Yabancı para alacağı yönünden, TBK m.99 uyarınca seçimlik yetki olarak TL’nin seçilip kısmi dava açılması durumunda; saklı tutulan ve ıslah edilen miktar yönünden, ISLAH TARİHİNDEKİ DEĞİL DAVA TARİHİNDEKİ döviz kuru esas alınmalıdır.
Yarg.HGK
2025/6-469 E 2026/428 K 1/7/2026
Seri Muhakeme usulü uygulanarak verilen mahkumiyet kararları tekerrüre esas alınabilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi: Alınabilir
6. Ceza Dairesi: Alınamaz
Kadınların bir kısmı, "SÜRESİZ" nafaka tartışmasını bilinçli şekilde "nafaka" noktasına çekerek konuyu saptırmaya çalışıyor.
Kimsenin, yıllarca evini çekip çevirmiş, çocuklarını büyütmüş, çalışma hayatından uzak kalmış bir kadının boşandıktan sonra belirli bir süre desteklenmesine itiraz ettiğini sanmıyorum. Benim de böyle bir itirazım yok. İnsanlar yeniden ayağa kalkana, hayatını toparlayana kadar desteklenebilir. Bu hem insani hem de adildir.
Ancak 10 gün, 3 ay, 1 yıl süren bir evlilikten sonra bir insanın 10-15 yıl boyunca nafaka ödemek zorunda kalınması, bir insanın hayatı boyunca yalnızca bir kez evlenmiş olması nedeniyle ömür boyu başka bir yetişkinin geçiminden sorumlu tutulması, dünyada neredeyse eşi benzeri olmayan bir uygulamaydı.
Bugün üniversite mezunları bile iş bulmakta zorlanırken, insanların iş güvencesi olmadığı bir çağda, sadece bir evlilik yapmış olmanın ömür boyu gelir garantisine dönüşmesi elbette sorgulanacaktı.
Birçok kadın da bu durumu ancak daha önce boşanmış bir erkekle evlendiğinde fark ediyordu. Kendi kurduğu ailenin bütçesinden, kendi çocuğunun rızkından yıllardır hiç tanımadığı bir eski eşe para gitmeye devam ettiğinde, o zaman sistemin ne kadar sorunlu olabileceğini görmeye başlıyordu.
Çocuk nafakası ise tamamen başka bir konu. Çocuk, anne babasının ortak sorumluluğudur ve bundan kaçmak zaten kabul edilemez. İnsanların itiraz ettiği şey de çocuğa verilen nafaka değildi zaten. O yüzden o konuyu geçiyorum.
Aldatma, şiddet veya benzeri mağduriyetler yaşanmışsa bunların karşılığı da zaten ayrıca vardır. Tazminat davaları, kusur değerlendirmesi vs...
Bir de "okutulmamış, meslek sahibi yapılmamış kadınlar" üzerinden kurulan duygu sömürüsü var.
Elbette böyle örnekler vardır ve mağduriyetler ciddiye alınmalıdır. Ancak bir insanın çocuklukta eğitim alamamış olmasının, meslek sahibi yapılmamış olmasının veya ailesi tarafından hayata yeterince hazırlanmamış olmasının sorumlusu eski eşi değildir.
Bir mağduriyetin bedelini, o mağduriyetin sorumlusu olmayan birine ödetmeye kalktığınızda, mağduriyeti ortadan kaldırmaz, yalnızca yeni mağdurlar üretirsiniz.
Silahlı terör yapılanmalarının kalıcı olamayacağı gerçeği bir kez daha teyit edilmiştir. Terörle mücadelede kararlılığın ve sabırlı devlet politikasının sonuç üretmesi, yıllardır terörle mücadelede nice şehitler veren ülkemiz ve milletimiz adına sevindiricidir.
Suriye haber ajansı SANA: Suriye hükümeti ile YPG/SDG arasında, tam entegrasyonu öngören bir anlaşma imzalandı
Yapılan anlaşmaya göre tüm enerji kaynakları ve sınır kapıları devletin kontrolüne girecek https://t.co/ZeiyYM8Ep6
📍RG’de Yayımlanan Önemli Islah/Zamanaşımı Kararı⤵️
Görevli mahkemenin geç tespit edilmesi ve bu sebeple bilirkişi raporunun geç alınması dolayısıyla yapılan ıslahın zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi adil yargılanma hakkının ihlalidir.
2021/65631 B. No
Yetersiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması usuli kazanılmış hak doğurmaz. Mahkeme yetersiz rapora dayanarak hüküm kuramaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2022/508 E. 2023/226 K.
Yargıtay dairelerinin ve HGK'nın yerleşik içtihatlarına göre dava dilekçesinde belirsiz alacak ibaresi geçmiyorsa davaya kısmi dava olarak bakılması gerekiyor. ANCAK Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu ilamında söz konusu içtihatlara dayanarak verilen kararı bozmuş.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2193 E ilamında; alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenemiyorsa ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuşsa davanın belirsiz alacak davası, ıslah dilekcesinin de deger arttırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş
@emrahztrk5 Yargıtay 12. HD 2023/8574 Esas:
Anayasa'nın 11. ve 138. maddeleri, hakime Anayasa'ya aykırılığı saptanmış, yasa hükmünü iptal kararı yürürlüğe girmemiş olsa bile uygulamama yetkisini hatta yükümlülüğünü vermektedir.
15 Temmuz; milletimizin, inancıyla ve cesaretiyle hain darbe girişimini durdurduğu, mücadeleyle yazılmış onurlu bir direniş gecesidir.
Meydanlarda gövdesini siper eden vatandaşlarımız, vatan ve millet bilinciyle tek yürek oldu.
Adliyelerde görevli personelimiz ise bu bilinçle görevini büyük bir özveriyle yerine getirdi. 15 Temmuz’u unutmuyor, bu uğurda can veren tüm kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyoruz.
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #MilletinZaferi #15TemmuzDestanı
Peygamber Efendimizin (S.A.V) karikatürünü yaparak nifak tohumları ekmeye çalışanları bir kez daha lanetliyorum.
Bu alçak çizimi yapan D.P. adlı şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Bir kez daha yineliyorum:
Bu hayasızlar hukuk önünde hesap verecektir.
İnançlarımıza yönelik saygısızlık asla kabul edilemez.
Bir mizah dergisi tarafından Peygamber Efendimizin karikatürünün çizilmesiyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Ceza Kanununun 216. maddesi gereğince ‘dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan adli soruşturma başlatılmıştır.
Hiçbir özgürlük, bir inancın kutsallarını çirkin bir şekilde mizah konusu yapma hakkı tanımaz.
Peygamber Efendimizin karikatürize edilmesi ya da herhangi bir şekilde görsel olarak temsil edilmeye çalışılması; sadece dini değerlerimize değil, aynı zamanda toplumsal barışa zarar vermektedir.
Milyonlarca Müslümanın inançlarını hiçe sayan bu provokasyon girişimine karşı gerekli hukuki adımlar gecikmeksizin atılacaktır.
Alemlere rahmet olarak gönderilen kainatın efendisi sevgili Peygamberimiz'e (sav) yönelik en küçük bir saygısızlığa dahi asla müsamaha göstermeyeceğiz.
#lemandergisikapatılsın