Biz de gerçek bir aydının,
soytarı bir sosyal medya fenomeninin onda biri kadar değeri yoktur
Bu ülkede gerçek aydınlar bile ateşi sönmüş ateş böcekleri.
Aydınların aydınlatmadığı toplumları sahtekarlar, namussuzlar, politikacılar aldatır.
Hep böyle olmuştur
Böyle de gider
Çok gören ve gezen değil,
Çok okuyan bilir efendim
En kıymetli seyahatler bir yerden bir yere değil,
bir kitaptan başka bir kitaba yapılan seyahatlerdir
Gezip görmeyle bir toplumun dokularına, tarihine, kültürüne nüfuz edemezsiniz
Büyük zihinler gezerek değil,okuyarak serpilir
Hapisteyken dünya toplumlarını tasnif etmiştim.
Kısaca:
Bana göre toplumlar 5 gruptur. (Ordo Societatum)
1-İstismar toplumları
2-İmaj ve Kurgu toplumları
3-Çatışma toplumları
4-Arayış toplumları
5-Şehadet toplumları
Hangi toplumlardır bunlar?
Kim kazanacak?
1. YÜKSELEN GÜÇ: İSTİSMAR TOPLUMLARI
(Hakikati araçsallıştaranlar)
(Societas Instrumentalis Veritatis)
ABD
Çin
Rusya
İsrail
Bu grup söz konusuysa:
Bilgi = güç üretim aracı
Hakikat = jeopolitik enstrüman
İnsan = veri / nüfus / kitle
ABD: özgürlük söylemi ve küresel hegemonya
Çin: düzen söylemi ve total kontrol
Rusya: hakikat savaşı ve bilinç operasyonu
Büyük güçler hakikati savunmaz; onu yönetir.
Yapay zeka, veri, finans, askeri güç...
Hepsi onların elinde.
Bunlar hakikat üretimi değil hakikat mühendisliği yapıyorlar.
Kitleleri yönetme kapasitesi tarihte hiç olmadığı kadar yüksektir.
Bu sebeple kısa ve orta vadede “kazanan” onlar olacak.
Çünkü hakikati eğip bükebilen, dünyayı da eğip büker.
2. İMAJ VE KURGU TOPLUMLARI
(Societas Imaginalis)
(Gerçek yerine imajı koyanlar)
Fransa
İngiltere
Almanya
Güney Kore...
Bu toplumlarda;
Kimlik = performans
Siyaset - medya ürünü
Hakikat = anlatı rekabeti
formülasyonundadır.
Avrupa: değerler konuşulur, güç görünmez.
Kore: kimlik dijitalleşmiş benlik.
Gerçeklikten kaçan toplum, sonunda kendi gölgesine inanır.
Bunlar istismar toplumlarının meşruiyet üreticisidir.
Gereken hikayeleri
(Lyotard'ın üst anlatısına benzer tarzda) onlar yazar.
Algıyı onlar kurar.
İmaj ve kurgu toplumları tek başına kazanamaz ama kazananın görünmesini sağlar.
Yani güç hükmeder; ama hikaye haklı çıkarır.
3. TÜKENEN ALAN: ÇATIŞMA TOPLUMLARI (Ortadoğu)
(Societas Conflictus Veritatis)
Suriye
Irak
Yemen
Libya
İsrail bu gruba da dahildir.
Bu grup toplumlarda:
Hakikat = mezhep / grup / ideolojiye bölünmüş
Devlet; zayıf ve parçalı
Şiddet; norm durumundadır.
Hakikat öldüğünde ilk kurban adalet olur.
Bunlar:
Enerji tüketir.
İnsan tüketir.
İstikbal tüketir.
Bu toplumlar kazanamaz sadece başkalarının oyun alanı olur.
Zira sürekli savaşan toplum, başkasının zaferine hizmet eder.
4. ARAYIŞ TOPLUMLARI
(Societas Quaerens Veritatem)
(Hakikatin parçalandığı yerler)
Türkiye
İran
Tunus
Mısır...
Kürdistan ise parçalı olduğu için hem çatışma hem de arayış toplumu içindedir.
