Kur'ân-ı Kerim'de sarsıcı bir ifadeyle anılan o büyük imtihan: "Kahrolsun hendek sahipleri!"
Zalim bir kralın karşısında duran, kalbi tevhidle çarpan bir gencin imtihanı...
İmanın ateşe nasıl galip geldiğini anlattığımız yapay zeka ile canlandırılmış Ashâb-ı Uhdûd Kıssası yayında!
https://t.co/MnzN9U9us2
Yavrum ben senden razıydım rabbim senden razı olsun Rabbim seni cennetine koysun Allah azze ve celle'nin yardımıyla seni İslam üzere yetiştirmeyi nasip etti bana Rabbim bana ve annene sabır versin Allahümme
Eleştiri ve farklı görüşlere tahammülün geldiği nokta.
Bu hesapların kapatılmasındaki kriter nedir? Yapılan her şeyi alkışlamak, hiçbir şeyi eleştirememek mi?
Bence bir filtre yapılmalı, tweetler o süzgeçten geçmeli. Filtreden geçenler yayınlanmalı, geçmeyenler yayınlanmamalı. Böylece çocuk oyunu gibi ikide bir hesap kapatılmamış olur. Devlet kurumları da bu ciddiyetsiz, çocuksu görüntüden kurtulmuş olurlar.
🔴 عاجل
تأكد مطالبة النيابة العامة السعودية بإعدام الشيخ #عبدالعزيز_الطريفي، المعتقل منذ أبريل 2016 دون محاكمة علنية، وهو حاليًا في الحبس الانفرادي بسجن الحائر وسط أنباء متواصلة عن تدهور حالته الصحية. نطالب بإسقاط هذا الطلب والإفراج الفوري عنه.
Mevlid’in bidat olup olmadığı tartışılıyor. Faraza bunu tartışmalı kabul edelim; ancak üzerinde hiç ihtilaf bulunmayan kesin hükümler var. Allah Resulünü gerçekten sevenler, öncelikle bu hükümleri ihya etmelidir.
Allah (c.c.), peygamberleri ve kitapları yeryüzünde Kendi hükümleri uygulansın diye göndermiştir. Gelin, bütün peygamberlerin ortak daveti olan Allah'ın şeriatını ikame etmeye çağrıda bulunalım ve bu hususta gevşeklik gösterenlere karşı duralım.
Bütün peygamberler, başta şirk olmak üzere zulmün her türlüsüyle mücadele etmiştir. Bugün her yanımız zulüm, haksızlık ve çifte standartla dolu. Zalimlerin zalim olduğunu açıkça dillendirip insanları bu zulme karşı uyaralım.
Bütün peygamberler putları ve putperestliği yıkmak için gelmiştir. Bugün İslam coğrafyasında adeta her köşeye bir put dikilmekte ve insanlar bunlara tazim etmeye davet edilmektedir. Gelin, bu putlara ve insanları bunlara çağıran anlayışlara hep birlikte karşı çıkalım.
Allah'ın haram kıldığı; faiz, zina, içki ve kumar gibi haramlığında ittifak edilen fiilleri yasal olarak serbest bırakan ve meşrulaştıran sistemleri reddedelim.
Bütün peygamberler ezilenlerin, fakirlerin ve yoksulların yanında saf tutmuştur. Bugün 28.000 ₺ asgari ücretle geçinmeye çalışıp 40.000 ₺ kira ödemek zorunda kalan insanlar var. Gelin, bu mağdur insanların yanında yer alıp onları sömüren azgın azınlığa karşı sesimizi yükseltelim.
Eğer Resulullah'ın sünnetini yaşatmak istiyorsak, peygamberlerin üzerinde birleştiği asıl sünnetler ortadadır. Tartışmalı konular üzerinden Allah Resulüne sevgi ve bağlılık göstermek yerine, üzerinde ittifak edilen esasları ihya etmek Allah'ın rızasına daha uygun ve daha akıllıca değil mi?
İsrail, eceli gelen mahlukun cami duvarına işemesi misali; Gazze'den sonra Suriye'yi, ardından İran'ı ve şimdi de Türkiye'yi açıkça hedef alıp tehdit etmeye başladı.
Dilerim Allah (cc), bu azgınlıklarını İsrail'in "yükselttiklerini yerle bir edecek" (17/İsrâ,7) o sürecin başlangıcı eyler.
Kanaatimce İslam karşıtı Kemalistler, İslam şiarlarını izhar edenlerden intikam almanın bir yolunu buldu: Cumhurbaşkanına hakaret!
