dünyadaki en güzel hislerden biri fark edilmektir. bu aralar suskunsun, bu yüzüğü ilk defa takıyorsun, bugün her zamankinden fazla sigara içtin, fazla ışık seni rahatsız eder, bu kahve sana acı, gözlerini kaçırdıysan bu konu seni üzüyordur. ben buradayım demek zorunda olmamak..
Ara ara Nazan Bekiroğlu'nun bu duâsına tutunuyorum, binlerce âmin diyerek.
"Rabbim çok yorgunum.
Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder.
Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur.
Avunmalığım olsun, hiç ummadığım sevinç nasip et.
Lâtifsin, lütfedensin..."
ben hayatimda benim kadar kendisiyle derdi bitmeyen bi insan tanimadim, ne yapsam yetmiyo asla salamiyorum kendimi, benim dusmana falan ihtiyacim yok bana ben yetiyorum..
açık iletişim kadar güzel bir şey var mı..sen dersin ki şu davranıştan rahatsızım bunu nasıl düzeltebiliriz, o da der ki böyle hissettireceğini düşünmedim şu şekilde davranayım. sorun çözüldü gitti bitti. ama sen ona ima yapıyorsun o bunu yanlış anlıyor falan zor işler
şu haftayı hayırlısıyla bi bitirseydik diye diye 4 senedir sosyal hizmetlerin çemberinden geçiyoruz.o da bi nevi felek çünkü. ama bu hafta 4 senenin en zorlusu o yüzden hayırlısıyla bi bitseydi.
muhtemelen son sezondu ve ben de benzer şekilde alarm kurup 4te falan uyanıyor,yeni bölümü izledikten sonra sabah okula gidip hala izlememiş arkadaşlarıma spoiler vererek ortamı germeye bayılıyordum :d hepsi güzel anılar olarak tarihe karıştı.
hangi sezon hatırlamıyorum. üniversitede ikinci öğretim olmama rağmen GoT'un yeni bölümü sabah saat 7 gibi gelirdi. erkenden uyanır izlerdim. o zaman 50 dakikalık bölümü izlerken deli gibi heyecanlanırdım. şimdi ne tekrar o heyecanım var ne de o heyecanı tekrar ayaklandırabilecek yeni bir dizi.
üniversitede pink floyd falan dinleyen bi arkadaşım vardı,ben güllü dinlediğim için beni sürekli zorbalıyordu.bir gün bilgisayarında youtube açıkken sağdaki akışta güllü’nün bir şarkısının oynatma çubuğunun dolu olduğunu gördüm.güllü öyle bi şarkıcıydı işte. 🥀
gerçekten bu bir tek bende mi oluyor çok merak ediyorum ortada hiçbir sebep yokken o kadar içme kapanıyorum o kadar mutsuzlaşıyorum o kadar duygusallaşıyorum ki böyle hayatım bitmiş etrafımda hiç iyi bir şey kalmamış artık hiç güzel şeyler olmayacakmış gibi hissediyorum
geçenlerde teyzemle konuşuyoruz “insanın ibadetine bile nazar değiyor teyzecim, kimseye iyi bir şeyini anlatma” dedi. hakikaten öyle, namazına hatta ettiğin duaya dahi nazar değiyor. kendinden bahsetmenin kapısını sıkıca kapatmak lazım.
otobüsle eve dönüyorum ve çiçekçilerde bir sürü erkek var. akşama kapıyı açtığında bi kucak mutlulukla karşılaşacak hak eden her kadın için bir kez daha mutlu oldum.