"Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Bilmiyorsun elbette. Bilsen severdin. Tanısan azalırdı sevgin. Öyle olur. Tanıyınca azalmayanını görmedim.
Ama yine de yeterdi bana beni tanıdığında kalacak olan. "
İ. Kılıçarslan
Uzun uzun analiz kasabilir herkes ama genç kızlarla bizzat, doğrudan ve düzenli olarak iletişimde olanlar biziz. Ve artık çoğunun âdeta “tesettür Müslümanca yaşamak için çok da şart değil” veya “tesettürün eksisi artısından fazla” noktasına geldiğini görüyoruz. Tesettürsüzlüğü bu kadar cazip ve konforlu bir seçenek haline getirmeye katkıda bulunan her söylemi ve tasarrufu, ümmetin geleceği için son derece tehlikeli buluyorum bu yüzden.
Hay o “Muhammed”i “Mohamad” diye söyleyen dilinizi, öyle yazan elinizi eşek arısı soksun.
Türkiye imparatorluk bakiyesi bir ülke. Farklı dillerdeki özel isimlerin Türkçede nasıl yazılıp telaffuz edileceğine dair asırlara sari kaideleri var. Hemen herkesin sülalesinde en az bir tane bulunan “Muhammed” ismini İngilizce üzerinden dolanıp “Mohamad” diye yazıp söylemek yabancılaşmanın ve kompleksin zirvesi.
İnşallah takip ettiklerimden önüme düşmez bu vahim hata.
Hakeza eski komunite alışkanlıkları ile “şunu bunu dinlemeyin” refleksi de çalışmaz. O dinlemese okulda arkadaşı anlatır. Ya da “tarikatçılar” deyip komuniteye saldırmak da çalışmaz. Bitti o iş. Zira tarikattaki adam yanındaki sınıf arkadaşın. Öcüleştiremezsin zira görünmez bir şey değil artık.
Burada artık kitle tahakkümü eskisi gibi olmaz. Bunlar sadece gruplara ait insanlar değiller, toplum içinde var olan insanlar.
Bu durum gittikçe de artacak. Sosyolojik mevzulardan sözlerle kaçılmaz. Her sözden her yeni şeyden korkar halde olmak İslam’dan kaynaklanmadı. Önceki bahsettiğimiz halin iktizasından köken aldı. O gün doğruydu, bugün yanlış.
Sosyolojik değişimlere laflar ya da kin güderek karşı koyamazsınız. Allah toplumları bir yöne doğru sevkediyorsa selin önünde duran çiğnendiği ile kalır.
Ben umuyorum ki Allah müslümanlara yol açacak, fetihler nasip edecek. Kalplerini birleştirecek ve aralarını ülfetle bağlayacak.
Bugün işler gizli değildir. Kapalı alanlarda saklanabilir halde de değildir.
İşler alenileştiğinde meydanda olmayan kahraman algılanamaz. Meydanda olana camdan taş atıp kahraman algılanmak isteyenden, meydanda olan herkes nefret eder.
Meydanda olacaksınız. Bugün anlaşılsa insanlar İslam’dan çıkar sanılan konulara hikmetle girmeye çalışacaksınız. Bugünün ilmi de halin iktizası da fıkhı da budur.
Zira önümüzdeki dünyadan kaçabilecek durumda değiliz. Kafamızı kuma gömüp dünyayı durdurduğumuzu da sanamayız.
Dua ederiz ki Allah bize bir hayır kapısı açıp yol göstersin. İlmimizi arttırsın. Meydanda zaferler nasip etsin.
Allah’ın yardımı gelirse de bi iznillah bu meselelerin tamamından alnınızın akıyla çıkarsınız.
Zira biz inanırız ki İslam anlatıldığında ve anlaşıldığında reddedilecek bir batıl değildir.
Anlaşıldıkça sadra genişlik veren bir nurdur.
Nâsır-Lidînillâh ile ilgili bazı şeyler okudum. Çok acayip biri hem 45 yıl hilafette kal, hem herkesle kavgalı ol hem türlü ittifak girişimlerinde bulun. En son haberleşmeyi kendine bağlı hale getirmek için tüm yetişkin güvercinleri öldürttüğünü okuyunca emin oldum +
Allahım yüzümü güzelleştir , cildimi temiz eyle ,huyumu güzelleştir, kalbimi yüreğimi temiz eyle . Beni dünyada da ahirette de zengin varlıklı eyle ,beni cömert eyle. Kısmetimi nasibimi açık eyle . Beni sana yakışır bir kul eyle
Çocukların keyif yapma merakı bana çok tatlı geliyor. Meyve suyu cips koy önlerine keyif, balkona minder at keyif, ağaç gölgesine kilim ser keyif, süte bisküvi karıştır çizgi film aç keyif... Neşeleniyorlar hemen.
metroda bir amcayla 15-16 yaslarinda bir cocuk konusuyordu, namaz kiliyor musun diye sordu amca, cocuk da “nerede olursam olayim” diye cevap verdi, amca cok mutlu oldu. biraz daha sohbet ettiler amca giderken dedi ki insallah orada (cennette) gorusuruz. bu sekil dinledim >>🥺
Yazarımız Mesut Kaya ile gerçekleştireceğimiz imza ve söyleşi programına tüm okurlarımızı bekliyoruz.
📍 İnsan Kitap Beyoğlu
📅 2 Mayıs Cumartesi
🕑 14.00
Kayıt formu: https://t.co/h8Kdt4nNqk
“İlahiyat” alanında düzenlenen sempozyum-kongre-çalıştay duyuruları artık tek ekrandan takip edilebilecek…
Sempozyum düzenleyenler, gerekli bilgileri bu sayfan ekleyip duyurabilirler.
https://t.co/J2AkDJZoeQ
Bahsedilen sorunların çözülmesiyle ilgili uğraşan kişi zaten Yusuf Tekin'dir. Bugün onun istifasını tamamen ideolojik sebeplerle istiyorlar.
Maarif Modeli'nde "değer temelli eğitim" dediğinde burada dalga geçenler bugün çocukların değersizliğinden, amaçsızlığından, ahlaksızlığından, öğretmene saygı duymamasından şikayet ediyorlar.
Ramazan etkinliklerini görünce laik atak geçirmedi mi birileri? İşte tam da bu çocukların yardımlaşmaya, sosyalleşmeye, nefsleriyle mücadele etmeye ihtiyaçları var. Uğraşılan şeyi daha fazla talep etmek yerine, onu getiren adamla uğraşıyorsunuz.
"Lise eğitimi kısalmalı" dediğinde "eğitim karşıtı" ilan edilmedi mi? Bugün "böyle çocukların okullarda ne işi var?" diye soruluyor.
"Okulda polisin ne işi var, müdürler öğrencilere müdehale etmesin" diye okulları ayağa kaldıranlar bugün müdürlerin yetkisi alındı diye şikayetleniyor.
"LGBT dayatması ile mücadele edececeğiz" dediğinde linçlediniz, Maraş katliamını yapan gencin sapkın gruplara üye olduğunu görünce "aile, okul neredeymiş?" diye soruyorsunuz.
Dünyadaki uygulamaların birebir kopyası olan MESEM programını "ucuz iş gücü" diye sunanlar yine aynı cenahlar. Bazı çocukların okulda değil, ustaların yanında yetişmek zorunda olduğunu anlamayacak kadar da eğitimden, gençlikten uzaklar.
Derdiniz çocuklar falan değil. Umrunuzda değiller hatta. Siyasal pozisyonunuza çocukları alet ediyorsunuz o kadar.