@sevdaturkusev Büyük adamsın Reis,
Sanat sepet tayfasıymış
Oligarşik bürokrat tayfasıymış
Siyaset tayfasıymış
Futbol spor tayfasıymış
Fetö sü, sokak serserisi kim varsa içinden geçtin.
Emeğine yüreğine sağlık.
Rabbim uzun ömür versin.
Halk nazarında sonsuz kredin var.
Bas basabildiğin kadar.
Biz Memur-Sen olarak o gece nasıl ki darbenin ilk anından itibaren teşkilatımızla, üyelerimizle birlikte meydanlarda ihanete “Dur!” dediysek, nasıl ki demokrasiyi, millet iradesini, vatanı muhafazada öne atıldıysak bundan sonra da milli iradenin, demokrasinin, hukukun, tam bağımsız Türkiye’nin yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz'un bizlere yüklediği sorumluluk; birlik ve beraberliğimizi korumak, vesayetin ve ihanetin her türlüsüne karşı uyanık olmak, şehitlerimizin emanetine ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkmaktır.
Bu nedenle 15 Temmuz'u yalnızca anmak yetmez, doğru anlamak da gerekir.
O geceyi doğru okumak, milletimizin yazdığı destanın hangi bedellerle kazanıldığını unutmamak ve bu şuuru gelecek nesillere aktarmak zorundayız.
Millet olarak, sivil siyaset ve sivil toplum olarak 253 şehit verdiğimiz o gece, sadece darbe ve işgalin önüne geçmedik, aynı zamanda vatanımızda ve irademizde gözü olan küresel vesayete ve onun yerli devşirmelerine de ibretlik bir ders vererek tarihe şanlı bir kayıt düştük.
15 Temmuz'da ihanete, darbecilere boyun eğmeyip canını ortaya koyan şehitlerimiz ve gazilerimiz başta olmak üzere darbeyi çıplak elleriyle önleyen aziz Milletimize, kutlu direnişe önderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, siyasi iradeye, sivil toplum örgütlerine şükranlarımı sunuyor, kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.” duasını hatırlatarak “Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanetler yaşatmasın” diyor,
aziz Milletimizin birlik ve beraberliğinin, devletimizin bekasının daim olmasını diliyorum.
🔎https://t.co/fQX2GYhuz6
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
Bugüne kadar Amerika’nın öncülüğündeki NATO coğrafyamıza ne adalet ne huzur ne de barış getirdi. Aksine, Amerika, İngiltere ve Fransa gibi mutlak kötülerin müdahil olduğu coğrafyamızda darbeler, savaşlar, işgaller, sömürü ve katliamlar eksik olmadı.
Güç ve çıkar odaklı politikaların hâkim olduğu, çıkarın pusula, gücün hukuk sayıldığı yerde adalet değil zulüm, merhamet değil vahşet, barış değil savaş, umut değil matem büyür. Mutlak kötülük, dokunduğu her yeri mutlak kötülüğe boğmuş; geçtiği her yerde geriye yıkılmış şehirler, yetim çocuklar, gözü yaşlı anneler ve isimsiz mezarlar bırakmıştır.
Mutlak kötüler her yerde mutlaka kötülük yapmıştır. Tarih bunun en acı şahididir.
Cezayir’deki Sétif ve Guelma katliamlarını unutmadık.
Irak’ta milyonlarca insanın hayatını karartan işgali ve katliamları unutmadık.
Afganistan’da harabeye çevrilen şehirleri, kaybolan nesilleri unutmadık.
Libya’da parçalanan bir ülkeyi, söndürülen hayatları unutmadık.
İran’da, Minab Kız Okulu başta olmak üzere masum sivilleri hedef alan saldırıları unutmadık.
Ve
FİLİSTİN
Deir Yassin Katliamı’nı unutmadık.
Sabra ve Şatilla Katliamı’nı unutmadık.
Gazze’de dünyanın gözleri önünde yapılan soykırımı ve nice katliamları unutmadık.
Unutmayacağız…
Çünkü hafıza, mazlumun son sığınağıdır.
Munzur Üniversitesi yöneticilerinin millete, milletin temsilcilerine ve değerlerine hakaret eden oyun görünümlü “hakaret ve saldırıya” yardım ve yataklık yaptıktan sonra utanmadan, sıkılmadan yaptıkları şu açıklamaya bakın!
Parasını verdiler bizde para kazanacağız diye hiç bakmadan üniversitemizin salonunu tahsis ettik diyorlar.
