Dost görünen post
sahiplerinin, pusuya yattığı saati biz ezbere biliyoruz.
Seviyormuş gibi yapmanıza gerek yok; biz sizin kimin sofrasında meze, kimin kapısında kul olduğunuzu çoktan çözdük.
Kendini herkesten akıllı zanneden birinden, daha aptal kimse yoktur.
Çünkü herkes, kimin ne bok olduğunu bilir. Sadece üstüne basmaz.
Kokmasın diye.
Hepsi bu.
Vücudunuz da doğru insanlara tepki verir. Mideniz iyileşir, erkenden uyursunuz, cildiniz parlar, enerjiniz geri gelir, güvenle yürürsünüz ve sebepsiz yere gülümsersiniz.
Bir insanın daha iyi biri olmak için verdiği her emeğe inanılmaz saygı duyuyorum. Gerçekten bu kadar kötü, bencil, ahmak insan yığınının içinde tüm çabasıyla daha iyi biri olmak istiyor. Kendine ve insanlara daha iyi gelmek istiyor. Farkındalık arttıkça iyilik artacak.
Küçükken karşıdan karşıya geçerken neden elimizi tutuyolardı acaba.o zaman gayet hayatı seviyodum ve asla bir arabanın önüne atlamazdım asıl şimdi tutun elimi
Bana tırnağım kırıldığında ağlamayı değil, diğer dokuz tırnağımı kesmek öğretildi. O yüzden dalımı kıranın ağacını kökünden sökerim, kimseye ne tahammülüm ne eyvallahım var.
Her paylaştığıma o kadar takılmayın, çünkü her paylaştığımı yaşamıyorum. Tıpkı her yaşadığımı paylaşmadığım gibi.. Kafamı dağıtıyor da olabilirim , kafanızı karıştırıyor da ..!
Arkadaşımla kahve içerken bana dedi ki “hayatımda gördüğüm en yorucu olmayan insansın. Dinlendiriyorsun yani”. O kadar hoşuma gitti ki bu iltifat. Çünkü gerçekten benim bu. Önümde güzel ne varsa yaşıyorum. Yoksa küsmüyorum. Gelene buyur diyorum, gidene el sallıyorum. Hayat bu ya.