Güçlü oldukları yerlerde doğrudan, güçlü olmadıkları alanlarda ise hükümete veya Cumhurbaşkanına yönelik eleştirileri gündeme taşıyarak istedikleri kişileri tutuklatıyorlar. Zira hükümetin yumuşak karnını iyi biliyorlar.
Benzer bir durum daha önce Furkan Bölükbaşı'nda da yaşanmıştı. Ancak unutmamak lazım: Zulüm zulümdür. Zulüm için tuzak kuran da onu uygulayan da ona sessiz kalarak meşrulaştıran da zulme ortaktır.
Zulüm her zaman iki yüzlülükten beslenir. Türkiye'deki adaletsizliklerin temelinde de sağ-sol demeden birçoğumuza bulaşan bu ikiyüzlülük var.
Barolar Birliği, kendi görüşüne yakın avukatlar gözaltına alındığında haklı olarak tepki gösterirken; sıra İslami kesimden avukatlara geldiğinde maalesef suskun kalıyor.
Oysa mesleki faaliyetinden ötürü birinin gözaltına alınması zulümse, mağdurun kimliği bu gerçeği değiştirmez. Ne yazık ki hukuku temsil eden kurumlar bile adaleti ilkesel değil, tarafgir bir anlayışla uyguluyor.
Başdanışman tehdit etti, sabahına operasyon oldu. Operasyonu savcılığın, yargılamayı da hâkimlerin yapacak olması bu işin hukukla alakalı olduğunu mu gösterir?
Zulmün en tehlikeli olanı; göstere göstere, hiçbir kural tanımadan yapılanıdır.
Allah'tan korkun; unutmayın ki devletten büyük Allah vardır. Son sözü söyleyecek, son hükmü ve kararı verecek olan devlet yahut hukuk değil; yalnızca alemlerin Rabbi olan Allah'tır.
Allah'tan korkun; FETÖ de aynen böyle yapıyordu. Hocalarına muhalif insanları gazeteler aracılığıyla tehdit ediyor, kendilerinden olan kolluk, hâkim ve savcılarla derdest ediyorlardı. Sonra da pişkin pişkin 'hukuk devletinde yaşıyoruz, suçunuz yoksa niye endişe ediyorsunuz' diyorlardı.
Allah (cc) kibir, hile ve tuzaklarını yerle bir etti. Başkalarını tehdit ederken örnek gösterdikleriniz, sizin için de örnek olmalı.
Siyonistler, Daily Islamist’ten intikam alıyor; bunu da içimizdeki "yeşil siyonistler" eliyle yapıyorlar.
Çin zulmüne güzelleme yapacak tiynetteki kişilerin hedef göstermesi işe yarıyorsa, siyonizm karşıtı hiç kimse güvende değildir.
🔴SON DAKİKA
🔻Daily İslamist Haber Portalı’nın editörü gece geç saatlerde evine gelen polislerce gözaltına alındı!
🔻Daily İslamist editörlerinden Numan Aydın, son günlerde Doğu Türkistan’daki Çin mezaliminin Türkiye propaganda ayağı olarak faaliyet yürüten Taha Hüseyin Karagöz'ün hedef göstermesi sonrası gözaltına alındı.
🔻Numan Aydın'ın hangi suçlama ile gözaltına alındığına dair henüz bir açıklama yapılmadı.
Bu durumu izah edebilecek biri var mı?
On binlerce insanı öldürenlerle barışan sistem, sırf bir ölünün hatırasına hakaret iddiasıyla kendi vatandaşına on binlerce insanı katleden terörist muamelesi yapıyor.
Haddi aşmak, tuğyan etmek tam olarak budur. Kaldı ki bu adamın zulüm yasalarına göre dahi suçsuz bulunması ihtimali varken...
Operasyonun ilk anından itibaren polis kameraları kayıttadır. Bu konudaki tüm soru işaretlerini gidermenin tek ve en kestirme yolu, bakanlığın ilgili görüntüleri vakit kaybetmeksizin kamuoyuyla paylaşmasıdır.
Aksi halde süreç; müfettişlik incelemesi, soruşturma, savcılık ve mahkeme safhaları derken uzayıp gidecektir. Oysa bu kayıtlar yayımlandığı takdirde, ortada bir katliam mı yoksa bir çatışma mı olduğu yarım saatlik bir görüntüyle, hiçbir şüpheye yer bırakmadan anlaşılabilir.
#HaymanaOlayıAydınlatılsın