Tanrı’m beni zorluyorsun, çok yabancı bir zamana.
Bekçisi yap beni sonsuz bozkırlarının,
anlayayım orda taşların dilinden,
gözlerim gezinsin tüm genişliğince
denizlerindeki kimsesizliğinde ;
birlikte akayım nehirlerinle
her iki kıyısındaki haykırışlardan
sızan seslere dek gecenin içine.
Gönder beni bomboş ülkelerine
bir uçtan bir uca rüzgârlar esen,
büyük manastırları olan, bir giysi gibi
yaşanmamış hayatları koruyan.
Katılmak istiyorum orada hacılara,
onların sesleri ve görüntüsünden
en ufak bir biçimde sapmadan,
kör bir yaşlı adamın arkasından
yürümek istiyorum kimsenin bilmediği bir yolda.
Çünkü Tanrı’m, büyük kentler
kaybolmuşlar ve bırakmışlar kendilerini ;
alevlerden kaçışa benzer en büyükleri,-
yok öyle bir teselli, o teselli eder diye
ve akıp gider kısıtlı günleri.
.
Rainer Maria Rilke