te, Amasra’da, Bartın’da ve nice ocakta, 3000’i aşkın (1941'den bu yana) maden şehitlerimizi rahmetle, saygıyla anıyoruz. 🖤
#4AralıkDünyaMadencilerGünü
Karanlıkta kalan tek şeykömür tozu olsun.🙏
Mehmet Matara, 70 yaşındaydı. Çanakkale'de yaşıyordu. Aracıyla feribot iskelesine geldi. İskeledeki balıkçıların yanına gitti, bir sigara istedi. Yaktı, denizi izlemeye başladı.
Yaşlı adam sigarası bitince aracına bindi. Kontağı çevirmesiyle araç iskeleden denize uçtu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Balıkçılar telaş içinde bir sağa bir sola koşturmaya başladı. Olayı görenlerin feryatları yükselmeye başladı. İskelede adeta kaos yaşanırken bir gencin, elbiselerini çıkarmasıyla denize dalması bir oldu.
Araç yaklaşık 3 metrelik bir derinlikteydi. Genç tereddütsüz daldı. İskeledeki feryatlar dinmiş, nefesler tutulmuşcasına bu yiğit genci izliyorlardı. Bir süre sonra genç suyun üstüne çıktı. Derin bir nefes alıp tekrar daldı. Saniyelerle yarışıyordu. Herkes bu genç adamı izliyordu. Araçtaki adam yaşlıydı, ümitler tükeniyordu. Genç, suyun altından, tek eliyle belinden kucakladığı yaşlı adamla birlikte çıktı. Onu gören iki kişi daha denize atladı. Canpazarı yaşanıyordu.
İskeleden sarkıtılan ip yeterli olmayınca hemen bir balıkçı motoru yanaştırıldı. Kıyıda bekleyen sağlık ekiplerinin yanına vardıklarında yaşlı adam nefes alıyordu. Esrarengiz genç, adamı kurtarmıştı. Bilinci kapalı ambulansa bindirilen yaşlı adam hastanede hayata döndürüldü. O genç ise sessiz sedasız gözden kayboldu.
2014 yılının Ağustos ayında meydana gelen bu olaydan iki buçuk yıl sonra o genç Çanakkale'de tekrar görüldü. Bu kez üstünde ayyıldızlı bayrakla...
Kıvanç Kaşıkçı...
O genç, Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında, 29 Kasım'da irtibat kesilen ve 2 gün önce Suriye topraklarından naaşı alınıp Türkiye getirilen kahraman Mehmetçiklerimizden Astsubay Kıvanç Kaşıkçı'ydı.
Yaşlı adamın kurtarılmasına ilişkin götüntüler basına yansıdı ama o kahraman gencin kim olduğu sır olarak kalmıştı. Çanakkale basını gencin kim olduğunu öğrenmiş ama Genelkurmay'ın engeline takılmıştı. Çünkü yaşlı adamı kurtaran bu kahraman genç Özel Kuvvetlerde görevli bir bordo bereliydi. Genelkurmay bu yüzden kimliğinin deşifre olmasını istememişti.
Kıvanç Kaşıkçı'nın cenazesi Çanakkale'de toprağa verilince bu sır açığa çıkarıldı.
Şehit Kaşıkçı'dan geriye 15 aylık Yağmur bebek ve kahramanlığı kaldı.
— Ülkedeki her kaleye, her kuleye, her binaya afişlerinizi assak, her cuma hutbelerde isimlerinizi ansak, ülkenin her köşe başında ruhlarınıza lokmalar döktürsek yine de ödeyemeyiz hakkınızı...
Aziz ruhları şad olsun...
Hayırlı cumalar
102 yıldır aynı raylarda, aynı ışığın izindeyiz. 🇹🇷 Cumhuriyet; emeğin, bilimin, kadının, çocuğun, umudun yoludur.
Bu tren sadece geçmişe değil, geleceğe de gider.
Çünkü her vagonunda “biz” varız. 🇹🇷
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun.
#102Yıl#29Ekim#CumhuriyetBayramı
Bakıyorum da memur düşmanlığı hortlamış yine!
Memur Devletin eli ayağıdır!
Devletin taşıyıcı kolonudur!
Öğretmen-Doktor-Hemşire-Sağlıkçı-Ambulansçı-Polis-Hakim-Savcı bunlar Devletin ve milletin can damarıdır!
Bu meslekler kemiksiz 20 yılda edinilir. Feda edilen bir ömür, feda edilen bir gençlik!
Sayısız sınav ve elemelerle buralara gelinir!
Büyük çoğunluğu şehirlerde görev alır ve kirada yaşarlar.
Maaşlarının yarısı kiraya gider, gerisi zaten malum!
Yangında, selde, afette, eğitimde, sağlıkta herşeyimiz onlardır!
İçlerinde Öğretmen-Doktor ve Polis toplumun en önemli ve kritik meslekleridir!
Onlara iyi bir hayat standardı sunmak durumundayız!
Maaşının yarısını kiraya veren şehirlerde zor şartlarda Devlet görevi yürüten bu insanlara al sana %6 diyemeyiz.
Aynı zamanda asgari ücret ve emekliyi de düşünmek zorundayız!
Lütfen memur düşmanlığını köpürtmeyin!
Fakat memur sayısında seyreltme gerekiyor, özellikle ptt ve defterdarlık gibi bir çok kurumda teknolojiyle beraber fazlalık gereksiz bir yığılma var…
@LeyanHelya Bu konuya parantez açmak isterim ki; eşit şartlarda eşit işlerde çalışıp da eve gelince bir de erkek elinde telefonla yatarken, kadın yemek, ev işleri, çocuğun sorumluluk ve planlanlarıyla da ilgileniyor. Baba 1 saat çocuk baksa rolünü tamamlamış görülüyor. Buna ne diyelim?