Son günlerde cami müştemilatıyla ilgili tartışmalar ve orada yaşananlar hepimizi derinden üzmüştür. Ancak bu mesele, taraflara değil, hakikate odaklanmayı gerektiriyor. Sultan Hazretleri’nin duruşu, ne bir grubu desteklemek ne de bir diğerini karşısına almak içindir; yalnızca doğrunun, adaletin ve ümmetin birliğinin korunması amacını taşımaktadır.
Bu tür meselelerde duygularla değil, akıl ve vicdanla hareket etmek esastır. Herkesin uhulet ve suhuletle davranması, meseleyi büyütmeden ve kalpleri kırmadan çözüme odaklanması gerekmektedir. Çünkü bu mesele, yalnızca maddi bir alanın paylaşımı değil; maneviyatımızı, değerlerimizi ve ümmetin ortak emanetini ilgilendiren bir konudur.
Camiler ve müştemilatları, sadece dünyevi bir mülk değil, ümmetin manevi mirasıdır. Zamanında yapılan bağışlar, dökülen alın terleri ve gösterilen fedakârlıklar, bugünün bireysel çıkarları uğruna yok edilemez. Sultan Hazretleri, bu emaneti korumak ve doğruyu savunmak için iradesini ortaya koymuştur. Bu, bir taraf tutma değil, hakkı teslim etme çabasıdır.
Bu süreçte önemli olan, meseleyi kişiselleştirmeden ve holiganlık ile yolumuz hakkında tatsız intibalara sebep olmadan çözmektir. Doğruyu görmek isteyen herkes, Sultan Hazretleri’nin kararlarının hikmetini anlayacaktır. Çünkü O’nun rehberliği, hem geçmişte hem de bugün, ümmetin selameti için atılmış adımlardan ibarettir.
Yanlışa yanlış demek ve hakkı savunmak, taraf olmakla yahut muhabbetle ilgili değildir. Hepimiz biliyoruz ki yapılan haksızlıklar, yalnızca bugünü değil, geleceği de etkiler. Bu yüzden, böylesine hassas bir konuda herkesin suhuletle hareket etmesi, meseleye adalet ve vicdan çerçevesinde yaklaşması elzemdir.
Caminin kutsiyeti ve köyün birliği, bizlere emanet edilmiş değerlerdir. Bu emanete zarar vermek, sadece maddi bir vebal değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluktur. Sultan Hazretleri’nin bu konudaki hassasiyeti, ümmetin iyiliği için verdiği mücadeleyi bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Unutulmamalıdır ki hak ve adalet, her zaman galip gelir; yeter ki sabır ve hikmetle hareket edelim.
Sultan Hazretleri’nin ümmetin birliğini koruma çabasında sonuna dek ve dimdik ardındayız, elhamdulillah. Doğrunun yanında durarak bu meseleye aydınlık bir çözüm bulacağına gönülden inanıyoruz. Çünkü O, yalnızca hakkı savunmakta ve şahsının değil ümmetin davasını gütmektedir.
Düştüğü zaman kalbe sürgün
Sizi görünce kalmaz insanda
Ne keder ne de hüzün
🌹
Baktıkça hatırlatır mübarek sîmânız
Allah yolunda nefse açılan cihadı
Yüreklere dolar sanki cennet rüzgarı
🌹
Huzur bulanlar doluşur etrafınıza
Aşk şarabını bir kez içenler
Sarhoş olup düşer halkanıza
🌹
Sesi güzel
Sözü güzel
Kendi güzel
Sultanım
🖤
Duruşu güzel
Nazarı güzel
Azarı güzel
Sultanım
🖤
Adımı güzel
Davası güzel
Sabrı güzel
Sultanım
🖤
Emri güzel
Ömrü güzel
Soyu güzel
Sultanım
Bir Ayet:
Asra yemin ederim ki, İnsan gerçekten ziyandadır. Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.
(Asr, 103/1-3)