@vakkasacarchp Mehter bizim geçmişimiz,tarihimiz,dünyada onlarca ülkeye ilham olmuşuz.Ha sen dinlemeyebilirsin.Ama kalkıp da çocuklara sırt dönmek nedir,kime neyin protestosunu yapıyorsun,tarihini mi reddediyorun,çocuklara mı trip atıyorsun.ayıp. #mehter i sen dinleme,biz dinleriz
İlber Hoca hayatını kaybetti.
Prof. İlber Ortaylı, akademik hayatının ötesinde, Türkiye'de tarihin sevdirilmesinde, tarihe ilginin artmasında çok özel bir yere sahipti.
Hiç durmadan okudu, yazdı, çok seyahat etti ve bıkıp usanmadan tarihi ve hayatı anlattı. Tarihin gülen yüzü gibiydi.
Yakınlarına, sevenlerine baş sağlığı diliyorum... Rahmetle...
DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ
İzmir Ödemiş Kaymakçı çok programlı Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen iki öğrencisi tarafından öldürülüyor.
Olayın araştırılması için Maarif Müfettişi Doğan Ceylan görevlendiriliyor.
Müfettiş, öyle bir rapor düzenliyor ki, tüm anne=babaların okuması ve kendilerine ders çıkarması gereken bir rapor.
Türk gençliğinin içüinde bulunduğu bir durumu analiz ediyor ve DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ*ne işaret ediyor.
Lütfen okuyun ve günümüz gençliğinin son durumunu değerlendirin.
İşte o rapor,,
DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ
Doğan CEYLAN, Eğitim müfettişi
Hayatın gerçekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor.
Şehitler için gözyaşı döken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar.
Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen onbinlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor.
Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor.
Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar.
Kendileri için yapılan fedakarlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar.
Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar.
İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.
Hayatlarında eğlenmeden başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.
Geçmiş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar.
Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar.
Vatan, onlar için son model bir cep telefonundan daha değersiz.
Milletimizin geleceği açısından endişeleniyorum.
20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?
Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl çocuk yetiştirecek?
Evlerini nasıl idare edebilecek?
Ülkeyi nasıl yönetecek?
Vatanı nasıl savunup can verecek?
Bütün bunlar neden oluyor izah edeyim.
Altın kafeslerde çocuklar yetiştiriyoruz artık.
Uçmayı bilmeyen kuşlar gibi.
Çocuklar hayattan bihaber.
Açlık nedir bilmiyorlar, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında,
acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz.
Öyle ki yemek yemeyi bile işkence görür hale geliyorlar.
Susuzluk nedir hiç bilmiyorlar.
Hiç susuz kalmamışlar.
Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz. Çocuk daha “susadım” demeden ağzına suyu dayıyoruz.
Çocuklar hiç üşümüyorlar.
Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp çıkarıyoruz dışarı, hiç titremiyorlar.
Çocuklar hiç ıslanmıyorlar,
evden arabaya kadar bile üç metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz.
Saçına bir tek yağmur damlası düşürmüyoruz.
Bu yüzden çocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.
Yorgunluk nedir bilmiyor çocuklar.
İki adımlık mesafelere bile arabayla götürüyoruz onları yorulmasınlar diye.
Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz.
Onlar takatleri tükenecek kadar hiç yorulmuyorlar.
Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz.
Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar.
Onlar bir yanığın veya bıçak kesiğinin acısını bilmiyorlar.
Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bıçak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.
Çocuklar hissetmiyor yaşamı,
açlığı bilmediği için açlara acımıyor,
üşümek nedir bilmedikleri için sokaktaki evsizleri umursamıyor.
Yokluk nedir bilmedikleri için ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile çekmiyor, haber kalabalığı olarak görüyor, gülüp geçiyorlar.
Sıcak odalarında yaşadıkları için evsizlik nedir, sürgün nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan ölen insanları umursamıyorlar.
Acımıyorlar……
Kıymetini bilmiyorlar ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın….
Müdahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek güzel ülkemize.
Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli.
Bu sorunun çözümü için ciddi çalıştaylar düzenlenmeli. Öğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli.
Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı.
Geç kalınmadan bu sorun mutlaka çözülmeli.
Bu sorun çözülmezse ülke çözülecek…
Doğan CEYLAN, Eğitim müfettişi
Adıyaman'da bir öğretmen, Atatürk'ün fotoğrafına zarar verilmesine tepki gösteren öğrenciyi Anıtkabir'e götürdü:
"Türkiye'mize ve Cumhuriyeti'mize kendini feda eden adama böyle hainlik ettiler."
@GurkaynakGonenc Emeklerinin heba olduğuna katılmıyorum, son 5 dk gelmek nedir.küpeyi orda çılarmak nedir? Akşamdan çıkarsın.aslında bu bile bir eleme yöntemi,sorumluluk alamayan birey sınava bile giremeden elenir.ayrıca bir kadın olarak bu kadar çıplaklığa da karşıyım #oesym2025#küpe#yks2025
♈️Uyku ilacından, melatoninden çok daha etkili.
Her zaman elinizin altında.
Ucuz.
Ne bu?
Maydanoz.
İyice yıkayıp saplarıyla beraber 80°C suya koyup demleyin.
2 fincan için.
Başınızı tutamayacaksınız.
Neden?
İçinde apigenin var.
Anksiyetinize de çok iyi gelir.
Limon da koyun.
@aykiricomtr Çocuğa görev verip dışarı çıkarmak yerine, azarlayıp,bu dille dışarı çıkarmak,öğretmene normal gelmiş.çünkü belli ki öğretmen normal zamanda da zaten böyle... İyi bir şey yapmak istemiş olsa da bazı şeyler eksik kalmış.
Canbebe’nin marka yüzü Azra Akın ile Anneler Günü’ne özel filmi, “İnsan, kendisinden bile vazgeçebilir ama annesinden vazgeçmez” sloganıyla dijital platformlarda izleyiciyle buluştu. #annelergünü#pazar https://t.co/9H5UK0U2EQ
"Kardeşini toprağa koyan herkes elini, kolunu, ağladığı omzunu da koyarmış meğer o mezara.
Bir yanı büyür, bir yanı çürürmüş. Çürüdükçe ölüme alışırmış.
Abiler, ablalar öldüklerinde dahi kardeşlerine korkma diye fısıldar; eceli vuslat eylerlermiş!"
#AnnemAnkara