Recep Tayyip Erdoğan!
Her yerde, her şartta milletimizin ve devletimizin onurunu koruyan,
mazlumun yanında olup zalime karşı duran bir dünya lideri.
Allah’ın izniyle sonuna kadar yanındayız.🇹🇷
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"(#NATOsummit) Ortadoğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır.
İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden, maalesef, bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz.
Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır.
Bu süreçte siz Parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir. Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim Türkiye; gerek tarihiyle, gerek toplumsal yapısıyla, gerek jeostratejik konumuyla, Avrupa’dan Asya’ya ve Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyayla aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir.
Biz, bu potansiyelimizi, bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz.
Rusya-Ukrayna savaşının diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum."
Muhterem Cumhurbaşkanım, Saygıdeğer Meclis Başkanım, Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanımız, Emniyet Teşkilatımızın kıymetli mensupları, değerli ailelerimiz, sizleri hürmetle selamlıyorum.
Bugün, şehitler ocağı; Polis Akademimizin Gölbaşı Külliyesinde, devletimizin bekasına, milletimizin huzuruna ve vatanımızın güvenliğine hizmet edecek polislerimizi mezun etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Bu anlamlı mezuniyet töreninde, 11 dost ve kardeş ülkeden 43 misafir polis amiri olmak üzere; 2 bin 320’si kadın, 11 bin 290’ı erkek, toplam 13 bin 610 öğrencimizi Emniyet Teşkilatımızın saflarına uğurluyoruz.
İnşallah, her bir mezunumuz; devletimizin kudretini adaletle, milletimizin güvenini merhametle, üniformanın şerefini yüksek bir vazife şuuru ile temsil edecektir. Cenab-ı Hak; her birini aziz milletimize, devletimize ve insanlığa hayırlı hizmetlerde muvaffak eylesin.
Sevgili mezunlarımız, polislik; omuzda taşınan üniformadan önce, yürekte taşınan büyük bir mesuliyet, millete verilmiş ömürlük bir sözdür.
Merhum Abdurrahim Karakoç’un veciz mısralarında dile getirdiği gibi:
“Nineler, dedeler, masum bebekler,
Bizlerden huzurlu Türkiye bekler.”
İşte polislik; bir çocuğun korkusunu dindiren güven, bir annenin duasında karşılık bulan huzur, suçun ve suçlunun karşısında sarsılmadan duran devlet iradesidir.
Üstleneceğiniz vazife; Malazgirt’te açılan kapının, Çanakkale’de geçit vermeyen imanın, Sakarya’da ayağa kalkan iradenin ve 15 Temmuz gecesi milletçe savunulan istiklalin nöbetidir.
Bu nöbetin mayasında vatan sevgisi, özünde adalet, ufkunda büyük ve güçlü Türkiye vardır.
Zat-ı Devletlerinizin ifade ettikleri gibi: “Vebali ağır olduğu kadar mesuliyeti de yüksek bir mesleği icra ederken, hukuka ve kanunlara harfiyen uymak büyük önem arz etmektedir.”
Biz de bu anlayışla; hukuku rehber, adaleti ölçü, milletimize sadakati şeref bilen yiğitler mezun ediyoruz. Çünkü milletin dirliği; güçlü adalet, sağlam disiplin ve güven veren bir teşkilatla mümkündür.
AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz.
11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bizim tasavvurumuzda üyelik, sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir.
Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir.
Bunun için her fırsatta şunu diyoruz: Biz sadece siyasi bir parti değiliz, aynı zamanda bir dava hareketiyiz.
Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz.
Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik.
Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz.
Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.
Muharrem ayı ve Aşura Günü münasebetiyle, Peygamber Efendimiz’in sevgili torunu Hz. Hüseyin'i ve Kerbela şehitlerini hüzün, rahmet ve hürmetle yâd ediyorum.
Kerbela, zulme karşı adaleti ve fitneye karşı kardeşliği hatırlatan güçlü bir çağrıdır. Bizlere düşen; bu büyük acıdan ibret almak, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmektir.
Rabbim; Muharrem ayını ve Aşura Günü’nü ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam âlemi için kardeşliğe, huzura ve esenliğe vesile kılsın. Hak, adalet ve insanlık onurunu yüceltme irademiz daim olsun.
Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz.
Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte; görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak; insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir.
Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı, bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir.
Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldığına şahit oluyoruz.
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"(Sosyal medya) Hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları kullanarak paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına hapsolmayacağız"
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"2026 Türkiye'sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden, bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören baskıcı zihniyetin canlandırılmasına izin vermeyeceğiz"
İşte bu yüzden Recep Tayyip Erdoğan.
“Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.”
Milletimizin huzur ve güvenliğini hedef alan tüm suç odaklarına karşı sıfır tolerans anlayışıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız ve Sahil Güvenlik Komutanlığımızın ilgili birimleri; faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasından terör örgütleriyle mücadeleye, organize suç yapılarının çökertilmesinden zehir tacirlerinin yakalanmasına, insan kaçakçılığı ile mücadeleden sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasına kadar her alanda büyük bir hassasiyet, titizlik ve fedakârlıkla görev yapmaktadır.
Güvenlik güçlerimizin sahada yürüttüğü kararlı çalışmalar, adli birimlerimizin etkin iş birliğiyle neticeye ulaşmakta; suçlular tek tek tespit edilerek yakalanmakta ve adalete teslim edilmektedir.
Bu güçlü eşgüdüme sundukları kıymetli katkılar dolayısıyla Adalet Bakanımız Sayın @abakingurlek'e ve adli birimlerimize; milletimizin huzuru uğruna canları pahasına gece gündüz demeden fedakârca görev yapan kahraman güvenlik güçlerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Milletimizin huzuruna kasteden hiçbir yapıya, hiçbir suç odağına müsamaha göstermeyeceğiz.
Bugün idrak ettiğimiz Aşure Günü’nün ve Muharrem ayının hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
Şehadetlerinin 1.387’nci yılında Serdar-ı Şehidan, Şah-ı Kerbela Hazreti Hüseyin Efendimizi ve 70’i aşkın yol arkadaşını rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.