Biri bu rektörün evini kiralamak istese kiracı adayının yedi göbek sülalesini araştırmaz mıydı? Kiracının önceki ev sahiplerini aramaz mıydı? Emniyete gidip GBT sorgulaması istemez miydi ?
Peki ! Kendi menfaati için yaptığını milletin menfaatini koruyup kollamak için niye yapmıyor. Kendi onuru gururu için istediğini milletin temsilcileri için niye istemiyor. Kendine dokununca zıplıyorda milletin değerlerine hakaret edilince uyuşuk bir panda kadar dahi olsa harekete geçmiyor?
Yazıklar olsun! Yuh Olsun
#KenanPekerinSabotajı
🇹🇷 Rahmetli Necmettin Erbakan:
➖ Hacca gitmek istiyorum.
➖ Hacca gitmek için ne yapacağım?
➖ THY veya Suud Hava Yolları'na bineceğim.
➖ Buna bindiğim zaman "İyi işte Müslüman ülkelerle iş görüyorum" diye seviniyorum içimden.
➖ Halbuki Türk Hava Yolları veya Suud Hava Yolları uluslararası havaalanında uçmak için IATA üyesi olmaya mecbur.
➖ IATA Rockefeller’ın kuruluşudur.
➖ IATA üyesi olması için de bilet parasının yüzde 9’unu Rockefeller’a ödemeye mecbursunuz.
➖ Ben bilet parasının yüzde 9’unu ödemeden buradan hacca gidemiyorum.
➖ Öyleyse uçakla gitmeyeyim, gemiyle gideyim.
➖ Geminin açık denizde gitmesi için Lloyd müsaadesi alması lazım.
➖ Lloyd da Rothschild’in kuruluşu, orada da yüzde 9 ödüyor.
➖ Şu dünyanın haline bakın.
➖ Hacca gideceğim yol paramın yüzde 9'unu Yahudi'ye ödemeden evimden dışarıya çıkamıyorum.
➖ Bu nasıl dünya?
Terörden çok çekmiş bir ilin üniversitesine sabotaj diye isimimlendirilmiş “politik kışkırtma ve saldırıyı” sanat diye ambalajlayıp sokan rektöre şaşıyorum.
Rektör Teker sabotaj çukuru farelerinin tuzağına Munzur Üniversitesi’ni nasıl çeker.
#KenanPekerGitsin
“Bu oyunu Sivas ve Erzurum’da da seyirci ile buluşturalım dediler. Yoook ! Oradaki seyirci başka ikimizden birisinin ölmesine müsade edemeyiz dedik”
Ne bu espri mi?
Sivas ve Erzurum halkını geçmişte yaşanmış bazı acı olayları hatırlatıp potansiyel katiller olarak yaftalamak sanat mı?
Erzurum ve Sivas ��ehirlerinde yaşayan vatandaşlarımızı potansiyel suçlu gösteren, milletin değerlerini aşağılayan, mütedeyyin kimlikteki siyasetçilere hakaretler yağdıran, milli meselelere duyarlı sanatçılara küfürlerle bezeli bu sözde oyunun Munzur Üniversitesi öğrencilerine ne katacağını, ne öğreteceğini bekliyordunuz da üniversite içine soktunuz.
Bu yaptığınız rektörlük değil bu yaptığınız milleti devletine düşman etmeye çalışan TİP’siz provakatörlere yardım etmektir.
#KenanPekerGitsin
***BERLİN ERKEK LİSESİ***
Almanya Federal Cumhuriyetine;
Mütekabiliyet ilkesi gereği ülkenizin başkenti Berlin’de, adı “Berlin Erkek Lisesi” olan bir okul açmak istiyoruz.
Planlamamız şu şekilde olacaktır:
1. Bina olarak merkezi bir cadde üzerinde tarihi bir bina tahsis edilecektir.
2. Pansiyon binası okulla aynı bahçeye bakacaktır.
3. Okula Türk değil Alman erkek ve kız öğrenciler sınavla, üst puan diliminden alınacaktır.
4. Eğitim dili Türkçe olacaktır.
5. Yabancı dil ve sayısal dersler, ülkemizden, MİT ve MEB tarafından özel görevle seçilmişTürk öğretmenler tarafından okutulacaktır.
6. Okulda TÜBİTUR programı uygulanacak ve öğrenciler bu programla Türkiye’deki üniversitelere sınavsız geçebilecektir.
(Bu programla öğrencilerin yüzde doksanı Türkiye'deki üniversitelerde sınavsız okutulması öngörülmektedir.)
