102 Puanı Hatırlatıyım
Antalyaspor galatasaray macında galatasaray'ı Penaltılarla Kazandırmışlardı
Hakem'in daha sonradan VAR Kayıtı ortaya cıkmıştı.
Taraftarın tepkisinden Penaltı verdim demişti galatasaraylı Özgür
Sonra Fenerbahce Trabzonda Taraftar tarafından Linclenirken aynı gün
galatasaray Kasımpaşa macında tam Puan Kaybedecekken İmdatına Atilla Karaoğlan cıkmış galatasaray Lehine Penaltı ve Kasımpaşa'ya Kırmızı Kart uydurmuştu
Aynı Sezon galatasaray - İstanbulspor ile oynamış İstanbulspor 2-0 öne gectiği macta Golü Onur Özütoprak iptal etmiş
galatasaray Lehine Penaltı uydurmuştu
TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi Fabrikada Dursun Özbek ile görüşmüştü
Sezon Sonuda Beraber Kupa Kaldırmışlardı
Fenerbahce Hakkıyla 99 Puan Toplarken
102 Puan toplayan galatasarayı Hatırladık
Bu Sezonda Görelim Mehmet Büyükekşisiz seni
Bodrum Güvercinlik'te 2007'de yanan orman alanına lüks otel yapıldı: Uydu görüntüleri 20 yılı belgeleyen dönüşümü gözler önüne serdi
2007 yılında çıkan yangın, Bodrum'un Güvercinlik koyundaki yaklaşık 250 hektarlık ormanı tamamen yok etti. Yetkililer o günlerde net konuşmuştu: "Bu alan anayasa güvencesi altındadır, kesinlikle ağaçlandırılacak."
Ne oldu?
2014'te iş makineleri bölgeye girdi. Yıkılan ağaçların yerini hafriyat, ardından beton aldı. Bugün aynı koordinatlarda lüks bir tatil tesisi hizmet veriyor.
Yetkililer turizm tahsisatının yangından çok önce yapıldığını savunuyor. Uydu görüntüleri ise 2004'teki yeşil vadiyle 2024'teki beton bloğu yan yana koyuyor. Kalanı size bırakıyoruz.
"Epstein skandalı" Türkiye'de olsa ne olurdu, neler yaşanırdı diyordu bazıları.
6 yaşındaki kızını evlendirdiği gerekçesiyle tutuklanan Yusuf Ziya Gümüşel tahliye oldu ve kahraman gibi karşılandı. Alın size cevap.
@TurkOrthodox Gerçekler umurlarında bile değil, tek umursadıkları kurguladıkları sahte tarihe inanan salakların fazlalığı. Çünkü güçlerini o salaklardan alıyorlar...
Vlad bir kahraman değildi,
Vlad bir Hristiyan katiliydi.
Paskalya ziyafetine davet ettiği binlerce Eflaklı Ortodoks Hristiyan Boyarı kazığa oturttu.
Kadın, çocuk ve yaşlı demeden Brașov'da yaklaşık 30.000 Katolik Saksonu katletti.
Sibiu (Hermannstadt)'da BEBEKLER DAHİL, binlerce Hristiyan sivili topluca kazığa oturttu.
Yaşlıları, engellileri, hastaları ve düşkünleri bir handa canlı canlı YAKARAK katletti.
Türkler Vlad'ı öldürmeseydi, muhtemelen daha çok sayıda masum sivil Hristiyan katledilecekti.
Gerçekleri kucaklamak zor.
Özellikle cahil Amerikalılar için.
Vlad yalnızca Türkleri katletmedi. Kendi dindaşlarına, komşularına ve vatandaşlarına karşı sınır tanımaz bir terör ve vahşet politikası uyguladı. Böyle birini hiçbir Hristiyan savunamaz.
Ayrıca bu cahil Amerikalı'nın önünde durduğu mezar Vlad'a ait bile değil. 1930'larda burada yapılan arkeolojik kazılarda mezarın boş olduğu (sadece hayvan kemikleri bulunduğu) ortaya çıktı.
Vlad'ın gerçek bir mezarı bile yok.
Vlad, Osmanlı askerleri ve Ortodoks Eflak boyarları tarafından pusuya düşürülerek öldürüldü. Kafası kesildi ve kesik başı İstanbul'a Türk hükümdarına getirildi.
