Bir kız çocuğunun hayatının babası tarafından nasıl karartılmaya çalışıldığını onun sözlerinden dinleyelim: #BedriBaşaranTutuklansın
"Ben Sevgi, 23 yaşındayım. Şanlıurfa Viranşehirliyim. Kadın sığınma evinde kaldığım için telefon kullanmam yasak. Şu an online dersim olduğu için kullanabiliyorum telefonu. Babamla yıllardır görüşmüyoruz. Annemde kronik böbrek yetmezliği vardı. Babam anneme sen artık benim ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun deyip üstüne kuma getirdi. Kendisi zaten sürekli bize ve hastalığına rağmen anneme şiddet uygulayan biriydi.
Benim annem tek kızmış, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, zaten eğitim de görmemiş hiç. Korktuğu için sürekli susmuş, zaten kendisini koruyacak, savunacak kimsesi de yokmuş. Babam evlendikten sonra bize uyguladığı şiddet daha da arttı. Biz 11 kardeşiz, 8 Kız, 3 erkek şeklinde. Ben küçükken babam ablama şiddet uyguladı, üvey anneme hizmet etmedi diye kafasını kırdı, hastaneye götürdük, 8 tane dikiş atıldı kafasına. Hastanede ablamın darp raporu alınması engellendi, merdivenlerden düştü denildi, ablam da zaten korktuğu için konuşamadı. Babam sürekli bizi eve kitlerdi. Giyimimize karışır, bizi zorla örter, kapatır, okula göndermezdi. Maddi manevi bize asla katkısı olmadı, bizimle sürekli abimiz ilgilenirdi. Kendimiz 5 Kız ve bu abimiz yazları Karadeniz’e fındık toplamaya, Malatya”ya kayısıya gider, sezonluk işlerle kendi geçimimizi sürekli kendimiz sağlardık.
Ben üniversite sınavına gireceğim yıl babam beni zorla amcamın tarlasına çalışmaya gönderdi. Ben de vitiligo var, cilt hastalığı. Güneşte bu yüzden fazla kalmamam gerek. Babam bunu bile bile yaptı. Tüm gün tarlada çalışmak zorunda kaldım, cildim mahvoldu. Akşam eve döndüğümde ise babamın diğer karısı ve kızlarıyla piknikten döndüğünü gördüm. Buna dayanamadım… Annemde kronik böbrek yetmezliğinin yanısıra tansiyon, şeker, kemik erimesi gibi bir takım hastalıkları daha vardı, onun ilaç sepetini alıp intihara teşebbüs ettim. Ben kusmaya başladığımda bile gelip bir güzel beni dövdü, abimin beni hastaneye götürmesine engel oldu, bırakın ölsün dedi. Sonra araya halamlar girince beni yine özellikle örtüp hastaneye götürdüler.
Bu olaylardan sonra üniversite sınavım pek iyi geçmedi, o yaz yine fındığa gittik Karadeniz’e çalışmaya, ordan kazandığım parayla dershaneye gitmek istedim, babam karşı çıktı. Bu arada bu olay ve 2018 yılında gerçekleşti. Babamı dinlemeyip kaydımı yaptım, kaçak göçek gitmeye çalıştım sürekli. Birgün sabah bana “ben sana okula gitmeyeceksin demedim mi” dedi bir güzel yine dövdü beni. Sonra işe gitti, daha doğrusu gittiğini zannettim kalkıp yine gitmek istedim. Peşimden arabayla geldi, çağırdı bin dedi. Beni yine dövüp eve kitleyecekti. Kaçmaya çalıştım, kasten peşinden gelip bana çarptı. Fotoda gözüktüğü gibi kafama dikişler atıldı, kaşım gözüm morardı, hastaneye gittik darp raporu alınmam engellendi, bunu engelleyen AKP'li amcamdı...
Beni annemi öldürmekle tehdit etti, şikayetçi olamadım ki kendisinin silahı var, sürekli onu beline tak��p bizim eve gelip tehdit ederdi. Korktuğum için şikayetçi olmadım ve bir dosya daha kapanmış oldu. 3 bin TL'lik ceza aldığını bir hafta içinde öğrendim. Bu olaylardan sonra sosyal hizmetler beni denetlemeye karar verdiler. Babam sırf bundan dolayı korkudan beni üniversiteye göndermek zorunda kaldı. Bu arada babamın bana çarptığı aracı annemin yüksek oranda engelli raporu vardı hastalıklarından dolayı, o belgeyle indirimli şekilde alınmış bir araç. Bunun için zamanında annemi dövüp zorla imza attırmaya götürdü. Anneme sürekli hemşireleri burana şurana ne oldu teyze? Neden mor? Diye sorduğunda annem taşa duvara çarptı demek zorundaydı.
