33 yıl önce bugün Amerikan Saratoga uçak gemisi Ege’de Display Determination 92 NATO tatbikatında Muavenet muhribimizi iki sea sparrow füzesi ile vurdu. Kaza ile oldu dense de, kaza değildi. Komutan Deniz Kurmay Yarbay Kudret Güngör ve 5 denizciyi şehit verdik. Bu hamle Kuzey Irak’taki PKK karşıtı harekatımıza dolaylı tutum içinde bir Amerikan misillemesiydi. ABD olay sonrası göz boyamak için soruşturma yürüttü. Gemi Komutanı görevden alındı. Dönemin hükümeti ABD’nin kaza açıklamasını kabul etti. Söz konusu füzelerin ateşlemesi çok kademeli bir süreçti ve kazayla ateşlenmesi çok zordu. ABD Soruşturması her yönü ile şaibeliydi.Muavenet ve şehitlerimiz, Cumhuriyet Donanmasının Türkiye’nin güneydoğusunda denize çıkışı olan kukla bir Kürt devletinin (İkinci İsrail) kurulmasını engellemeye yönelik jeopolitik çaplı mücadelesinde dolaylı olarak yerini almıştır. Muavenet’i ve şehitlerini daima hatırlayacağız. Şehitlerimize rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.
"Türkleri yenemedik" dedi Churchill.
"Türkleri öldürebilirsiniz lakin onları yenemezsiniz" dedi Napolyon.
"Bizans'ı alan Türkler korkarım orada durmayacaklar" diyordu Vatikan'ın başı.
"Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türkler ile savaşmalıdır" dedi komutan Towsend.
"Türk kadınlarının en büyük süsü. Türk oluşlarıdır" dedi Lady Mary Wortley Montagu.
"Artık Türklerle savaşmam, onlar çok cesur ve iyi insanlar" dedi Andreas Phitiades.
"Dünyada iki bilinmeyen vardır, biri kutuplar diğeri Türkler" dedi Albert Sorel.
"Türklerle dost ol ama sakın düşman olma" dedi Gianni De Michelis.
"Türkler cesurdur, anavatanlarını çok severler ve onun için gerekirse canlarını verirler" dedi.. Albert Einstein..
Herkes, yüzyıllardır bize TÜRK dedi. Şimdi ise bizim kendimize TÜRK dememiz ayıp oldu...
Bakın tekrar ediyorum;
Türkiye çeteler ve terör ile mücadele için El-Salvador modeline geçiş yapmalı.
Dev hapishaneler ve çetelerin toplanıp ıslah edildiği, toplum içerisine salınmadığı bir hapis sistemi gerekli.
Mevcut sistem çöktü. Caydırıcı değil.
Suça teşvil edici.
@drewlevin Same happened to my old account but I only got a reply saying "We can't do anything, you should've protected your account better" So will I ever get my old account back or is this a content creator thing?
@RavLolTV Same happened to me years ago (7 or 8 years) I sent a ticket pointing out the fact that I got hacked and the hacker probably scripted for the 2 two they played before getting banned, I only got a reply saying "We can't do anything, you should've protected your account better" LoL
.15 bin şehit verildi
•“Önder Apo’ya teşekkür” edildi
•6 Şubat depreminde 53 bin kişi öldü
•Dolar 1,3 TL’den 30 TL’ye çıktı
•Euro 1,5 TL’den 35 TL’ye yükseldi
•Enflasyon %150’ye dayandı
•Soma’da 301 madenci öldü
•Ermenek’te 18 işçi can verdi
•15 Temmuz’da 251 kişi öldü
•Gezi olaylarında 8 genç öldü
•Van depremi: 644 kişi öldü
•İzmir depremi: 117 ölü
•Elazığ depremi: 41 ölü
•2021 yangınları: 150 bin hektar yandı
•2021 sel felaketi: 100’den fazla ölü
•TÜPRAŞ satıldı
•TEKEL satıldı
•Petkim satıldı
•Şeker fabrikaları satıldı
•Başkent Do��algaz satıldı
•Elektrik dağıtımı özelleştirildi
•Telekom satıldı, borcu kaldı
•Tank Palet fabrikası BMC’ye verildi
•128 milyar dolar buharlaştı
•Halkbank yolsuzluk davası
•Sedat Peker ifşaları
•Berat Albayrak istifası