7. TÜBİTUR programına katılacak öğrencileri Türk öğretmenler seçecektir.
8. Okulda mezun derneği kurulacak ve bu derneğin, özellikle okul idaresine karşı dokunulmazlığı sağlanacaktır. Dernek, lisenin bahçesine özel ana okulu açacaktır.
9. Öğrenciler arasında devrecilik uygulamasından kaynaklı yaşanan zorbalıklar disiplin yönetmeliği kapsamı dışında tutulacaktır.
10. Mezuniyet törenleri de dahil pilav, aşure vs. günü etkinliklerinde öğrencilerin Alman eğitim yöneticilerine karşı yapacağı bütün protesto ve eylemler, kovuşturmaya tabi tutulmayacaktır.
Belirttiğimiz hususların 30 Haziran 2026 tarihine kadar değerlendirilmesi ve ivedilikle tarafımıza bilgi verilmesini iletiriz.
[NOT: Bu yazı ileri düzeyde ironi içermektedir.]
Dünya Kupasında Senagalciyiz arkadaşlar.
Muhteşem bir teknik direktörleri var.
Bugünkü basın toplantıs�� harikaydı.
Gazeteci: Bugün New Jersey eyaletinde şiddetli rüzgarlar vardı ve güvenlik heyeti, güvenliğiniz için dışarı çıkmamanızı istedi ama siz neden namaza çıktınız?
Babı Thiaw: Namazdan daha önemli bir şey var mı?? Bence bu senin bana soracağın bir soru değil. Buna hakkın yok. Sen rüzgardan korkuyorsun, biz rüzgarı yaratan Allah'tan korkuyoruz. Biz buraya eğlence amaçlı bir oyun için geldik ama Allah'a ibadet için yaratıldığımızı unutamayız. Eğer bugün Dünya Kupası finali olsaydı ve biz finalde olsaydık, Cuma namazı için gidersek şampiyonluğu kaybedecek olsak da Cuma namazını tercih ederiz, onun vakti belli çünkü. Bizim dinimizin ritüelleri hakkında bizimle böyle konuşamazsınız.
Bizim için oyna Şampiyon!
Dünya Kupası sahnesinde sadece bir takım değil; ay-yıldızlı bayrağımızın gururu, 86 milyonun duası ve milletimizin heyecanı sahada olacak.
Haydi bizim çocuklar,
Size inanıyor ve sahada başarılar diliyoruz.
#BizimÇocuklar#MilliTakım#DünyaKupası
LGS Merkezi Sınavı’na girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, öğrencilerimize rehberlik yapan ve geleceğe hazırlayan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.
Okulları sınava hazırlayan idareci ve yardımcı hizmetli arkadaşlarımıza, sınavda görev alan eğitim çalışanlarımıza ve emniyet görevlilerimize kolaylıklar diliyoruz.
#LGS2026
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Irmak Öğretmenimizin Hayatına Son Vermesine Neden Olan İddiaların Araştırılması Talebimizi Görüştüm
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan üyemiz anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın elim vefatı, eğitim camiamızda derin acıya neden olmuştur.
Hayatına son veren genç öğretmenimizin ölümü sonrası iddialar üzerine çeşitli girişimlerde bulunmuştuk.
Milli Eğitim Bakanı Sn.Yusuf Tekin’in iddiaları araştırmak üzere merkezden müfettiş görevlendirmesi önemli bir adım olmuştur.
İzmir teşkilatımızın Irmak Öğretmenimizin annesini ziyareti esnasında Öğretmenimizin Validesi Sultan Hanım ile telefonla görüşmüş, acıyı paylaşmış ve Milli Eğitim Bakanı ile görüştüğümüz gibi Savcılık boyutuyla sürecin hassasiyetle takibi için Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek ile görüşeceğimizi ifade etmiştim.
Adalet Bakanımız Sn.Akın Gürlek ile bir araya gelerek Irmak öğretmenimizin hayatına son vermesi hakkında kamuoyuna yansıyan çeşitli iddiaların aydınlatılması için Savcılık Soruşturmasının titizlikle yürütülmesi talebimizi ilettim.
Bakan Sn.Gürlek’e konuya ilişkin göstereceğini ifade ettiği özel ilgi ve kabulleri için teşekkür ediyor, Irmak Öğretmenimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a “soykırım” iftirası atmaya cüret etmek ancak senin gibi soykırımı meslek edinmiş, İsrail terör devletinin başı bir çocuk katiline yakışırdı.
Bebeğinden yaşlısına masum Kürtleri katleden; senin gibi çocuk kanından nemalanan, başını çektiğin soykırımcı siyonist çetenin beslediği, Kürt halkının düşmanı PKK terör örgütüdür.