Annemi pandemide kaybettik... Ve aracın tapusunu alabilmek için babam bizden zorla imza almaya çalıştı anneme yaptığı gibi. Ben dayanamadım konuştum, beni darp etti o gün, boğmaya çalıştı. Kadese bastım, polisi aradım zorla. Sonrası malum, aylardır kadın sığınmada kalıyoruz. Urfa’da can güvenliği riskimiz olduğu için nakil yoluyla farklı bir şehre geldik. Burda düzen kurmaya başladık, ablalarımla çalışmaya başladık 5 kız. Birgün iş çıkışı babamızı gördük, meğer bizi arıyormuş. Kendisi zaten aşiret mensubu, elinde silahı peşimizi bırakmıyor. Şu an bizim aşirette namusunu kirletmiş, kaçmış o**rspu kadın rölündeyiz ve bizi öldürmeden peşimizi bırakmayacak. Benim tek amacım annemin sesi olmak, o caniye yıllardır anneme, ablamlarıma ve bana yaşattıklarının cezasını çektirmek ve hala korkan, susan binlerce kadına ses olmak, ilham olmak…"
@alpklnctr Bir anne öldürülmekten korkarak canına kıymaya çalıştı gözlerimin önünde. Anneme Bunu Yapan Şuan savcılığa sevk ediliyor. cezasını alması istiyorum ama umudum yok. Annem yaşadığı travma ile kalacak bi kaç gün olay unutulacak. Maganda sokakta dolaşmaya devam edecek !
Arkadaşlar DM’den geldi. Olay seçim günü yaşanmış. Köpeğinin ihtiyacı olduğu için teyzemiz onu gezdirmeye çıkarıyor. Kutlama yapan arabaları görünce ‘daha kazanmadınız neyi kutluyorsunuz? Müziğin sesini kısar mısınız’ dedigi için darp ediliyor. Buradan yetkililere sesleniyorum lütfen üzerine düşen vazifeyi yerine getirsinler.
Bugün size çok ciddi bir tehlikeyi hatırlatayım o zaman.
Kızlarımızın, kadınlarımızın, çocuklarımızın, hatta erkeklerin bile videolarını çekip TikTok'ta paylaşan kaçaklar var ya, işte bu tarz olaylar iyice arttığında "Dışarı çıkarken düzgün giyinin" şeklinde uyarılar yapacaklar.
Suriyeliler işgali kutluyor. İşgale direnen Zafer Partisi’nden nefret ediyorlar. Siz AK Partililer neyi kutluyorsunuz? Suriyeliler için harcayacağımız yılda 11 milyar doları mı? Suriye’nin kuzeyinde şehit olacak askerlerimizi mi? Sokaklarda taciz edilecek kızlarımızın acısını mı? Suriye kaynaklı uyuşturucu çetelerinin çocuklarımıza uyuşturucu satmasını mı? Kiraların yükselmesini mi? Hayatın pahalılaşmasını mı? Yarın veya 3 gün sonra gerçekleşecek dövizin kontrol edilemez yükselişini mi? Elimizde son kalan devlet kuruluşlarının satılmasını mı? Siz neyi kutluyorsunuz kardeşler. Ş
Şu hale bakar mısınız!
Ali Şeker, İlk turda bütün oyların eksiksiz kullanıldığı ve ne hikmetse sadece tek adaya çıktığı Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesine bağlı Karaali köyünde, kadınların yerine oy kullanılması gibi usulsüzlüklere itiraz ettiği için müşahitlerle birlikte darp edilip telefonu kırılmış.
Ülkenin akıbetini belirleyecek seçimi indirgediği hale bak. Biz bu vizyonsuzluğu def etme kararı verdik sayın bakan. Deprem yaralarını sarınız milletin yatak odası derdine düşeceğinize :)
Kılıçdaroğlu en kötü ihtimalle parayı düşürür. Sana versek ekmeği veresiye alır, parayı cebine atar, eve gelince de "parayı düşürdüm ekmeği kendi paramla aldım" deyip bizden yine para alırsın.