Ece Üner, Ali Erbaş’ı adeta yerin dibine sokmuş:
“42 ülkeye 100'den fazla yurt dışı gezisi yapıp, dünyanın çevresini 13 kez dolaşmasına rağmen 8 yıldır makamına sadece 7.2 km uzaklıkta olan ANITKABİR'e tek bir kere gitmemiş bir nankör olarak biliriz.”
Annem üzülür diye ilk anda başıma gelenleri paylaşmadım. Kendisine güzelce açıkladım ve açıklarken ağzım yüzüm normaldi, görünür yaram berem yoktu, rahatça dinleyebildi.
Şimdi anlatayım. Attığım sloganlar: Türkiye Türk'tür Türk kalacak, Apo'nun piçleri yıldıramaz bizleri, Türk'üz Türkçüyüz Atatürkçüyüz, Bozkurtlar burada, Apo piçi nerede... Sırf bir sivil polis, polis olduğuna dair bir işaret olmadığından kendisini tersledim diye bana taktı. Tek başına indiremeyince arkadaşını çağırdı, o da indiremeyince çoğaldılar. 10 kadar polisten epey uzun bir süre dayak yedim. Sırtıma vurdular, nefesim kesildi, nefes alamadığımı söyledim gene devam ettiler. Teröristlere saf tutup beni dövüyorsunuz dedim, "sana mı kaldı Apo'ya sövmek" lafını duydum.
Kelepçesinden kan damlayan, iki hafta sonra bile kelepçesinin yara izi devam eden, darp izleri hala geçmeyen bir ben varım birlikte gözaltına alındığım insanlardan. Sadece ben iki gün yürümekte zorlandım, sadece benim muayenem epey uzun sürdü.
Şimdi mesela gördüm, gözaltında taciz iddialarına çok gönüllenmişler, paylaşım yapmışlar. Ben gözaltındayken bir polis beni tehdit etti. Ben geri adım atmadım, yüzüme elindeki kelepçe demetiyle defalarca vurdu. "Seni naparım biliyor musun?", "sabaha kadar napacağım biliyor musun?" dedi, fakat yeterince cesur değilmiş ki ben geri adım atmayınca önce yerini, sonra arabasını değiştirdi.
Polis yalnızca Türklere ve Türkçülere karşı cesur. Bu bir hakikat. Kimse "emir kulu" olmakla kendini savunmasın, kimseden emir almayan milyonlarca Türk genci Türk kimliğine sahip çıkarken onlar emir kulu olmayı seçiyorlarsa onların sorunudur. Bu lafların akabinde tekrar gözaltına alınabilirim, şeref nişanesidir. Tek başıma kalsam da Türkiye Türk'tür Türk kalacak demeye devam edeceğim. Polis de örgütü, aşireti, tarikati olana yumuşak, Türk'e sert olmaya devam edecek.
Fakat unuttukları bir şey var. Erkeklik dayak yememek değildir. Başına ne gelecekse gelsin, düşman ne kadar kalabalık olursa olsun, bildiğinden şaşmamaktır. 35 yaşımdayım, 35 yaşımda fikrim bir dayak yedim diye değişecek değildir. Emniyet teşkilatı beni dövmek için adam vazifelendirsin, her gün onlarca polis beni linç etsin, tetikçileri beni kurşunlasın, vız gelir tırıs gider. Ben Türkiye'de teröristin doğum gününün kutlanmasından rahatsızım. AKP'ye karşı çıkan herkesin tutuklanmasından rahatsızım. Polis emir kulu, yani rahatsız değil. Umurunda da değil. Hangimiz bu millete aşığız, hangimiz maaş almadığımız, emir almadığımız halde Türk varlığı için kendi varlığımızı armağan etmeye hazırız?
Falih Rıfkı, İstanbul işgal altındayken İngilizlerin "Türk polisine itaat edin" anonsları yaptığını söylüyor. Manidardır. Emir kulu olmakla yaptıkları işler savunulamaz. Ömrüm oldukça ben bu işin peşini güdeceğim, silahsız tek adama onlarca kişiyle saldırmayı marifet sayanlar da güderler.
2002 öncesi hükümet, memur maaşlarını ödemek için IMF’den borç almıştı.
