8-Bir hekimin uzmanlık eğitimi sırasında uğradığı gelir kaybı mevcut sistemle ancak uzun yıllarda telafi edilebilmekte; bu da motivasyonu düşürmekte ve birinci basamakta ihtiyaç duyulan uzman hekim sayısının artmasını engellemektedir.
#UzmanlaraEşitlik@RTErdogan@drmemisoglu
Aile hekimlerinin Güvenlik sorunları
Aile hekimleri, Türkiye’de sağlık sisteminin en yaygın ve en ulaşılabilir yapı taşıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık takibine kadar geniş bir alanda, fedakârca görev yapmaktadırlar. Ancak son yıllarda,gerek ASM’lerde gerekse ölüm tespiti ve defin işlemleri kapsamında aile hekimlerine yüklenen sorumluluklar, artık mesleki sınırları aşan ciddi bir güvenlik sorununa dönüşmüştür.
AHEF olarak sahadan aldığımız geri bildirimler son derece nettir.
Aile hekimleri, çoğu zaman gece saatlerinde, kırsal ve güvenliksiz ortamlarda, kolluk kuvveti eşliği olmadan, tek başına görevlendirilmektedir. Yakınını kaybetmiş bireylerin yoğun duygusal yükü altında yürütülen bu görevler, hekimleri sözlü ve fiziksel şiddet riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Aile hekimliği sistemi; kuruluş amacı itibarıyla koruyucu sağlık hizmetlerine odaklıdır. Defin nöbetleri ise bu yapının doğal bir parçası değildir. Defin izin görevi asli ve kanunen birincil olarak belediyelerin sorumluluğunda olmasına rağmen, gerekli altyapı, standart ve güvenlik mekanizmaları oluşturulmadan bu görevlerin aile hekimlerine devredilmesi, sürdürülebilir ve kabul edilebilir değildir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenlik Kanunu’nun 13.maddesinde belirtildiği üzere, Güvenliği sağlanmamış personel ‘’Çalışmaktan Kaçınma Hakkı vardır’’ denilmektedir.
Can güvenliğimizin korunması ve sağlıklı çalışma ortamı oluşturmak Sağlık Bakanlığının sorumluluğudur.
Buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Ölüm tespiti ve defin işi belediyelerin görevidir, onlara tamamıyla devredilmelidir.
Ölüm tespiti ve defin işlemleri, kurumsal ve ekip temelli bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Aile hekimleri, tek başına ve güvenliksiz koşullarda bu görevlere zorlanmamalıdır.
Kolluk kuvveti eşliği ve ulusal düzeyde standart protokoller derhal oluşturulmalıdır.
Hekimlerin hukuki ve idari sorumluluk alanları açık ve net biçimde tanımlanmalıdır.
AHEF Yönetim Kurulu
25 Mayıs 2010 tarihli Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin 24. maddesinin 5. fıkrası uyarınca; ölüm muayenesi ve defin ruhsatı düzenleme hizmeti öncelikle belediye tabipleri, bunların bulunmadığı yerlerde Toplum Sağlığı Merkezi hekimleri, onların da olmadığı durumlarda aile hekimleri tarafından yürütülmektedir.
Benzer şekilde 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 216. maddesi, defin ruhsatlarının sırasıyla belediye tabipleri, toplum sağlığı merkezi tabipleri ve aile hekimleri tarafından düzenleneceğini hüküm altına almıştır.
Aynı Kanun’un 219. maddesinde ise, tabip bulunmayan yerlerde defin ruhsatı verme yetkisinin sağlık memurlarına, bu amaçla özel eğitim almış memurlara, jandarma komutanlarına ve muhtarlara devredilebileceği açıkça belirtilmiştir.
Ancak uygulamada;
•Belediyelerin büyük çoğunluğunda belediye tabibi istihdam edilmemekte,
•Mücavir alan dışında kalan köy ve mezralarda meydana gelen doğal ölümlerde, kanunen yetkili olmalarına rağmen hekim dışı personel görevlendirilmemekte,
•Tüm sorumluluk Toplum Sağlığı Merkezi hekimleri ve Aile Hekimlerinin üzerine yıkılmaktadır.
Özellikle gece saatlerinde meydana gelen doğal ölüm olaylarında, hekimler ulaşım, güvenlik, internet ve donanım desteği olmaksızın, tek başlarına cenaze evlerine gönderilmektedir.
Bu durum, hekimler açısından ciddi bir can güvenliği ve iş sağlığı sorunu oluşturmaktadır.
Oysa 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince, Sağlık Bakanlığı işveren sıfatıyla çalışanlarının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Diğer taraftan, Mezarlık Yerlerinin İnşaası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik’in 16/4. maddesi uyarınca, 112 Acil Sağlık ekipleri vakaya ulaştıklarında ölüm gerçekleşmiş ise ölüm belgesi düzenleme yetkisine sahiptir. Buna rağmen, 112 ekiplerinin defin ruhsatı düzenlemeleri hiçbir resmi mevzuata dayanmayan sözlü talimatlarla engellenmektedir.
Tüm bu hususlar, geçtiğimiz günlerde Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde açıkça dile getirilmiş olmasına rağmen, ne yazık ki bugüne kadar herhangi bir somut adım atılmamıştır.
Hekim Birliği olarak talebimiz nettir:
Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ivedilikle bir araya gelerek aşağıdaki düzenlemeleri hayata geçirmesini talep ediyoruz:
1.Belediyelerin defin ruhsatı düzenlenmesi amacıyla hekim istihdam etmesi,
2.Mücavir alan dışında meydana gelen ölümler için memur, jandarma komutanları ve muhtarlara defin ruhsatı düzenleyebilmeleri adına eğitim verilmesi ve yetkilendirme yapılması,
3.112 Acil Sağlık ekiplerinin, müdahale ettikleri doğal ölüm vakalarında defin ruhsatı düzenleme yetkilerinin engellenmemesi,
4.Toplum Sağlığı Merkezi hekimleri ve Aile Hekimlerinin defin ruhsatı düzenlemek zorunda kaldığı durumlarda ulaşım, bilgisayar, internet ve yazıcı desteğinin eksiksiz sağlanması,
5.Bu görev sırasında hekimlerin can güvenliğinin sağlanması amacıyla polis, jandarma veya mahalle bekçileri aracılığıyla güvenlik sağlanması.
Buradan 81 İl Sağlık Müdürlerine çağrıda bulunuyoruz. Hekimlerin, yalnız, güvencesiz ve donanımsız şekilde sahaya sürülmesini kabul etmiyoruz.
Yasal sorumlulukların açık olduğu bu konuda daha fazla gecikme yaşanmadan somut ve bağlayıcı adımlar atılmasını ısrarla talep ediyoruz.
@halksagligigm@memindemirkoltr@saglikbakanligi@drmemisoglu
Herifin yüzünü zımbalamışlar. Çemişgezek pratisyen hekimi bunu öyle bir dikerdi ki eskisinden daha yakışıklı olurdu. Acilcilerimizin kıymetini bilin ulan
Değerli meslektaşlarım, tüm stk.ları çağırdım ama sadece gelen Tabipsen ve Hekimbirliği Ankara temsilcileri. Bu kadar yetkili bizi karşıladı. Ama en çok ses çıkaranlar ortada yok.
@sekobarbital @turkalpmd@DrSarperSaglam@murongar@eryazgan84 geleli 2 gün olmuş, hem depremzede hem de başından beri sahada canla başla emek veren adama bunun gibi Twitter’da yatmıyoruz diyor. Hem de meslektaş sıfatıyla, ne yiyip ne içiyorsunuz Allah aşkına ?