Bugün, 17 yıldır arşivimde saklı kalan bir Türk subayının günlüklerinden bahsetmek istiyorum.
Önce günlüklerin sahibi hakkında kısa bilgi vereyim.
Adı Seyfettin Boray.
19. yüzyılın sonlarında Harbiye'den mezun olduktan sonra zabit (subay) olarak imparatorluk ordusunda göreve başlamış.
Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya’ya esir düşmüş. Bolşevik ihtilalinin ardından 1918’de Ruslar serbest bırakmış.
Polonya, Almanya ve Çekoslavakya'dan geçerek ülkesine dönmüş ve yeniden orduya katılarak görevine devam etmiş.
Milli Mücadele’ye de katılan Seyfettin Boray, Cumhuriyet’in ilanından sonra emekli olana kadar değişik bölgelerde görev almış. 1945 yılında (2. Dünya Savaşı bittiği yıl) hayatını kaybetmiş.
📌Günlüklerini 2007 yılında torunu Erol Dikmen benimle paylaştığında hazine bulmuş gibiydim. Ancak o dönem çalıştığım gazete, haber çalışmamı yayınlamadı.
🗞️Medya her dönem sığ kişilerin elinde olmuştur maalesef. Konuyu dağıtmamak için o kısma girmeyelim.
📌Günlükleri bana aktaran Erol Dikmen de Kıbrıs gazisi emekli bir subaydı. Kıbrıs Harekatı'ndan fotoğraflarını, belgelerini baş köşesinde tutuyordu. Ancak kendisi, dedesi gibi anılarını kayıt altına almamış.
Seyfettin Boray'ın günlüklerine geri dönelim:
🖌️Günlükler, Osmanlı dönemi bir imparatorluk subayının titizliği, disiplini, sistematiği ve seviyesine ilişkin fikir veriyor.
🖌️Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde görev yaptığı dönemdeki olaylara ilişkin gün gün kayıt tutmuş. Çizimler, planlar yapmış.
🖌️Harf İnkılabı üzerine Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişle birlikte, günlüğünü de yeni harflere göre tutmaya başladığı görülüyor. Arada yine eski yazıyı kullanıyor. Latin harflerine kısa sürede uyum sağladığı anlaşılıyor. El yazısının güzelliğini ise bitişik el yazısını bırakmış neslin takdir edebileceğinden şüpheliyim.
🖌️Olayların yanı sıra duygularını, düşüncelerini, hayal kırıklıklarını, umutlarını günlüğüne geçiriyor.
📌 BUNDAN 15 YIL ÖNCE
📌 16.12.2011 tarihinde,
📌 Kaşif Kozinoğlu’nun vefatından 33 gün sonra,
📌 Ergenekon Kumpası Davası’nın 208. celsesinde (duruşma tutanağının ilgili bölümü ekte olup 61-62. sayfalardadır),
Kurtlar Vadisi dizisinden aldığım görüntüleri duruşma salonunda büyük ekrana yansıtarak, dizi üzerinden eylem talimatları verildiğini anlatmıştım.
Dizi üzerinden eylem talimatı verilmesinden üç gün sonra Kaşif Kozinoğlu’nun öldürüldüğünü; dizinin başka bir bölümünde verilen talimattan iki gün sonra ise Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli atıldığını ifade etmiştim.
Bu örnekler üzerinden, eylem talimatlarının dizi kullanılarak verildiğini anlatmıştım da dinleyen heyet kim di? Bir üyesi Fetulah’ın yeğeni olan bir heyet.
🚨Süleymancılara ve Kuytulculara operasyon başladığından beri FETÖ'cüler yoğun medya desteği veriyor.
▪️Tamamen yalan ve iftiralarla devleti ve milleti hedef alıyorlar, Alihan Kuriş ve Alparslan Kuytul'a sahip çıkıyorlar.
▪️Bu cemaatler de FETÖ'nün desteğinden çok memnun.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancıların eski lideri, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada, Adli Tıp Kurumu uzman bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli ölüm” olarak değerlendirildiğini açıkladı.
Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma yürütülüyor❗️
2016’da “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” raporunu imzalayan doktorlar da soruşturma kapsamında.
Otopsi video kaydı için önce “böyle bir kayıt yok” diyen, 18 Ağustos 2026’da ise kaydın mevcut olduğunun bildiren, ilgili Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da “resmi belgede sahtecilik” soruşturması başlatıldı.
Alihan’ı öylesine ilahlaştırmışlar ki, her türlü delil ortada olmasına rağmen bunların tamamını “iftira” olarak nitelendiriyorlar. Beyni yıkanmış, aklını başkasına kiralamış insanların ne hâle getirildiğini gördükçe, Alihan’ın çevresinde nasıl bir yapı oluşturulduğu ve bu yapının ne denli tehlikeli olabileceği daha iyi anlaşılıyor.
Asıl sorun ise şu: Millî güvenlik açısından tehlike oluşturduğu iddia edilen bu şahıs ve çevresindeki yapılanma hakkında neden daha önceki yıllarda gerekli tedbirler alınmadı?
Süleymancılar/Alihan Kuriş Suç Örgütü operasyonu gösteriyor ki devlet, FETÖ’den ders çıkardı!
FETÖ konusunda şu sorular kimin aklına gelmemiştir:
“Fetullahçı örgütlenme bu aşamaya gelene kadar devlet neredeydi? Devleti yönetenler bile ‘Hocaefendi’ güzellemesi yaparken, vatandaştan ne beklenirdi?...”