Bu grup toplumlarda;
Büyük arayış + büyük çelişki vardır.
Hakikat arayışı var ama iktidar baskısı da var.
Toplum uyanık, sistem kapalı.
Türkiye: kimlik, tarih, modernlik arasında gerilim
İran: inanç ile sistem arasında çatlak
Arayan toplum, ya dirilir ya parçalanır.
En kritik kırılma buradadır.
Ya istismara entegre olacak
Ya çatışmaya sürüklenecek
Veya yeni bir şey doğuracak.
Asıl istikbal burada belirlenecek.
Arayan toplum, ya zincirini bulur ya yolunu.
5. PARADOKSAL GERÇEK OLARAK: ŞEHADET TOPLUMLARI
(Societas Testimonii Veritatis)
(Hakikati yaşayanlar, nadirdir ama hassastırlar)
Bunlar devlet düzeyinde neredeyse yoktur.
Ama parçalar halinde mevcut:
Gazze gibi direnç alanları
Yerel cemaatler
Direniş toplulukları
Ahlak merkezli küçük yapılar...
Bu grup bir sistem değil ruh halidir.
Devlet değil cemaat.
Şehadet toplumu büyüyemez; çünkü büyüdüğünde sistemleşir ve bozulur.
Asla küresel güç olmaz.
Asla hegemonya kurmaz.
Ama hakikati korur.
Yani “kazanmayan tek kazanan” budur.
Dünya onların değildir; ama hakikat onların omzunda kalır.
BENİM İÇİN NİHAİ HÜKÜM ŞUDUR:
Kısa vadede:
İstismar toplumları kazanacak.
Orta vadede:
İmaj ve kurgu toplumlarıyla birlikte dünyayı yönetecekler.
Uzun vadede (derin bir kırılma olarak):
Arayış toplumları kısa vadeli de olsa ya yeni bir medeniyet kuracak ya da tamamen çözülecek.
1-MESELE DÜNYANIN İSTİKBALİYSE (GÜÇ DÜZEYİ)
İstismar toplumları yükselecek.
İmaj ve kurgu toplumları onları meşrulaştıracak.
Çatışma toplumları yıpranacak.
Arayış toplumları kırılma yaşayacak.
Dünya sahnesinde kazanan: Hakikati yönetenler olacak.
2-HAKİKATİN KADERİ (ANLAM SEVİYESİ)
Şehadet toplumları görünmeyecek.
Ama yok da olmayacak.
Küçük, kırılgan, dağınık kalacak.
Hakikatin taşıyıcısı: Sessiz olanlar olacak.
İKİSİNİN BİR ARADA OKUNUŞU ŞUDUR:
Dünya; istismarın eline geçer.
Anlam; şehadetin omzunda kalır.
Ve arada sıkışan: Arayış toplumlarıdır.
(benim asıl meselem)
Kazananlar dünyayı kurar; ama anlamı yazamaz. Kaybedenler dünyayı kaybeder; ama hakikati taşır.
Asıl soru: kazanmak mı, doğru kalmak mı?
Tasarımlarımı çok özet şekilde arzettim.
Hapisteyken yanımda Latince sözlüğüm de vardı ve bunları Latince olarak da isimlendirdim.
Hakikatin düzeni ve toplumların düzeni olarak adlandırdım: Ordo Veritatis ve Ordo Societatum
Ve her toplum grubuna da Latince isimler verdim.
Societas Instrumentalis Veritatis
Societas Imaginalis
Societas Conflictus Veritatis
Societas Quaerens Veritatem
Societas Testimonii Veritatis...
Bir çocuğa verilmesi gereken 4 öğüt:
1-Devlete karşı dikkatli ol.
Devletler terör, şiddet ve hilenin kanunlarla organize olmuş formudur.
2-Faşizme ve Faşistlere karşı dikkatli ol.
3-Şuursuz ve erdemsiz Topluma karşı dikkatli ol.
4-Çağın diktatörü ve erdemlerin katili Medya'ya karşı dikkatli ol.