Rahmi Koç’un kullandığı ifadeler; insan onurunu zedeleyen, ayrımcılığı körükleyen ve toplumsal barışa zarar veren kabul edilemez bir söylemdir.
Ülkemizin her ferdi, kimliği ve kökeni ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Bir Kürt kadın vatandaşımızı hedef alan, herhangi bir kesimi küçümseyen veya ötekileştiren yaklaşımlar asla kabul edilemez.
Ekonomik güç ve toplumsal statü, ayrıcalık değil sorumluluk yükler. Hiç kimse sahip olduğu servet, makam veya nüfuza güvenerek vatandaşlarımızın onurunu hedef alamaz. Ayrımcılığı meşrulaştıran bu dil karşısında sessiz kalmayacak, insan onurunu ve toplumsal kardeşliği kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
#RahmiKoç
Rahmi Koç’un bir Kürt kadın üzerinden sarf ettiği çirkin ifadeler; insan onurunu inciten, kadınları aşağılayan, toplumsal barışı zedeleyen ve ayrımcı anlayışları normalleştiren bir zihniyetin yansımasıdır.
Ülkemizin her ferdi; kimliği, kökeni, cinsiyeti ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Hiç kimsenin milletimizin herhangi bir kesimini aşağılamaya, ötekileştirmeye veya alay konusu yapmaya hakkı yoktur.
Zamanında devletin sağladığı ekonomik ve ticari zeminde palazlanarak küresel ölçekte güç kazanan büyük sermaye çevrelerinin millete tepeden bakan, vatandaşları kökeni ve kimliği üzerinden küçümseyen bir dil kullanması kabul edilemez. Milletimiz; emeğiyle, alın teriyle bu ülkeyi büyütmüş, hiçbir ayrıcalıklı zümrenin kendisini aşağılamasına sessiz kalmamıştır.
Servet, makam ve nüfuz insana üstünlük değil sorumluluk yükler. Bazı insanlar servetlerini miras alabilir; ancak karakter, görgü ahlak ve insanlara saygı mirasla edinilmez. Toplumun herhangi bir kesimini küçümseyerek yapılan sözde mizah; nezaketle, ahlakla ve vicdanla bağdaşmadığı gibi, sahip olunan imkânların insana gerçek bir erdem kazandırmadığını da gösterir. Gerçek asalet ve büyüklük; servette, unvanda veya soyadında değil, insana gösterilen hürmette saklıdır.
Nefret diline, ayrımcılığa ve toplumu kutuplaştıran söylemlere karşı gerekli hukuki sürecin işletilmesi önemlidir. Bu nedenle soruşturma başlatılması yönündeki talimatı dolayısıyla Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e teşekkür ediyor, hukukun karşısında herkesin eşit olduğu ilkesinin tavizsiz şekilde korunmasını temenni ediyorum.
#RahmiKoçÖzürDile
@Akingurlek_
GREV, SENDİKAL ÖRGÜTLENME HAKKININ AYRILMAZ PARÇASIDIR!
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) yıllardır tartışma konusu olan Grev hakkının ILO’nun 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi kapsamında olup olmadığına ilişkin tartışmalara yönelik önemli bir görüş verdi.
Divan; 87 sayılı ILO sözleşmesinin sadece sendika özgürlüğü ve örgütlenme hakkını korumadığını, aynı zamanda açıkça yazmasa bile grev hakkının da doğrudan örgütlenme/sendikal hakkının bir parçası olduğunu belirtmiştir.
4688 sayılı Kanunun değiştirilmesine yönelik 2010 yılında yapılan çalışmalarda Memur-Sen olarak; grev hakkının kamu görevlilerine tanınması, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunmuştuk.
Yıllardır dile getirdiğimiz kamu görevlilerine grev hakkı verilmesi hususu 8 defa gerçekleştirilen toplu pazarlık süreçlerinde de gerekliliğini ve ihtiyacını açıkça göstermiş, bütün sosyal taraflar bu hususu tecrübe etmiştir.
Memur-Sen olarak 4688 sayılı Kanunu derinlemesine incelediğimiz 10 Başlıklı Raporda “Kamu Görevlileri Sendikacılığında Grev Hakkı” başlıklı https://t.co/bVeZZ9MOF5 Raporumuz’da bu hususları detaylıca inceleyerek grev hakkının, sendikal hakkın omurgası olduğunu belirtmiştik.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde yürütülen 4688 sayılı Kanunun uluslararası sendikal haklara uyumlu hale getirilmesi çalışmasında bu görüş dikkate alınmalı, kamu görevlilerine grev hakkı verilmelidir.