Gençliğimi geri verseler… Yok doktorluk yok şarkıcılık, eşek gibi çalışıp her krizde kuşa dönen paramın yasını tutmak yerine… Ponzi, Titan, saadet zinciri cart curt 28 yaşında yat alıp … Yastayım evet… Çok sevdiğim ülkeme üzülüyorum… Yıllarımız gitti… Gençliğimiz de hayatımız da bi daha geri gelmeyecek… Kastelli’den Terra’ya… Neler gördük… Akıllanmıyoruz… En üstten en alta… En sağdan en sola… En Türk’ten en Kürt’e… birlikte dürüstçe.. Hak yemeden… Empati ile… Birbirini kazıklamadan… Sevgi ile arınarak bu bataklıktan kurtaramazsak kendimizi… Yanarız…
Pek öyle olmadı Sayın Bakan.
Meclis’ten geçirdiğiniz yasayla bu hayvanların akıbeti hakkında karar verdiniz; köpekler sokaklardan toplandı. Ancak Türkiye’deki barınak kapasitesi ortada. Bir kısmı barınaklara alındı, geri kalanının nerede olduğunu ise hâlâ bilmiyoruz. Soruyoruz, doğru dürüst bir cevap da alamıyoruz.
Aslında “Sayın Bakan, siz bir sorar mısınız; bu masum hayvanlar şimdi nerede, başlarına ne geldi?” diyeceğim…
Ama anladığım kadarıyla bu aralar gündeminiz biraz yoğun. Vaktiniz olursa, kaderleri hakkında karar verdiğiniz o hayvanların akıbetini de bir soruverin.
Kim bilir şimdi nerelerdeler, ne haldeler…
Gerçi bu hayvanlar konuşamıyor. Dertlerini anlatamıyor, başlarına geleni kimseye söyleyemiyorlar. Ama sanıyorum onların da Allah’a şikâyet etme hakları vardır.
Belki de en iyi O duyuyordur onları.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Arkadaşlar bu kedi katilleri üzerinde sigara söndürüp işkence yapıp öldüren 2 şeytan evladı Konya’da 2 katlı bir evde saklanıyor, lütfen yayın paylaşalım. 😡 @Srpulsy@ozankurtlaw
Yurdun dört bir yanından gelen katliam haberleriyle, 4 EKİM’E KATLİAM BULAŞTI!
📌 KUTLAMIYORUZ! 📌
📍 Yaşanan katliamların durması, yaşam hakkının korunması ve yaşatacak bir yasa için;
📅 4 Ekim 2026 Pazar
🕓 Saat 16.00
📍 Ankara Kızılay – Sakarya Caddesi
BASIN A��IKLAMASI yapmak üzere buluşuyoruz.
Ankara’daki tüm yaşam hakkı savunucularını bekliyoruz.
Türkiye’nin dört bir yanında, vicdan sahibi herkesi BULUNDUĞU İLDE bu ortak acıyı duyurmaya, katliamlara karşı ses yükseltmeye ve yaşatacak yasa talebini büyütmeye çağırıyoruz.
Haydar Özkan
İletişim: 0 538 519 44 34 ~ 0 535 468 79 86
#KatliamaHayır
#YaşatacakYasaİstiyoruz
Şimdi yazacaklarımı okuyunca belki bazılarınız “Ne alaka?” diyecek. Desin. Ben yine de içimden geçeni söyleyeceğim.
Yıllardır çırpındık: “Bu hayvanlara eziyet etmeyin, öldürmeyin. Türkiye’de on milyonlarca sokak köpeği yok. Bu mesele kısırlaştırmayla, üretimi ve terk etmeyi engelleyerek, doğru bir planlamayla çözülebilir” dedik.
Dinlemedik. Öldürdük, eziyet ettik, topladık, sustuk, seyrettik… Kısacası bu hayvanların ahını öyle böyle değil, çok aldık.
Ben hep şunu söyledim: “Allah bu masumların ahını başımıza dert etmesin.”
Ama dert deyince aklınıza illa deprem, yangın, sel gelmesin. Allah korusun. Bazen bir toplumun başına öyle bir dert gelir ki ilk bakışta dert olduğunu bile anlamazsınız. Sessizce evlerin içine girer, çocukların eline kadar ulaşır; değerleri, sınırları, utanma duygusunu, merhameti yavaş yavaş aşındırmaya başlar.
Alın size TikTok.
Şimdi çocuklarınızı, evlatlarınızı o dünyanın içinden koruyun bakalım. Kolay mı? Orada nelerin normalleştirildiğine, çocukların ve gençlerin nelere maruz kaldığına, para ve şöhret uğruna hangi sınırların ortadan kalktığına bir bakın.
Ben “Her şey TikTok yüzünden oluyor” demiyorum. Ben çok daha başka bir şey söylüyorum:
Bir toplum merhametini kaybetmeye başladığında, çürüme yalnızca hayvanlara yapılan kötülükte kalmaz. O merhametsizlik bir gün başka bir kapıdan sizin evinize de girer.
Çünkü ahlak seçmeli değildir.
Merhamet de öyle.
Bugün savunmasız bir canlının acısına gözünüzü kapatırsanız, yarın kendi evladınızı içine çeken başka bir kötülüğün karşısında “Bu toplum nasıl bu hale geldi?” diye şaşırmayın.
Çünkü bir toplum önce vicdanını kaybeder.
Sonra, aslında her şeyini kaybetmeye başladığını fark eder.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğildir
#tiktok