@veliyalcin@BetulGozel4810 Öyle demeyin Veli bey, prof zaten dedesini eleştirmiş aslında, dedesinin katıldığı son seçimde %25 oy alan dedesi, bir sonra ki seçimde CHP'nin Seçilmiş Genel başkanı Özgür Özel İlk seçiminde %37'nin üzerinde oy almış sonuçta.
@BetulGozel4810 Şimdi siz prof'sunuz ya @BetulGozel4810 o bahsetmiş olduğunuz başarı ittifak ile mi yoksa ittifaksız olarak kazanılan oy ile mi hesaplanmalı?
Şarkılarımın eylemlerde ve mitinglerde kullanılmasına bugüne kadar hiç engel olmadım. Ancak mahkemenin vermiş olduğu butlan kararıyla yönetime gelenlerin herhangi bir şekilde eserlerimi kullanmasına izin vermediğimi altını çizerek belirtmek isterim.
Kamu malına kim göz diker, kim yolsuzluk yaparsa; parti, makam ve kişi ayrımı yapılmaksızın hesabı sorulmalıdır.
İBB davasında yüzlerce kişi rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla yargılanıyor. Bazı suçlamalar ise hâlâ “miş, mış” boyutundan ileri dahi gidebilmiş değil.
Seçilmiş Belediye başkanları hakkındaki iddialar henüz iddia düzeyindeyken tutuklandılar ve görevden alındılar.
AK Partili Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı Ekrem Cönger, rüşvet suçlamasıyla yargılandığı davada dün 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Rüşvet iddiasıyla yargılanan müteahhit ise 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Ekrem Cönger, tutuksuz yargılandığı gibi, hakkındaki iddiaları değerlendiren ağır ceza mahkemesi hapis cezası vermesine rağmen hâlen görevinin başında.
AK Partili Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit Cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası aldı .Halen görevinin başında.
Adalet herkese eşit değil mi? İktidar partisinin temsilcileri mahkeme kararlarının sonuçlarından muaf mı?
Değerli dostlar…
Bana ait olan ve/veya yorumcusu olduğum hiçbir eserimin-eserin BUTLAN ile göreve gelenler ve onun tarafı olanlar eliyle, herhangi bir ortamda kullanılmasını istemediğimi… olası izinsiz kullanımlara karşı sürecin takipçisi olacağımı paylaşmak isterim.
Saygıyla🌿
2007–2026 arasında, yani 19 yıldır milletvekilliği yapan Faik Öztrak’ın basın açıklamasında ‘makamlarından bir türlü vazgeçmeyenler’ ifadesini kullanması ironinin sözlük tanımına aday.
16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın yaşam hakkı, basit bir tartışmanın ardından bıçaklanarak elinden alındı. Yarın bu dosyanın ilk duruşması görülecek.
Bugün Türkiye’de çocukların yaşam hakkını tehdit eden şiddet olaylarında failler çoğu zaman yalnızca “suça sürüklenen çocuk” tanımıyla anılıyor. Oysa hukuk devletinin görevi, kullanılan kavramların arkasına saklanmak değil, işlenen fiilin ağırlığıyla yüzleşmektir.
Atlas artık hayatta değil.
Bu nedenle yarın görülecek yargılama yalnızca bir ceza davası değil artık. Aynı zamanda çocuk yaşta işlenen ağır suçlar karşısında ceza adalet sisteminin, caydırıcılığın ve infaz politikalarının sorgulanacağı bir süreçtir.
Adalet Mülkün Temelidir Derneği olarak; maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve çocukların yaşam hakkını koruyacak etkili bir adalet sisteminin tesisi için davanın takipçisiyiz.
Bir çocuğun mezarı başında “fail de çocuktu” diyerek toplumsal vicdan susturulamaz.
-Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
-9 Haziran 2026 Salı
-10.00
Atlas için adalet istiyoruz. Çocukların yaşam hakkını koruyamayan hiçbir sistem adil değildir.
#AtlasÇağlayanİçinAdalet
@barisyarkadas Özgür Özel Dönemi: Son 50 yıllık süreçte Bülent Ecevit'in ardından partiyi Türkiye genelinde yeniden 1. sıraya oturtan ikinci lider olmuştur.
@gurseltekin34 Bu fiziki işgalin resmidir ! Bu şahıs ve etrafındaki herkes yaptıklarının karşılığını görecek en yakın zamanda ! Halkın kini ve nefretini büyütmeye devam et Gürsel ! Bilinçli yaptığını da biliyoruz zaten ama hesap vermeden bu hayattan gitmeyeceksin göreceksin!
Özgür Özel: "20 tane ilaç içen adamı evlatlarıyla tehdit edip bütün mal varlığına çöktüler. O kişiye, 'Özgür Özel'e değil, rahmetli Ferdi'ye verdim' dedirttiler.
Ölmüş ya, konuşamaz ya... Gören oldu mu? Yok olmadı. Ölmüş insana iftira atıp partimizi karalamaya çalışıyorlar."
İki kez beraat ettiği davadan üçüncü kez yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda bulunma hakkı, akıllara durgunluk verecek bir "arıza" bahanesiyle engelleniyor: Silivri’den Kartal’a 60 kilometre yol gittikten sonra arızalandığı söylenen bir araçla, aynı mesafeyi geri dönerek cezaevine ulaşmak...
Üstelik en temel insani ihtiyaçların bile "beklesin" denilerek reddedildiği bu kabul edilemez süreci, Ekrem İmamoğlu duruşma hakimine bizzat SEGBİS ekranından aktarmak zorunda kalıyor. Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın adaletin huzurunda, mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz; neyden korkuyorsunuz?
Bu yollardan vazgeçin.
Hukuk, kişiye özel tasarlanan ve mantık sınırlarını zorlayan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur.