İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder. (Kıyamet-36)
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. (Duhan-38)
Vincenzo Italiano: “Türkiye’de herkes Galatasaray’ın kurduğu dominasyonu yıkmak istiyor.”
Adam gelir gelmez Türkiye de futbolun Galatasaray’a karşı oynanan bir oyun olduğunu gördü !
Ne haluk levent icin paylasim yaptim ne bu fonlardam bir tanesi ile sponsorluk yaptim,ne batan coin markasi ile,
Ya herseyi gorecek kadar falciyim yada herkes herseyi gormesine ragmen onemsemiyor!
Yillardan beri o kadar reklam geri cevirdim ki..
Ama yine de bana cimri derler
Bunlara içeride dışarıda 3 gol atıyoruz, Yetmiyor golü atar atmaz sahadan çekiliyorlar o da yetmiyor 13 yıldır şampiyon olamıyorlar ve 7 şampiyonluk fark atıyoruz hala futbol sahada oynanmıyor diyor. 😅
🗣️ Erinç Bilican: "Galatasaray'ın geçen seneki en büyük geliri, Şampiyonlar Ligi geliri. Okan Buruk zaten şampiyon olarak o gelirin bir kısmını elde ediyor. Bir de son 16 yaptırıyor. O zaman biz Okan Buruk'un neyini tartışıyoruz ki ?" (Futbol arena)
‼️ PONZİ FONCUYU KURTAR - HİSSECİ ÖLSÜN !
Ne güzel sistem yahu ? VURGUNCU %15,000 yaparken , üzerine bize saldırırken iyiydi ! Şimdi “Mağdur” oldular !
Onların yüzünden BATAN HİSSE YATIRIMCISI ne olacak ? Hiç alakası yok fonla ? Her gün TABAN yedi ?
Adıl mağdur kim ? 😡
Döndükten sonra eğer bir kere daha uzun süre sakatlanırsa kabul edelim artık amasız fakatsız kroniktir artık ve hemen çıkılmalı zararın neresinden dönersen kardır.
Galatasaray'ın neden sahipsiz bırakıldığının nedeni artık açıkça ortadadır.
Dursun özbek'in neredeyse yönetim listesinin tamamı ya gözaltı yaşadı ya ifadeye alındı ya da tutuklandı. Şimdi de Nihat Kırmızı tutuklandı. Dursun özbek artık şapkasını önüne koyup düşünecek. Çünkü şahsi yapılan her işin ucu Galatasaray'a değmeye başladı! Malum camia trollerine bu kozları veren de yönetimin kendisi!
Galatasaray yönetimi, ne zaman Galatasaray'a saldırılsa olaylara refleks göstermiyor. Çünkü hepsi sıkıntılı, hepsi sorunlu. Siyasete boyun eğen, olaylara ses çıkarmayan yönetimin tam olarak sessizliğinin nedeni budur. İşte bugün konuşulması gereken konu budur milli arada! Artık temiz yönetim istiyoruz.
Eminim bu tür bir yazı menfaatçiler tarafından yazılmayacak. Okuyanlar umarım yorum ve paylaşımlarla destek verir.
İhlal tespit edilemeden haksız atılıyor, hem de atıldığı olay rakibin kırmızı kart görmemesine itiraz etmesi.Rakibin,en çok maaş alan oyuncularından birinin ayağını kıracaktı ve atılmadı.Galatasaray yönetiminden hala ses yok.Gerçekten çok yazık..
Fatih hocadan ne bekliyordunuz ki?
Neydi olması gereken?
Bazılarının hayal dünyasında beklentisi Okan Buruk’u yemesiydi dimi?
Gerizekalılar!
Ben bazılarınızın yüzüne yüzüne “Sen Galatasaray’ı tanımıyorsun” dediğimde bozuluyordunuz!
Sizin küçük beyniniz ile yazdığınız senaryoların karşılığı yok!
Sizin Galatasaraylılığınızı ben kulağıma damlatırım!
Umarım mesaj yerine gitmiştir!
Risale-i Nur ve Nurculuk, bir iman hareketidir.
Dünyevi bütün gaye ve maksatların çok üstündedir.
Hiçbir garaz ve menfaat onu kirletemez.
Hiç kimse onu gaye ve maksadına alet edemez.
Hiçbir dünyevi cemaat ve cemiyet, hiçbir şahıs ve kuruluş, onu temsil ettiğini söyleyemez ve onu ihata edemez.
Herkes ondan, ancak istifade edebilir.
Risale-i Nur, nurdur. Kur'an-ın bu asra bakan en kuvvetli dersidir.
Güneşin nuruna sed çekilemediği gibi, ona da sed çekilemez.
Gözünü kapayan yalnız kendi görmez, başkasına gece yapamaz.
Risale-i Nur'un hizmet tarzı bellidir. Hizmet düsturlarını gösteren Lahika mektupları ortadadır.
Bediüzzaman hazretlerinin vekil ve varislerinden tevarüs eden nur medreseleri ve dersler,
gerek memleketimizde ve gerekse dünyanın her tarafında aynen devam etmektedir.
