Yanlışınız var. Siz hiç bir kediye, köpeğe eziyet eden; onu döven, öldüren, arabasının arkasına bağlayıp sürükleyen bir insanın, insana karşı gerçekten merhametli olabileceğini düşünüyor musunuz?
Merhametin türü olmaz. Bir kediye, bir köpeğe su veren, mama veren, yarasını saran insanın vicdanı insana da yetişir.
Ama savunmasız bir canlıya acımayan, ona eziyet edebilen birinden insanlara karşı merhamet beklemek bana hiç inandırıcı gelmiyor.
İyilik de kötülük de önce vicdanda başlar.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
bi anda tum habercik sayfalarinin kedi isirigi kuduz olusturdu cocuk hayatini kaybetti diye basibos kedi sorunu diye haber girmesi ne kdr aldiniz la😹 1 ay once sarayimizin kedisi diye ulke baskanlarina sov yaparken cok seviyordunuz ama kedileri ne igrenc ne iki yuzlu ulkesin sen
Bir hayvan insana saldırdığında çözüm hemen “toplansın, itlaf edilsin” oluyor.
Peki sokak hayvanlarına işkence eden, onları zehirleyen, döven, yakarak ya da başka yöntemlerle öld��ren insanlar için neden aynı toplumsal öfkeyi ve aynı kararlılığı göremiyoruz?
Bir canlıya bilerek ve isteyerek işkence edip onu öldüren kişi “potansiyel katil” değildir. Zaten öldürme fiilini gerçekleştirmiştir. Mağdurunun insan olmaması, yapılan vahşeti daha masum hâle getirmez.
Hayvanlardan güvenli sokaklar istiyorsak, önce hayvanlara karşı şiddeti de gerçek bir şiddet suçu olarak görmeyi öğrenmeliyiz.
#HayvanKatliamınaDurDe
Bakamayacağınız, eğitemeyeceğiniz, hayvan sevgisi ve merhamet aşılayamayacağınız piçlerinizi doğurmayın o zaman. Biz sizin hastalıklı, pis zihniyetli, her şeyden nem kapan memnuniyetsiz, başıboş çocuk sorununuzu çekmek zorunda değiliz.
Hayvanlara ve doğaya saygı duymayan, toplumda giderek yayılan vahşet ve şiddet karşısında çözüm üretmek için tek kelime etmeyen siyasilere destek yok.
Bir toplumda düzen ve güvenlik, önce yaşam hakkına saygıyla başlar. 21. yüzyılda hâlâ bilimden, toplum psikolojisinden ve şiddetin nasıl yayıldığından bihaberseniz, toplumun çürümüşlüğünü nasıl çözeceksiniz?
Burun kıvırdığınız o kedi, köpek, kuş, kirpi, tavşan… “Nasıl olsa hayvan” diyerek görmezden geldiğiniz vahşetin, toplumdaki şiddet sarmalının önemli bir parçası olduğunu hâlâ göremiyor musunuz? Yoksa bazı kesimlerin tepkisinden mi korkuyorsunuz?
Hayvana yönelen şiddet, toplumdan bağımsız bir mesele değildir. Yaşam hakkına saygının olmadığı yerde ne gerçek bir düzen ne de güvenli bir toplum kurulabilir.
Video ile alıntılayıp o korkunç görüntüleri tekrar tekrar dolaşıma sokmak istemiyorum fakat dünden beri resmen sosyal medyaya giremiyorum, hayvanlara eziyet eden aşağılık canilerin videoları karşıma çıkmasın diye.
İki saniye bile açıp izlemeye dayanamadığım videolardaki o minicik canların hissettiği acıyı düşünürken perişan oldum ağlamaktan kahroldum ben hiç iyi değilim. Benim kalbim bu kadar kötülüğü gerçekten kaldırmıyor artık, düşünmek bile tansiyonumu fırlatıyor nefesim kesiliyor canım acıyor kalbim sızlıyor. küçücük bir kediyi öldürürcesine tekmelemek, şu dünyada hiçbir zararı olmayan savunmasız bir kaplumbağayı ezerek acımasızca katletmek saf kötülüktür.
Kendini savunamayan bir canlıya işkence etmekten haz alan, bunu kahkahalarla kayda alacak kadar şuurunu yitirmiş bu yaratıkların toplum içinde serbestçe gezmesi herkes için çok ciddi bir tehdittir.
Herkesin kendine, çocuklara hayvanlara dikkat etmesi lazım çünkü artık önümüz, arkamız, sağımız ,solumuz ,şerefsiz cani psikopatlarla dolu ve kimsenin bunlara bir şey yapmaya durdurmaya niyeti yok.
Karıncayı bile incitmekten korkan bir insan olmama rağmen; bu videolardaki canilerin her uzvu önümde yakılsa, parçalansa, preslense bir nebze üzülürsem kahrolayım. Öyle bir zamandayız ki insanın Dexter olası geliyor. Bakın kısasta hayır vardır, bu yaratıkların da aynı şekilde tüm kaburgaları kırılıp ellerine verilmeli. İşte o zaman o zavallı hayvanların çektiği acıyı anlar ve bedelini öderler. Başka yolu yok çünkü bunlar insan değiller.
Hiçbir yaşam sizinkinden değersiz değil. Kendinizinki hariç hiçbir yaşamın sahibi değilsiniz. Ağaçların da yaşam hakkını savunacağız, hayvanların da, köpeklerin de, kedilerinde
İslam inancına göre, sokak hayvanlarının popülasyonu veya güvenliğiyle ilgili bir sorun varsa, bunun çözümü öldürmek ya da onları acı çekecekleri koşullara terk etmek olamaz. Müslümanların görevi, o canlıların yaşam hakkına saygı duyarak, hem insanların güvenliğini sağlayacak hem de hayvanların refahını koruyacak merhametli, adil ve insani çözümler (kısırlaştırma, barındırma, rehabilitasyon) üretmektir. Hayvanları birer "can" olarak görmeyip onların tamamen yok edilmesini savunan zihniyet, İslam'ın özündeki merhamet ve adalet ilkeleriyle çelişmektedir.
Bu paylaşımı da profilinde din bayrak hadisler paylaşıp neye inandığı ile alakalı hiçbir bilgisi olmayan hayvan düşmanı müslüman kisvesine bürünmüş arkadaşlar için paylaşıyorum.
Oğlum biz sadece kedi köpek sevmiyoruz biz her canlının yaşam hakkı olduğunu söylüyor o yüzden her canlıyı seviyoruz. Bazen sizin gibi insanlarla muhatap olduğum için kendimi kor ateşlerde yakıp yok edesim geliyor.
Bugün hava çok soğuktu. Bir dükkâna girdiğimde, sıcak ortamda keyifle oturan Tekir'le karşılaştım.
Kışın ayazında dükkânına bir kedi veya köpek alan esnaf, kelimenin tam anlamıyla iyi bir insandır. Böyle kişilere destek olmak da biz hayvanseverlerin sorumluluğudur.
Sadece bir diş macunu almak için girdiğim dükkândan, pek çok ürün alarak çıktım. Paramın iyi bir insanın kasasına girmesini istedim.
Sokak hayvanlarına kapılarını açan dükkânları tanıdığımız herkese tavsiye edelim. Onlara katkıda bulunalım ki ayakta kalabilsinler.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil