Millette Para Yok! Herkes borçlu!
Hane halkı kredi borcu, toplamda, 6 Trilyon 445 Milyar TL olmuş.
Bunun;
788 Milyar TL’si Konut,
44 Milyar TL’si Taşıt,
2 Trilyon 456 Milyar TL’si ihtiyaç ve
3 Trilyon 158 Milyar TL’si kredi kartı borcu.
Ticari krediler ise
19 Trilyon 609 Milyar TL olmuş.
Yıl başından günümüze ise
Hane halkı borcu 870 Milyar TL artmış!
2024 yılı başına göre kredi hacmi toplamda %124 artarken. Hanehalkı borcu ise %141 artmış.
Bu devasa artışın (%15,6) neredeyse tamamı ihtiyaç kredisi ve kredi kartı borcu (Konut + taşıt 107 Milyar TL).
Dikkat çeken nokta
hanehalkı borcunun %87’sini
“kredi kartı borcu ve ihtiyaç kredisi” oluşturuyor.
Ve bu oran her geçen ay artıyor.
Yani
insanlar ihtiyaçlarını gidermek için kredilere yüklenmiş.
Çünkü “Millette para yok”.
Çekilen krediler, varlık alımı (konut-taşıt) için değil ihtiyaçları gidermek için çekiliyor!
Netice;
Borca Dayalı Para Sistemi (#BDPS), herkesin başının belası!
Faiz, yok ediyor!
(Tabloda özet veriler mevcut.)
FAİZ BELASINA KARDAŞ
VERDİĞİMİZ PARALAR BİZİM
Devletimiz
2021 yılında 180 Milyar TL,
2022 yılında 310 Milyar TL,
2023 yılında 675 Milyar TL,
2024 yılında 1 trilyon 270 milyar TL ve
2025 yılında 2 trilyon 51 milyar TL
faiz ödemesi gerçekleştirdi.
2026 yılının ilk 4 ayında ise faiz ödemeleri coştu.
Dört ayda, 1 trilyon 132 milyar TL faiz ödendi.
Son zamanlarda sık sık gündeme getirilen memur maaşları temelinde bir kıyaslama yapalım.
2025 yılında toplam kamu personel gideri;
3 trilyon 168 milyar TL
faiz ödemesi ise 2 trilyon 51 milyar TL
Yani faiz ödemesi personel giderinin %65’i seviyesinde gerçekleşti.
2026 ilk 4 ayda personel gideri ise;
1 trilyon 486 milyar TL.
Faiz ödemesi 1 trilyon 132 milyar TL.
Yani faiz ödemesi, personel giderinin %76’sı seviyesine çıkmış.
Bu gidişle,
birkaç yıla varmaz, tüm kamu personel giderlerinden daha fazla faiz ödüyor olacağız!!!
Yani demem o ki
enflasyonla mücadele bahanesiyle personel maaşlarını baskılayacağınıza
faiz ödemelerine odaklanın.
Arıza da sıkıntı da orada!
Dahası;
2026 yılı için Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe 1 trilyon 943 milyar TL,
Sağlık Bakanlığına ayrılan bütçe 1 trilyon 475 milyar TL ve
Millî Savunma Bakanlığına ayrılan bütçe 823 milyar TL.
Peki, faize ayrılan pay?
2 trilyon 856 milyar TL
Yani faizcilere yedirdiğimiz para, bu bakanlıkların her birinden daha fazla!
Netice;
2026 ilk 4 ayında
net borçlanma 697 milyar TL olur iken
faiz ödemesi 1 trilyon 132 milyar TL olmuş.
Yani faiz ödemesi olmasa
bütçede ⁓ 450 milyar TL fazla olacak.
Yazık ki ne yazık!!!
Now, it is your turn.
Speak up!
Bu adam bir cerrah. Haydutların neden olduğu tıbbi malzeme eksikliği yüzünden, anestezi yapmadan oğlunun bacağını kesti. Ancak oğlan dayanamadı ve öldü. Baba dayanmak zorunda.
Nasıl maçları izliyor musunuz bakalım... Video: @trtworld
Tavuk firmalarını çarşaf çarşaf açıklayan kurumlarımız iş marketlere gelince sus pus olmuş.
Tek tek açıklasanıza milleti kandırıp, kanını emmeye çalışan market zincirlerini? Ayrıca 10 milyon ₺ ceza adamlar için "oh" çektirecek bir ödül gibi olmuş...
@ticaret
Bu derneği kuran, yöneten veya üyesi olan hiç kimseyi tanımıyorum. Dünya görüşlerini bilmem, neye inanıp inanmadıklarıyla ilgili de hiçbir fikrim yok, olması da gerekmez. Ancak şunu biliyorum ki; bir Sivil Toplum Hareketi nasıl olurun dersini verdi GÜSODER. Kuru gürültünün ya da sayının değil bilinçli hareketin, toplumu bilgiyle aydınlatmanın, sosyal medyada iletişimin önemli olduğunun dersini verdi bir çok saçma sapan derneğe. Bu millet size şükran borçludur. Benzer bir yapılanmayı da güvenli yapılar için ben oluşturmaya çalışacağım. Artık başka sorunlara odaklanma zamanı👍
Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği (GÜSODER) yöneticileri ve üyeleriyle Bakanlığımızda bir araya geldik.
Vatandaşlarımızın güvenliğini, huzurunu ve kamu düzenini korurken; sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili meselelerin de kalıcı ve sürdürülebilir çözümlerle ele alınmasına yönelik değerlendirmelerde bulunduk.
Milletimizin beklentilerini esas alan, ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütülen her türlü katkıyı kıymetli görüyoruz. Nazik ziyaretleri ve değerli görüşleri için kendilerine teşekkür ediyorum.
Türk halkının proteine erişiminin kasıtlı olarak imkansızlaştırıldığı bir süreçteyiz. Çünkü et yemeyen, beslenmesi kontrol altına alınmış bir toplumu yönetmek, çok daha kolaydır
Bu bir "beslenme krizi" değil, tam kapsamlı bir "sosyal uysallaştırma" operasyonudur. Protein kaynaklarına erişimi kesilen, biyolojik olarak zayıflatılan kitleler,algı yönetimine ve dayatılan zorlamalara daha açık hale getirilir. Peki bu iş nasıl başladı?
1950 - 1980:İlk operasyon algı yönetimiyle başladı. Anadolu’nun doğal mirası küçükbaş hayvancılık, "koyun eti kokar" propagandasıyla itibarsızlaştırıldı. Amaç; coğrafyanın ucuz proteinini devreden çıkarıp, endüstriyel sığır odaklı bağımlı bir sisteme geçmekti.
1980 - 2000'lerin Başı: İthal ırk tuzağı devreye girdi. Yerli genetik ırklarımız tasfiye edildi. Yüksek verim vaadiyle getirilen yabancı ırklar; ithal yem ve ilaç bağımlılığıyla yerli besiciyi çökertti. Yerli üretici bittiğinde, sofralara hükmetmek çok daha kolaylaştı.
2006:Operasyonun yasal sacayağı atıldı. AB uyum süreçleri bahane edilerek domuz eti "kasaplık et" statüsüne alındı. Hemen ardından
2005-2008 yıllarında Kuş Gribi ile milyonlarca yerli tavuk itlaf edildi; halkın kendi proteinini üretme yetisi bitirildi.
2010 ve Sonrası:"Fiyatları düşüreceğiz" vaadiyle ithalat kapıları açıldı. Yerli besici ahırını kapatırken, Türkiye etin dünyada en pahalı tüketildiği ülkelerden biri haline geldi. Et, lüks bir tüketim maddesi yapılarak halkın gıda egemenliği elinden alındı.