Kahramanınız işte bu kadar. Acınası...
6 yaşındaki kızını 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli ile evlendiren Yusuf Ziya Gümüşel, Cübbeli Ahmet ile böyle buluştu. Cübbeli, yaptığı iki mühim görüşme sayesinde Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliye edilmiş olabileceğini açık açık yazmıştı. Cübbeli Ahmet 8 Haziran’da Erdoğan ile görüşmüş ve fotoğraf paylaşmıştı. Yusuf Ziya Gümüşel’in Cübbeli’ye gösterdiği hürmet bunun için. H.K.G.’nin ahı üzerinizde kalsın.
Tarikatçı bu iğrenç herif,6 yaşındaki kızının müridiyle evlenmesine rıza gösterdi,hapis cezası aldı,sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi,bu aşağılık yaratığı tekbirlerle karşılayan aşağılık insanlar bu ülkenin nereye gittiğinin en önemli kanıtı
Erdoğan iktidarı işte bu
“Eğer gizli tanık ifadelerinden bu kadarcık dahi söz etmek suç ise o zaman bu ifadeleri savcılar neden alıyor, neden insanlara suçlama konusu yapıyor, neden muhalif siyasetçiler aleyhinde olunca çarşaf çarşaf yayınlanabiliyor?”
Soruyorum, cevap verin!
@adalet_bakanlik
İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı tarafından yapılan açıklamada yer alan "bu kararda emeği geçen yetkililere teşekkür ediyoruz" ifadesiyle kimler kastedilmektedir?
Ahmet Mahmut Ünlü'nün açıklamasında yer alan "Tahliyesinde emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese" ifadesiyle kimler kastedilmektedir?
Son üç yıl içerisinde Adli Tıp Kurumu tarafından "cezaevinde kalabilir" raporu verilmesine rağmen kısa süre sonra hayatını kaybeden hasta mahpus sayısı kaçtır?
Gezi Davası hükümlülerinden MS hastası Tayfun Kahraman hakkında yapılan tahliye ve infaz erteleme başvuruları kaç kez değerlendirilmiş, bu başvuruların reddedilme gerekçeleri nelerdir? Gümüşel için uygulanan sağlık kriterleri Kahraman için neden uygulanmamaktadır?
İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve akut lösemi ile lenfoma öyküsü nedeniyle sağlık durumu kamuoyuna yansıyan Mehmet Murat Çalık hakkında yapılan tahliye ve sağlık gerekçeli başvuruların durumu nedir? Gümüşel için uygulanan sağlık kriterleri Çalık için neden uygulanmamaktadır?
Lütfen, “Altı Ok”u yakanızdan ve ambleminizden çıkarın!
Şeyh Sait’le, İkinci Cumhuriyetçilerle ve Tom Barrack’la kucaklaşın.
Ve partinizin adını değiştirin…
Mesela, “Osmanlı Millet Partisi” olsun.
-CIA Orta Doğu Direktörü Graham Fuller, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını taklit etmiş gibidir. 1990’da şunları söyler:
“Kemalizm bitti… Bu nedenle, kendisine entelektüel güven duyan Türkiye, İslam’ın günlük yaşamdaki yerini almasını yeniden düşünmelidir.”
Hedef, Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in olmadığı bir ümmet anlayışı…
-“Butlan vakası” sanıldığı gibi yalnızca koltuk ya da makam meselesi değil...
Önce federasyon, ardından parçalanmaya uzanan hüzünlü bir yolculuğun kilometre taşıdır…
Ve bu süreçte, Atatürk’ün vasiyeti, kendi evi kullanılarak çiğnenmektedir.
Final serisinde 2-1 öne geçiyoruz! 💪
Tebrikler Fenerbahçe Beko! 👏
Maç Sonucu | Beşiktaş Gain 🆚 Fenerbahçe Beko: 71-82
Skor dağılımımız: Melli 17, Hall 15, Horton-Tucker 13, Birch 11, Biberovic 8, Baldwin 7, Jantunen 5, De Colo 4, Metecan 2. #YellowLegacy
Muğla’da daha önce iki kez yargı kararlarıyla iptal edilen çimento fabrikası projesi için başlatılan üçüncü ÇED sürecine karşı açılan davada bilirkişi keşfi yapıldı.