•Merkez Bankası 6 kez başkan değiştirdi
•Faiz inatla indirildi, kur patladı
•TÜİK verileri güven kaybetti
•Tarım ithalata mahkûm edildi
•Et ve Süt Kurumu ithalatçı oldu
•TMO, çiftçiden ucuza alıp pahalı sattı
•Mazot 35 TL’ye dayandı
•Gübre fiyatları 4 kat arttı
•Öğrenci kredileri faize boğuldu
•KYK borçları silinmedi, ertelendi
•Binlerce genç yurt bulamadı
•Ev kiraları %300 arttı
•Barınamıyoruz eylemleri oldu
•Gezi davasında ağır cezalar verildi
•Osman Kavala ömür boyu hapse mahkûm
•Selahattin Demirtaş yıllardır tutuklu
•Medya tek elde toplandı
•15 Temmuz sonrası 100 bin ihraç
•OHAL kararnameleriyle ülke yönetildi
•Anayasa değişti, tek adam rejimi geldi
•Parlamenter sistem kaldırıldı
•YSK, mühürsüz oyları geçerli saydı
•İstanbul seçimi iptal edildi
•Devlet Bahçeli’ye “devletin bekası” teslim edildi
•Andımız yasaklandı
•FETÖ ile yıllarca ortaklık yapıldı
•“Ne istediler de vermedik” denildi
•Ergenekon kumpasları desteklendi
•Balyoz, OdaTV davaları çöktü
•Deniz Feneri yolsuzluğu örtüldü
•KPSS soruları çalındı
•Liyakatsiz atamalar rekor kırdı
•Ensar Vakfı’nda çocuk istismarı çıktı
•İsmailağa ve Menzil’e devlet desteği verildi
•Kadın cinayetleri arttı
•İstanbul Sözleşmesi feshedildi
•Laiklik sistematik hedef alındı
•Ayasofya siyasi malzeme yapıldı
•Tarikatlara okul, yurt, ihaleler verildi
•TÜGVA, TÜRGEV kamuda kadrolaştı
•TÜGVA belgeleri ifşa edildi
•Devlet kadroları sadakatle dolduruldu
•5’li çeteye 100 milyar lira garanti verildi
•Yap-işlet-devret projeleri halkı borçlandırdı
•Köprü geçişleri dövizle garanti edildi
•Avrasya Tüneli zararda
•İstanbul Havalimanı yetersiz ulaşımla eleştirildi
•Kanal İstanbul dayatıldı
•Ormanlar maden şirketlerine açıldı
•Kaz Dağları talan edildi
•Salda Gölü’nde beton yapıldı
•Marmara Denizi müsilajla boğuldu
•ÇED raporları göstermelik hale geldi
•Termik santraller çevreyi zehirledi
•Akbelen ormanı için köylüler direndi
•Sığınmacı sayısı 10 milyonu aştı
•Sınırlar yol geçen hanına döndü
•İçişleri Bakanı “ülkeye giren belli değil” dedi
•Mülteci sorunu halkın omzuna yıkıldı
•Gençler yurtdışına kaçmaya başladı
•Beyin göçü hızlandı
•Üniversiteler özgürlüklerini kaybetti
•Boğaziçi direnişi bastırıldı
•KHK’lı akademisyenler dışlandı
•TRT ve Anadolu Ajansı yandaşlaştı
•Basına sansür yasası getirildi
•RTÜK muhalif kanallara ceza yağdırdı
•Dizi ve filmlere ideolojik müdahale yapıld��
•AİHM kararları uygulanmadı
•Danıştay, Yargıtay siyasallaştı
•Sayıştay raporları sansürlendi
•Diyanet bütçesi bakanlıkları geçti
•Diyanet siyasi açıklamalar yaptı
•Seçim vaatleri yerine getirilmedi
•“Faiz sebep, enflasyon sonuç” denildi
•Ekonomik kriz “dış güçler”e bağlandı
•İtibar için saraylar yapıldı
•1150 odalı saray inşa edildi
•TOGG yerlilik tartışması yarattı
•Tank üretimi vaat edildi, yapılmadı
•Yerli uçak söylentide kaldı
•Uzaya gitme vaadi seçim malzemesi oldu
Şu fotoğraftaki görüntüye neden basitçe "polis müdahalesi" denilemeyeceğini en yalın ve net biçimiyle açıklayayım:
Yüzüstü sert zemine yatırılmışken ensesine diz koyularak vücut ağırlığı ile baskı yapılan bir insanın soluk borusu daralır ve hatta çökebilir. Bu sebeple enseye diz atılması (knee to neck) uygulaması tüm dünyada kolluk uygulamalarında terk edilmektedir. ABD dahil pek çok ülkede tam da bu sebeple ölümler olmuştur. Bu ölümlerden bazıları olağanüstü büyük toplumsal tepkilere de yol açmıştır.