AK Parti 2002 sonunda iktidara gelince genel merkez ve başbakanlığın telefonları kilitlendi, Türkiye’nin her köşesinden arayan vatandaşlarımız, IMF’ye muhtaç olmamak için bütçeye gönüllü katkıda bulunmak istiyorlardı.
Aradan geçen 22 yıl sonra bankaların iletişim hatları kilitlendi, arayanlar kredi kartı limitini 100 bin liranın altına düşürmek için sıraya girdiler.
Aradaki temel fark, toplumla hükümet arasındaki güven duygusunun aşınmasıdır.
Çünkü…
Vergi adaleti, sadece toplarken değil harcarken de esastır.
Toplum, verginin nasıl toplandığı kadar nereye harcandığını bilmek ve emin olmak istiyor.
Mesele, zenginlik/yoksulluk kapasitesi, bu kapasite içinde 750 liranın hacmi değildir.
Mesele, güven…
Zira, kullanımda toplam 125 milyon 925 bin 012 kredi kartı var. Bu sayının 61 milyon 955 bin 106’sının limiti 100 bin liranın üzerinde.
Yani her iki kredi kartından birinin limiti, vergiye tabi.
Yani kredi kartı limiti zenginlik göstergesi değil.
Ayrıca zenginden alınmış olsa bile yoksulun şartlarını iyileştirmiyorsa, anlamı var mı?
Karttan alınacak toplam miktar ise 46 milyar 466 milyon 329 bin 428 lira.
Kur korumanın devlete maliyetinin 850 milyar lirayı aştığı, bir özel kalem müdürünün 60 kilo altınla seyahat yaptığı yerde, bu 46 milyar liranın nereye harcanacağı konusunda şüphe duyuluyorsa, bunun üzerinde oturup düşünmek gerekir.
Hep söylüyorum.
Hükümet, toplumla yeni bir güven köprüsü inşa edemezse, ne kadar iyi niyetli olursa olsun getireceği her vergi düzenlemesi tepkiyi arttırır, siyasi riski azdırır.
Tepkili olanları anlamak ve size güven duymalarını sağlamaya çalışmak yerine, ‘DEM’li, Ermeni, Yunan’ gibi tahkir edici, yakışıksız, tahammülsüz bir üslupla cevap verirseniz, toplumdan iyice kopar, siyasi ömrünüzü kısaltırsınız.
Hatırlatmış olayım.
Şu alemde akıllı tek bir Akp'li göremezsiniz demiştim... Arkadaştan özür dilerim. Videonun içinden çıkamıyorum. Kendine Muhabir büyük iş yapmış. Bu güne kadar ki en etkili röportaj😍
Kandil'den İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya, Afgan,Suriye'li mültecisine
Akp nerede hatalar yapıyor.
Gerçek bir Akp'linin ağzından dinleyin
bir trajedi. bir katliam. belgeler ve kirli ilişkiler ortada. çünkü bu katliamın yaşanmaması için çabalanmış. hukuk mücadelesi verilmiş. yetkililere bildirilmiş. ama hepsi göz göre göre gelen katliama adeta önceden onay vermiş. detayları anlatayım.
Hiç öyle yüce dinimizi alet edip süslü cümle kurma. O bebek huzurlu değil çünkü hakkı helal değil. Binlerce bebek uykusunda daha hayatına başlayamadan veda etti. Hukuksuzluktan, aflardan. Enkazın altındaki “imdat” çığlıklarını duydun mu? Allah’a şükür deme Allahım bizi affet de.
Bu gördükleriniz Antigone oyunu değil; sokakta yatan annem ve ananem. naaşlarina devletten kimseye el sürdürmedim, ellerimle çıkardım ellerimle gömdüm, başında nöbet tuttum tüm gece. kimseyi yaklaştırmadım bile. taziye mesajları atıyorsunuz atmayın; üzgün değil, öfkeliyim.
Sen ve senin gibiler yargı önünde hesap vereceksiniz. İlk 48 saat insanları kaderine terkeden bu sistemin sözcüsü tüm aparatlar cezasını çekecek. Hiç kıvırtmayın. Sözüm ona kolay mı diyerek günahları hafifleteceksin. Yok öyle yağma. Diri diri öldürdü insanımızı bu kafa. Yüzleşin!