Bugün Şemdinli’de yaşanan olayla ilgili olarak cezasızlık zırhıyla kuşatılan her türlü uygulamaya karşı olduğumuzu; kadın cinayetleri başta olmak üzere etkin soruşturma ve adil yargılama yükümlülüğünün eksiksiz şekilde yerine getirilmesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla bildiririz.
BASINA VE KAMUOYUNA
Sayın Abdullah Öcalan adına ömür boyu hapis cezasına karşı yapılan başvuru, 18 Mart 2014 tarihinde AİHM tarafından kabul edilerek ihlal kararı ile sonuçlanmıştır. Devamında Sayın Hayati Kaytan, Sayın Emin Gurban ve Sayın Civan Boltan adına yapılan başvurularda da aynı nitelikte ihlal kararları verilmiştir.
Umut hakkını merkezine alan bu kararların icrası için 04 Haziran 2026 tarihinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne bir çok sivil toplum örgütü ve baro olarak Kural 9.2 başvurusu ara bildirimi yapmış bulunmaktayız.
Başvuru ÖHD, İHD, TOHAV, CİSST, ÇHD, Batman Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu , Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu, Van Barosu tarafından yapılmıştır.
Umut hakkının yaşama geçmesi için; demokratik değişim ve dönüşümün asıl öznesi olan halkımızı, demokratik kamuoyunu, sivil toplum örgütlerini ve baroları duyarlılık ve sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Seçimli Olağan Kurultayının iptali konulu davada, ilk derece mahkemesinin ret kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak Kurultayın iptaline karar verilmesine ilişkin kararın yetkisiz yargı mercince verilmesi anayasaya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır.
Siyasi partilerde, partililer ve özelde delegelerin iradesi ile seçimin demokrasinin gereği olmasına rağmen konunun yargı konusu haline getirilmesi, CHP’nin daha sonraki süreçte 3 defa daha kurultay yapmış olması ve demokratik iradenin ortaya çıkmış olmasına rağmen bu iradenin tanınmaması ise anti demokratik bir müdahaledir.
Anayasa’ya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğu gibi demokratik yaşama ve hukuka müdahale niteliği taşıyan bu kararlarla demokratik siyaset alanını dizayn etme amacı taşıyan bu yaklaşım derhal terk edilmelidir.
Kürtler hangi takımla özdeşleşmek isteyeceğini buna mı soracaktı ? Kürde ait en ufak bir kırıntıya bile tahammül edemeyen bu hastalıklı beyinlerin tek derdi daha fazla kan dökülmesi. Bu ülkeye hayat ve demokrasi getirmek isteyen insanlar karşısında o kadar aciz ve aşağısınız ki !
Yılmaz Özdil: “Amed ismini PKK vermiştir bu kulübe. Bu kulüp ilk kurulduğunda ismi Turanspor’du ve renkleri kırmızı beyaz’dı.
Sonradan Öcalan istedi diye renkleri değiştirildi. Amedspor’un eski yöneticisi diyor ki Amedspor Kürdistan milli takımıdır.
Futboldan ziyade ülkenin fay hatlarını tetikleyen bir spor kulübü Amedspor.
Tribünlerdeki siyasi mesajlarıyla, deplasmanlarda yaşanan vurdulu kırdılı olaylarla, özellikle etnik siyasetiyle tartışılan bir spor kulübü.
Kürt meselesinin simgesi haline getirilen bir spor kulübü, etnik kimliği formayla özdeşleştiriyorlar.
Tribünlere, Diyarbakır caddelerine bu yönde pankartlar asıyorlar.
Amedspor’u ideolojik aidiyet olarak sunuyorlar. Dem Parti’nin spor kulübü olarak sunuyorlar.”
1 Mayıs demişken 2015 yılında Ağrı Diyadin’de fırında günlüğü 10 liraya çalışan çocuk işçiler 15 yaşındaki Muhammed ve 16 yaşındaki Orhan,silah seslerinden korkup sığındıkları odunlukta yüzlerce kurşunla yargısız infaz edildiler.Asla unutmayacağız #Biji1Gulan#Yasasın1MAYIS
Ulaşımda yaşanan bu kriz, kamusal hizmetlerin yetersizliğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Kalıcı çözüm, kamusal sorumlulukla mümkündür. #HakkariyeKalıcıBirYol
Kürt siyasi hareketi barış, özgürlük ve demokrasi için yıllarca nice bedeller ödesin, yüzlerce üyesi onyıllarca hapis yatsın, katledilsin, işkenceye uğrasın senin gibi hadsizler de çıkıp elini yüzünü yıkayarak sıyrılıyor desin. Hakikaten sen kimsin be ?
Dem’in her süreçte böyle elini yüzünü yıkayarak çıkması kabak tadı verdi. Üç süreçtir DEM herkesi kendisiyle beraber hizlanmaya zorlayıp, Türkiye’nin daha da otoriterleştiği bir zeminde hiçbir sorumlulugu yokmuş gibi elini yüzünü yıkayarak süreçlerden sıyrılıyor. Artık bir açıklama yapma zamanı onlarda. Yeter artık!
Hukuk devleti, eşit yurttaşlık ilkesini yalnızca söylemde değil, anayasal güvencelerle somutlaştırmak zorundadır. Kürtlerin dil, kimlik ve kültürel haklarının tanınması, ertelenemez bir hukuki yükümlülüktür.
#YasalAdımŞimdi
Umut hakkı hiç kuşkusuz bugün içerisinden geçtiğimiz Barış ve Demokratik Toplum süreci açısından belirleyici önemdedir. Bu süreci resmen başlatan, adım adım ören, inşa eden ve pratikleştiren
Sn. Öcalan yaklaşık 27 yıldır ağır izolasyon koşullarında tutulmaktadır. Mevcut koşulları ne AİHM kararları ve umut hakkı ile uyumludur ne de Kürt Meselesinin demokratik ve siyasal çözümüne odaklı yürüttüğü süreçle uyumludur.
Üstlendiği tarihi misyon gereği daha fazla vakit kaybetmeden özgürlüğüne kavuşması gerekmektedir. #YasalAdımŞimdi