Ancak şunu unutmamak gerekir ki Fetullah örgütüne karşı aslında 1998’de Ankara DGM’de kapsamlı bir soruşturma başlatılmıştı. O dönem çoğu kesim bunu, 28 Şubatçıların zulmü olarak değerlendirdi.
Bugün de benzer yapılara karşı yürütülen mücadele, "siyasi operasyon", "oy kaygısı" şeklinde değerlendirilirse tarihin tekerrür ettiği görülecektir.
Yüzlerce yıllık şahlığa, padişahlığa son ver, Cumhuriyet’i kur! Milli Mücadele, devrimler… derken yüz yıl sonra ülkende hâlâ cemaatler ve tarikatlar kol gezsin. Bu yapılara boyun eğmiş insanlar, o tarikatlardaki hanedan üyelerinin hangilerine biat edeceklerinin savaşını versin!!!
Süleymancıların şeyhi Süleyman Hilmi Tunahan’ın yargılanma evrakı!
Bu tarihi belgeyi ilk kez yayınlıyorum.
1888-1959 yılları arasında yaşamış Süleyman Hilmi Tunahan hakkında bazı davalar açılır.
İstanbul Birinci Ağır Ceza Mahkemesinin 25/02/1958 tarihli bu kararında, Tunahan’ın “Dini siyasete alet ederek propaganda yapmak” suçundan yargılandığı görülüyor. Mahkeme, Tunahan’ın 1956 yılında iki vaazında sarf ettiği sözleri nedeniyle açılan bu davada beraat kararı vermiş.
Belge, dönemin siyasi gelişmelerini de yansıtıyor.
Bugün operasyon yapılan Süleymancılar hakkında 2020’de hazırladığım 3 bölümlük yazı dizisi 👇🏻
https://t.co/UtdLLSppww
https://t.co/4XpYMfIIqo
https://t.co/dsAbaYCTsm
🚨Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in evinden 200 kg altın çıktı.
Değeri 1,34 milyar lira.
Toplanan kurban ve zekat paraları, Kurişlerin cebine inmiş.
#Süleymancılar
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 38 şüpheliden 32'si tutuklandı.
Şüphelilerden Alihan Kuriş'in de tutuklandığı soruşturmada, 6 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.
Şüphelilerden, Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökçen, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, İsmail Hakkı Akgün ve Selman Süleyman
Keşkekçi hakkında ise "ev hapsi" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi.
SON DAKİKA | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın çıkaramaçlı Alihan Kuriş Suç Örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 32’si hakkında tutuklama, 6’sı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Örgüt lideri Alihan Kuriş tutuklandı.
🚨TUTUKLANDILAR!
Alihan Kuriş ve Süleymancıların yöneticisi olan toplam 32 kişi tutuklandı.
6 kişi ise adli kontrol ile serbest bırakıldı.
#Süleymancılar#AlihanKuriş
🚨SÜLEYMANCILARIN LİDERİ ARİF AHMET DENİZOLGUN'UN ÖLÜMÜNÜN ÜZERİNİ AHMET GÖKÇEN Mİ ÖRTTÜ?
🔻Alihan Kuriş Suç Örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan Ahmet Gökçen...
🔻Süleymancılar cemaatinin içinde uzun süredir yer alıyor.
🔻FETÖ'nün yargıda etkili olduğu 2010-2014 yılları arasında HSYK üyesi.
🔻FETÖ'nün Ergenekon kumpasında usulsüz arama yapan polislerin avukatı.
🔻2016'da Adana Aladağ'da kız çocuklarının yanarak ölmesi olayından sorumlu Süleymancı yurdundaki hocaların avukatı.
🔻2018'de başlayan Adnan Oktar suç örgütü davasında, örgütün 3 numarası Merve Büyükbayrak'ın avukatı.
🔻Süleymancıların 2016'da ölen önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümündeki şüphelerin üstünün örtülmesinde rol oynadığı iddiası...
🔻Alihan Kuriş yapılanmasının yargı ayağını yönettiği iddiası...
#Süleymancılar #AlihanKuriş
Sahaflar panikte: Yapay zeka şirketleri kitapları alıp imha ediyor!
Son dönemde yapay zeka şirketlerinin sahaflardan ikinci el kitapları toplu olarak alıp, yapay zeka modellerini eğittikten sonra kitapları imha ettiğine dair iddialar giderek artarken benzer vakalar giderek artıyor… https://t.co/qnuwCWLeRs
İstanbul Cumhuriyet Savcısı İbrahim Çiçek, hukuk tarihi alanında önemli çalışmalar yapıyor.
"Mahmut Şevket Paşa Suikastı”, "Yıldız Mahkemesi”, “İttihat ve Terakki” kitaplarının ardından “6-7 Eylül 1955” kitabı yayınlandı. Kendisini tebrik ediyorum.
Sayın Çiçek’in araştırmaları devam ediyor.
İlk iki kitabıyla ilgili çalışmalarını, SABAH gazetesinde çalıştığım dönemde haberleştirdim. Yassıada tutanaklarına ilişkin değerlendirmelerini de Anadolu Ajansında yayınlamıştık.
https://t.co/ynibb4nbdc
https://t.co/r7XC9P85F0
https://t.co/w5SrXjG0Cc