Fatih Altaylı:
"Koç Grubu’nu savunacak hâlim yok. Hatta Türkiye’nin en dokunulmaz holdingini sık sık eleştirenlerin başında gelirim.
Kendileri ile pek bir işim de yoktur açıkçası.
Ama bu kadarı da fazla.
Bir fıkranın yaptığına bakar mısınız!
Türkiye’nin en büyük holdinginin onursal başkanına soruşturma açıldı, Rahmi Koç’a tehdit üzerine tehdit yağıyor, holdingin Türkiye’nin farklı yerlerindeki şirketlerine saldırılar düzenleniyor.
Tüm bunların sebebi manasız, gereksiz ve demode bir fıkra.
Yıllardır anlatılan, bilinen bir fıkrayı bir etnisite ile ilişkilendirip anlattı diye Rahmi Koç’a denilmedik laf kalmadı.
Özür diledi, o bile olmadı.
Bu kadar büyütmeye değer miydi, emin değilim.
En fazla “96 yaşında bir adam biraz saçmalamış” deyip geçilecek bir olay ne hâllere geldi.
Kürdü, Türkü, kadını, erkeği fark etmez, bizim milletin bu alınganlığı ile ilgili güzel bir söz vardır da burada söylemesem daha iyi olur. Bazı eylemlerin lafına bozulur da fiiline bozulmaz derler ya.
Tam o hesap."
Düzen siyasetiyle suçladıklarınız halen cezalarla ve sürgünlerle mücadelelerini sürdürürken,sizler burnunuz bile kanamadan hiçbir mülkünüze el koyulmadan hapis sürgün görmeden son 10 yılı nasıl atlattığınızı soranlara ne diyeceksiniz?
Bu vesileyle binlerce yıldır bu topraklarda var olan kürt kimliğinin de selası okunmuş oldu muhtemelen bi 20-30 seneye bu ülkede kürtlüğün k si bile kalmayacak. Apoyu meşru muhatap haline getirmek için kürtleri türk milletinin temel unsurlarından biri olmaktan çıkarıp, apo ve pkk tarafından temsil edilen ayrı bir halk haline getirdiler. Bunun sonucunda apoyu ve pkklıları “bu ülkede yaşayan kürt halkına” dönüştüremezler ama o kürt kimliğini ve kültürünü tamamen pkkyı ve bugünkü süreci hatırlatan öğeler haline getirirler. Yani siyasal islamcılar ve fetö bu ülkedeki dindar muhafazakar kimliğe ne yaptıysa pkk ve dem de kürt kimliğine aynı şeyi yaptı, pisliklerine kılıf olarak kullanıp tüketti. Muhtemelen 20-30 sene sonra bugünkü kürtlerin çocukları bu ülkede var olabilmek için kürt kökenlerini gizlemek zorunda kalacak, hem sosyal hayatta pkklı önyargısı yememek için hem de bugünün tarihsel lekesinden kurtulmak için kendi kimliklerine küfrdecekler. Asimile oluyok asimile oluyok diyodunuz asıl şimdi asimile oluyosunuz gözünüz aydın. Andımızı okudun diye asimile olmazsın, kendi kimliğinin bu ülkedeki meşruiyetini sikindirik bi örgüte sattığınızda asimile olursun.
Dar grup solculuğu, kendi içinde bir muhtar dahi seçecek iradeden yoksunken; bugün binlerce cana mal olmuş bu savaşı bitiren barışı beğenmeyecek kadar küstah.
52 yıllık bir sürecin sonu Kürt ve Türk emekçilerini sürecin dışında tutarak sona erdi.
Varsa eğer ortada bir barış, barışan, emekçiler değil bu toprakların egemenleridir.
Şahsın instagram adresinde, mustafa kemal fotoğrafıyla kutlanan bir 29 ekim paylaşımı dahi mevcutken, artık bir histeriye dönüşmüş olan ‘’Kürtler büyükşehirlerimizi ele geçiriyor’’ söylemini güçlendirmek adına kullanılan ezbere cümleler.
Özellikle Bodrum, Turgutreis, Marmaris, Çeşme gibi yazlık yöreler ve İstanbul, Beyoğlu gibi pek çok bölgede çeteleşerek mekanları ele geçiren, kimi siyasiler ve partiler tarafından kollanan bu PKK sempatizanları, örgütleri, partileri Türkiye’nin gerçek baş belalarıdır.