En trajik körlük;
başkalarının acılarına ve felaketlerine karşı körlüktür.
Bizim toplumun körlüğü gibi.
Bruegel'in "Körler" tablosu aklıma gelir.
Tabloda körler birbirine tutunarak ölüme giderler.
Türkiye'nin tablosu bu.
Karanlık yürüyüşlerle aydınlık istikbale ulaşılmaz.
Pascal, kalbin de bir aklı olduğundan söz etti;
Modern çağ kalbi susturdu,
sonra aklın delirdiğine şaşırdı.
Camus absürdü keşfetti,
biz ise absürdü normalleştirdik.
Pasolini sokakta hakikati aradı,
biz caddeyi gösterip vicdanı gömdük.
4 soruyla yaşadım:
1-Acılarla dolu bu Hayata nasıl katlanmalı?
2-Bedenimizde saklı Ölüme nasıl katlanmalı?
3-Başkalarına nasıl katlanmalı?
3-Kendimize nasıl katlanmalı?
İki yol var: İntihar ve İman.
İntihar, sorulardan cevapsız bir kaçış.
İman ise cevapları bilmenin huzurudur.
AKP faşizminden şikayet eden ama
Meriç'ten geçenleri terörist sayan Kemalist faşizmin TR'de yaşatmadığı isimlere bakın:
Mehmet Akif Ersoy
Halide Edip
Refik Halid Karay
Dr. Rıza Nur
Zeki Velidi Togan
Filozof Rıza Tevfik...
Said Nursi gitmedi ama yaşamı hapis ve sürgünde geçti.
Son cüzler kaldı.
Günlük 5 veya 10 sayfayla da katılınabilir.
Sıralı hatim >> her gün bir sonraki cüz
90 gün boyunca toplamda, 90 hatim tamamlanmış olacak.
Katılmak isteyenler ?
RT🤲
17/25 Aralık soruşturmalarının
hukuken tenkid edilecek bir yönü yoktur.
Velev ki Savcıları Cemaatçi olsun.
Savcının felsefi tercihi
soruşturmayı ve yolsuzluk delillerini gölgelemez.
Dosyayı değil Savcıyı ve felsefi tercihini hedef alan kalabalıklar,
Yolsuzun doğal müttefikidir.
21 inde üç aylar başlıyor.
Bu yıl da hep birlikte SIRALI HATİM yapılacak.
Sıralı hatim >> her gün bir sonraki cüz
90 gün boyunca toplamda, 90 hatim tamamlanmış olacak.
Katılmak isteyenler ?
Duyurmak için RT🤲
Sebep olan yapan gibi
Şimdi bu cuma hutbesinde geçen suçlamalara bir bakalım kime uyuyor:
-Allah’ı bırakıp Tâğutu dost edinenler
-ideolojilerini dinin önüne geçirenler
-İnsanları aldatanlar
-dünyayı kazanmak için dini alet edenler
-kendi çıkarları için manevi değerleri istismar edenler
-insanların dini inançlarını istismar edenler
-ibadetleri bile çıkarları için kullananlar
https://t.co/iFnDrbrw6v
Gelişmiş ülkeler cezaevlerini kapatmakla övünürken, Türkiye’de yeni cezaevleri "müjde" olarak duyuruluyor.
Adalet; özgürlükleri kısıtlamakla değil, insan onuruna yakışır bir düzen kurmakla sağlanır.
@adalet_bakanlik
Cezaevleri AlarmVeriyor
“Gökyüzünde hayalim, yeryüzünde zincirler… Nasıl anlatılır bilmem, sürgün geçen bu günler.”
Özgürlükleri çalınan Harbiyeli 3 kız öğrenci 9 yıldır cezaevinde tutuluyor.
AsılBayram AdaletGelince
Niye mi?
Sen başbakan, bakan vs iken hırsızlıklara göz yumdun! Dürüst kamu görevlilerini zindana attırdın! Birlikte, Anayasa’nın ırzına geçtiniz!
Makamsız, koltuksuz kalınca “ahlak” mı aklına geliverdi? @Ahmet_Davutoglu