Allahın senden başka kulları da vardır, halbuki senin ondan başka Rabbin yok. Ancak sen sanki ondan başka Rabbin varmış gibi ona kullukta gevşeklik gösteriyorsun. Oysa o, senden başka kulu yokmuş gibi seni terbiye etti. Seni gündüzün afetlerinden ve gecenin tehlikelerinden korudu
bir yerlerden akşam vakti dönmeyi çok seviyorum. çünkü akşam, evi sadece dört duvar olmaktan çıkarıp yuvaya dönüştürüyor. belki de insan en çok, gün bittiğinde ait olduğu yere kavuşuyor.
“zamanların hem en iyisi hem de en kötüsüydü; bilgeliğin ve aptallığın çağıydı. hem inanç hem de kuşku devriydi. ışığın da asrıydı, karanlığın da. hem umut baharıydı hem de umutsuzluk kışı. her şeye sahiptik, hiçbir şeyimiz yoktu.”
ama bilirsin, bir yerden sonra insan bazı şeyleri zorlamayı bırakıyor. her şeyi oldurmaya çalışmıyor artık çünkü en güzel şeylerin biraz da kendiliğinden geldiğini öğreniyor.
hayat bazen tazelenmeyi ister kendini yeniden kurmayı, eskiden sıyrılmayı. bunun için vedalaşmayı, bırakmayı, kabullenmeyi öğrenmek gerekir. yol önümüze çıkıyorsa yürümek lazım. çünkü yolun kendisi bildiğimizden fazlasıdır. bizim payımıza düşense deneyimin kendisini yaşamak.