Bir yandan bu son derece tehlikeli uygulamaya girişilmişken aynı anda yerdeki o insanın sırtını da ilaveten bir diğer kişinin yere basması ve o esnada kolunu da ters açıda çekmesi, yerdeki insanın diyaframına da aşağıya inecek alan kalmamasına yol açar. Böylece kişinin hem soluk borusu daralmış hem nefes çekecek alanı kalmamış olur.
Bu vaziyette yerde olan kişinin ağzı da örtülü haldeyse, bu 3 etkiye birden aynı anda maruz kalan bu insanın soluk alması hemen hemen imkansızdır.
Bir kişinin soluk almasının engellenmesi, polis müdahalesi değildir; işkencedir.
ERDOĞANIN BİR KEZ DAHA ADAY OLMA HAKKI YOKTUR!
UNUTMA NORMALLEŞTİRME
ERDOĞANIN BİR KEZ DAHA ADAY OLMA HAKKI YOKTUR!
UNUTMA NORMALLEŞTİRME
ERDOĞANIN BİR KEZ DAHA ADAY OLMA HAKKI YOKTUR!
UNUTMA NORMALLEŞTİRME
Bakan yalan söylüyor!
99 depremini Gölcük-Değirmendere'de yaşamış bir depremzedeyim. Saat 03.02’de yer gök sallandığında, Gölcük Donanma Komutanlığı da sallandı—ama çökmedi, aksine harekete geçti. Daha gün ağarmadan donanma personeli Değirmendere‑Gölcük hattında güvenliği sağladı.
Denizaltı Filosu’ndan dalgıçlar, enkaz taraması için ilk ışıkta sahadaydı. Gölcük Tersanesi ve Donanma’nın geniş açık alanları halkın güvenli toplanma noktalarına dönüştürüldü.
Fırkateynler alargaya çıktı; travma yaşayan siviller, görece sağlam gemilerde birkaç günlüğüne misafir edildi. “Deniz havası iyi gelir” klişesi o gün hakikatti.
AKUT’un efsanevi oryantasyon yeteneği, askerin lojistiğiyle buluştu. Donanma vinçleriyle ağır beton bloklar kaldırıldı; AFAD henüz kurulmamıştı ama MTA, Karayolları ve DSİ iş makineleri saatler içinde bölgeye kaydırıldı.
TCG Iskenderun gibi çıkarma gemileri zırhlı personel taşıyıcı değil, ambulans ve ekskavatör taşıdı. Yol yoksa deniz vardı. Kızılay çadırlarının yanına konteyner kentler kuruldu; Karamürsel’den Hereke’ye kadar uzanan bir “sahil şeridi yerleşkesi” oluştu.
Devlet dediğiniz sadece bakanlar konvoyu mudur? O konvoy zaten depremde göçen viyadükten geçemezdi. Devlet; TSK, Kızılay, Jandarma, DSİ, Karayolları, sağlık teşkilatıdır. 17 Ağustos sabahı hepsi oradaydı.
48 saat içinde bölgede 30 bini aşkın asker görev yaptı. Gıda‑ilaç sevkiyatı, İzmit Körfezi üzerinden askeri çıkarma gemileriyle düzenlendi. GATA ve Haydarpaşa Numune’den seyyar hastaneler kuruldu; sahra ameliyathaneleri ilk haftada 15 bine yakın yaralıyı gördü.
Bolat Bey’e naçizane not: Tarih tanıktır, sisli hatıralar değil. 99’da devlet oradaydı—gözlerimle gördüm, kalbimde taşıyorum.