Bunlar, farklı guruplar halinde görünseler de, zaman ve zeminin müsaadesizliğinden, meddeten bir araya gelmeseler de,
fakat aynı gaye ve maksada hizmet ettikleri için ve hizmet tarzları aynı olduğu için, manen bir ve beraberdirler, bir birinin aynı sayılırlar.
Bunların haricinde, bilhassa son zamanlarda çıkan, nereden ve kimler tarafından çıkarıldığı belli olmayan bazı oluşumların, Risale-i Nur ve talebeleriyle hiçbir alakası yoktur.
Bunu Bediüzzaman hazretlerinin varis vekillerinden Hüsnü Bayramoğlu ağabey defalarca dile getirmiş, kayıtları mevcuttur.
Risale-i Nur talebeleri, asla dünyevi bir cemiyet veya komite gibi bir yerden idare edilmezler.
Aralarındaki münasebet sırf uhrevidir. Allah rızası içindir. Dünyevi bir gaye ve maksatları yoktur.
Risale-i Nur, asrımıza çöken ilhad ve küfürün o koyu karanlığını, Kur'an-ın nuruyla, Hz. Muhammed'in (ASM) sünnet-i seniyesiyle aydınlatan bir nurdur.
Ehli dalaletin, fen ve felsefeden gelen hile ve şüphelerini, delil ve hüccetlerle ispat edip, onları mağlup eden bir nurdur.
Milyonlarca insanın hidayetine ve ebedi saadetine vesile olmuş bir nurdur.
Yetmiş dile çevrilmiş, dünya üniversitelerinde hürmet ve muhabbetle okunan bir nurdur.
En meşhur alim ve feylesofların, hayranlıkla takdir ve sena ettiğ ve bu asır için kurtuluş çaresi olarak gördükleri bir nurdur.
Elhasıl, Kur'an-ı Hakimin, bu asra bakan en kuvvetli dersidir, izahıdır, tefsiridir.
Onun hakiki talebeleri, Risale-i Nur'u değil dünya cereyanlarına alet etmek, belki kainata da, hatta ahiret makamatına dahi alet etmezler.
Sadece ve sadece Allah rızası için ona çalışır, hizmet ederler.
Bunu, elbette dünyevi ve materyalist kafalar anlamaz.
Nur talebelerinin en büyük gayesi, hariçten içimize sokulan ve bu vatanı manevi istila etmek isteyen ve anarşiliği netice veren, küfrü mutlaka karşı,
Evvela, kendi imanını ve sonra milletin imanını kurtarmak ve muhafaza etmek ve
imanı tahkikiyi en kuvvetli bir şekilde ders verip, bu vatan ve milleti, her türlü anarşilikten, dinsizlik cereyanlarından muhafazaya, Risale-i Nur'un çelik gibi hakikatları ile hizmet etmektir.
Bu en baş ve en mühim vazifeyi yaparken, elbette ışıktan rahatsız olan yarasalar gibi, ve güneşin ışığıyla kokuşan pis maddeler gibi,
din düşmanları, elbette Risale-i Nur'un bu ışığından rahatsız olacaklar ve onu söndürmek isteyecekler.
Fakat ilmen ve fikren mukabele edemeyeceklerini bildikleri için,
hiç akıl ve hayale gelmeyen yalan ve iftiralarla, hiç alakası olmayan kişiler ve yapılar üzerinden -ki kendileri de çok iyi bildikleri halde-
O nurun müntesiplerini zan altında bırakmakla zarar vermek düşündüler.
Fakat aldandılar.
O zavallılar bilmediler ki,
Onların bu hücumu, Risale-i Nur'a ve talebelerine hiçbir zarar vermediği gibi,
tam aksine, o nuru daha da parlatacak ve talebelerini, daha da şevk ve gayrete getirecektir.
Bizim vazifemiz, manevi imar, tamir ve ıslah olduğu için, yine de onların ıslahı için dua ediyoruz.
Aslında bu gibi hücumlar, ne ilk olmuş ve ne de son olacak.
Çünkü iman ve küfür, Hz. Adem'den kıyamete kadar devam edecektir.
Onlar vazifesini yapıyor, biz de vazifemizi yapıyoruz.
"Cennet adamlar istediği gibi, Cehennem de adam ister."
Vesselam.
@GalaParcali O fener şuan bizim gibi kibre kapılmıştı.. kibrin sonu.. herkesi yeneriz deyip ortasahayi yol geçen hanı yapmayacaksin.. saha oyununu oynayacaksin
Son İngiliz gemisi Arabic
2 Ekim 1923 günü İstanbul'dan kendisine tek bir kurşun dahi sıkılmadan törenle ayrılıyor
Not
Kurşun sıkıldı ama birliklerimizin İngiliz askerlerini selamlama atışıydı.
Tera, Pusula ve diğer beş portföy yönetim şirketinin fonlarına yatırım yapan, özellikle küçük yatırımcıların uğradığı zararlar; gerekirse ilgili şirket yöneticilerinin mal varlıkları nakde çevrilerek tazmin edilmelidir.