Şunu fark ettim: Ben artık hiçbir kaosun, kavganın, tartışmanın ortasında duramıyorum. Eğer imkânım varsa, öyle ortamlardan hemen uzaklaşıyorum. İnsanlara bir şeyleri kanıtlamak, kendimi kabul ettirmek gibi iddialarım yok. Ben sessizliği, uysallığı, kendi halindeliği savunuyorum.
“Bir depremlik, bir virüslük, bir nükleer savaşlık hayatlarımız var. Nasıl da duyarsızca yaşıyor ve nasıl da hiç ölmeyecekmiş gibi hesaplar içine giriyoruz. Ne çok gönül yıkıyor, ne çok kul hakkına giriyor, ne çok zulmediyor ve ne çok kibirden kuleler inşa ediyoruz.”