Bombing Iran in the middle of negotiations, while starving Cuba, while genociding Palestinians, while threatening to invade Greenland… the US and Israel are the single greatest threat to humanity and it’s not even close. We are all forced to live in the nightmare they create.
I'm disgusted by the United States government after this Epstein Files drop.
Sickened.
We pay taxes to elite sexual degenerates and work as their slave laborers to help keep them rich and powerful.
We need a hard restart.
They're all pedophiles.
Nobody is coming to save us.
Erkeklerin en büyük sınavı uçkurlarıyla.
En zeki denilen adamların rezilliklerine ve zayıflıklarına baktıkça, dünyayı önce erkeklerin egemenliğinden kurtarmak gerektiğine daha çok inanıyorum.
BREAKING: Huge peaceful anti-ICE protests have broken out in New York City.
MAGA can’t cope because of how peaceful they are.
Americans overwhelmingly are turning against Trump and ICE.
Bursa yanıyor, Karabük yanıyor, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir yanıyor. Köyler, hayatlar yanıyor, ağaçlar, böcekler, kuşlar, hayvanlar yanıyor. Milyonlarca canlı yok oluyor. Ormanlar yok oluyor.
Gözümüzün önünde cayır cayır yanıyor memleketimiz, saray seyrediyor.
Beceriksizlik falan değil bu.
Düpedüz tercih.
Orman Genel Müdürlüğünü rezil rüsva ettiler. Yeterli personeli yok, kaynağı yok, bütçesi yok, liyakat yok, kelle koltukta çalışan personeline hakkını veren yok.
Başına kayyum atayıp çökertmek için canla başla çalıştıkları Türk Hava Kurumu’nun filosunu da darmaduman ettiler.
Koskoca! devletin 27 minik yangın uçağı, 105 tane de helikopteri var. Pardon devletin de değil, yarısı kiralık. Şirketler para kazansın diye kiralamayı seçiyorlar. Gece çalışabilen uçaklara zaten anca katalogdan bakıyoruz.
Yangın uçağı almaya neden bütçe ayırmıyorlarsa yanan ormanların şevkle maden ve turizme açılması da aynı sebepten oluyor.
Sadece çürümüşlükten ya da beceriksizlikten yaşamıyoruz bunları.
Bu memlekete bunu reva gördükleri, bunu seçtikleri için yaşıyoruz.
İçim yanıyor.
#BursaYanıyor
#KarabükYanıyor
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.