Bölge halkı, “Çimentocu şirket Muğla’yı terk et”, “Deştin Çayı özgür akacak” sloganlarıyla tepki gösterdi.
https://t.co/9EV2DyJxqC
Kapısında öğretmenleri yerlerde sürükleyerek gözaltına aldıkları bu mecliste bugün okullardaki şiddeti araştırma komisyonu müsameresi var.
7 sendika dinlenecek ama 3 gündür hakları için açlık grevinde olan ve bugün yine ters kelepçeyle sürükleyerek üyelerini gözaltına aldıkları “ Özel Sektör” Öğretmenleri Sendikasını dinlemeye tahammülleri yok.
Çünkü her patronun olduğu gibi özel okul patronlarının da mutlak hakimi oldukları rejimde sonsuz torpilleri var.
Genel Kurul’da ise “taksi plaka devrinde plaka sahipleri bir de KDV ödeyerek yorulmasın” vb., pazarda bir kilo domates alamaz hale getirdikleri milyonları çok yakından ilgilendiren(!) çeşitli maddeleri oylayacaklar.
Yeterince zenginseniz Saray Rejimi gerçekten şahane bir rejim.
Henüz 13 yaşındaydı…
Yolun karşı tarafına geçmek isterken, hız sınırını aşarak frene bile basmadan ve direksiyonu kırmadan üzerine gelen araba onun ölümüne sebep oldu. Kardeşimi hayattan koparan şahıs hala tutuklanmadı. Lütfen sesimizi duyun.
#AysimaİçinAdalet
"Ben icap ettiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere,Türk milletine canımı vereceğim." (Atatürk, 13 Haziran 1937)
Mustafa Kemal Atatürk, kurup işletip geliştirdiği örnek ciftliklerini tüm taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte 11 Haziran 1937'de hazineye bağışladı. (*)
Mustafa Kemal Atatürk, bu kararı nedeniyle kendisine hükümet adına teşekkür eden İsmet İnönü'ye, 13 Haziran 1937'de çektiği telgrafı şöyle bitirmişti:
"Ben icap ettiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere,Türk milletine canımı vereceğim."
Atatürk'ün o telgrafının tamamı şöyle:
"Hatırlarsınız; Türk köylüsü, Türk’ün efendisi olduğunu söylediğim zaman ben, o efendinin arzu ve iradesi altında yıllardan beri çalışmış bir hizmetliyim. Şimdi beni çok heyecana getiren olay, Türk köylüsüne naçizane de olsa, ufak bir görev yapmış olduğumdur.
Milletin yüksek mümessiller heyeti, bunu iyi görmüş ve kabul etmişlerse, benim için ne unutulmaz bir saadet anısını bana vermişlerdir.
"Bundan dolayı çok yüksek hoşnutlulukla millet, memleket ve cumhuriyet hükümetine yapmaya mecbur olduğum görevlerden en basiti karşısında gösterilmiş olan teveccühten, takdirden ne kadar duygulandığımı anlatmaya gücüm yetmez.
Ben, icap ettiği zaman, en büyük armağan olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.
Söz konusu armağan Yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm armağan karşısında hiç değeri yoktur.”
(Kemal Atatürk, 13 Haziran 1937)
Atatürk sözünü de tuttu. 1938 yılında hasta olmasına karşın Hatay sorununu çözmek için olağanüstü çaba harcadı; örneğin hasta hasta kalktı yaz sıcağında Adana'ya, Mersin'e gitti. Hastalığı ilerledi. Onun bu çabaları sonunda Hatay kurtuldu, ancak o hayatını kaybetti.
----------
(*) M. Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nda Hindistan Müslümanlarının gönderdiği paradan kalan miktarın bir bölümü ile de örnek çiftlikler kurmuştu. Bu çiftlikleri başından itibaren milletin malı olarak görmüş, çiftlik gelirlerini şahsi geliri olarak görmemiş, öyle ki, -Hasan Rıza Soyak'ın da belirttiğine göre- buradan gelen ürünleri parasını vererek almıştı. Ayrıca çiftlik gelirlerini ayrı bir hesapta biriktirmişti. Atatürk, 1925-1937 yılları içinde geliştirip daha da değerlendirdiği çiftlikleri, bir bağış mektubuyla, 11 Haziran 1937'de hazineye bırakmıştı.