2020 ve Günümüz: Covid, dolar kuru ve İklim krizini bahane ederek geleneksel hayvancılık baskılandı. Batırılan üreticilerin yerini büyük firmalar aldı. Laboratuvar eti ve böcek unu, "geleceğin gıdası" etiketiyle halkın gözü boyanıyor. Amaç biyolojik olarak haram ve pis ve sentetik gıdalarla halkın fıtratını bozmak.
Unutmayın gıdasını kontrol eden, toprağını ve toplumunu kontrol eder. DemirPusula olarak uyarıyorum
Kendi etinizi üretemezseniz, beslenme geleceğinizi başkalarının elinde olursa, otta yedirir, böcekte yerdirir, plastikte yerdirirler. Hemde kendi isteğinizle . Temiz, helal olmayan gıda hele et yemeyen toplum köle olmaya mahkumdur @DemirPusula
@Madenci27191 Değerli @Ruat__Caelum arkadaşımız sözünü bitiremeden oda kapandı teknik nedenle ama bahsettiğimiz "Mağdur Vefasızlığı" makalemi de buradan paylaşmış olayım en azından. Merak edenler için...
https://t.co/SEewmEMGPm
Kamuoyu Suriyeli Muhacir amcaya yapılan çirkin muameleden dolayı özür beklerken şovmen başkan muhasebecilerden özür diliyor. Şovmen başkan şovunu kendi hesabından özürü belediyenin hesabından paylaşıyor. Ama bir de Allah'ın hesabı var. İbret almayan ibret olur. @DrHakanBahadir
Sayın Şimşek
1,8 trilyon TL diyorsunuz da, yıllarca çalışan insanların ödediği primlerden neden bahsetmiyorsunuz❓
EYT’nin maliyetini ezbere anlatıyorsunuz. Peki milyonlarca kademe bekleyen insanın yıllarca gasp edilen zamanının, emeğinin ve kayıplarının maliyeti ne kadar❓17-20 sene hakkımızı gasp etmenin maliyeti ne kadar Sayın Şimşek. Onun hesabını da çıkarın.‼️
Maliyet hesabı yapıyorsanız, vatandaşın cebinden yıllarca toplanan primlerin hesabını da yapın. Emekçinin hakkına gelince maliyet hesabı yapanlar, yıllardır toplanan primlerin nereye harcandığının hesabını vermiyor. ‼️
Vatandaş hakkını istiyor, sadaka değil.
Bugün EYT’yi yük gösterenlerin amacıda algısıda bellidir.Kademenin sesini kesmek.
👇👇👇👇👇👇👇
KESEMEYECEKSİNİZ ‼️
👇👇👇👇👇👇👇
#SonSözKademede
@EmadDernegi@Akparti@RTErdogan@iletisim@csgbakanligi@isikhanvedat@mustafaelitas@ZeybekciNihat@avabdullahguler@_cevdetyilmaz
Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu:
"LGBT lobisini eleştirdiğim için, Türkiye'de cinsiyet değiştirme hormonlarına erişimin son derece kolay olduğunu dile getirdiğim için 1 yıl 3 ay hapis cezası aldım.
Ne devlet kademelerinden, siyasetten, ne bürokrasiden, ne sivil toplum kuruluşlarından beklediğim desteği göremedim.
'Bu din garip gelmiştir, garip gidecektir' diyor hadiste Allah'ın Resulü. Kim olursan ol, bu davada yalnızsın, bir başınasın."
🔴BUNUN Gücü garibana Yetiyor❗️
💥İZLEYİN GÖRÜN!
😡Bu Hakan Bahadır başkan, daha önce 'Bir Çocuk Kantini Denetimi'nde "TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜNLERE" rastladığı halde dükkanı kapatmıyor...
(başka işlemde yapmıyor)
Hatta Kantinciyi "AÇIK ÜRÜN" satması için teşvik ettiği görülüyor🔥