Kimin olduğunuzun, hayatımda ne kadar yeriniz olduğunun hiçbir önemi yok. Güven bir kez kırıldı mı, sizi hayatımdan çıkarıp arkamı dönüp gitmesini de bilirim. Ben sizin yalanlarla kurduğunuz dünyada yaşamıyorum. O dünyada bana yer de yok, ihtiyacım da yok.
Beni salak yerine koymayın. İnandım, güvendim, iyi niyet gösterdim; ama siz bunu saflık sandınız. Sizin gittiğiniz yollardan ben defalarca geçtim. Defalarca beni mal yerine koymaya, yalanlarla kandırmaya, oyunlarınızın içine çekmeye çalıştılar.
Her seferinde de benimle oyun oynanmayacağını, oynanan oyunu bozup sahibinin başına yıkmasını bildiğimi gösterdim. Kim olursa olsun, hayatıma ilk kez giren insan bile şunu bilmeli: Bana yalan söylenmesine, güvenimin suistimal edilmesine tahammülüm yok.
Kalabalıkların arasında yalnızlığı öğreniyorsun gurbet ellerde. Herkes yanında gibi ama aslında kimse yok. Sevdiğin insanların sesini, yüzünü, yanında oluşunu özlüyorsun. Özlem bazen insanın içine öyle bir oturuyor ki, ne kalabalık dağıtabiliyor ne de zaman geçirebiliyor.
karanlık gecelerde bizi dimdik ayakta tutan şey kalbimizdeki teslimiyettir, şükreden bir kalbin önünde hiçbir engel duramaz, bizi yoktan var eden ve her fırtınada liman olan Allah’a hamdolsun.
“Mutsuzum diyemem, nankörlük olur. Hamdolsun, sağlamım. Bazı yollarda düşerim, bazı yerlerde üzülürüm; hayat işte, olması gerekendir. Ama Allah o kadar güzel ki beni düştüğüm yerden defalarca kaldırdı, dağıldığım yerden defalarca topladı. Kaç endişemi huzura çevirdi… Birkaç yerden diken battı diye isyan etmek ne haddime!”
"Eskiden olsa yakıp yıkacağım bir konu da, artık derin bir sessizliği seçiyorum. Çünkü öğrendim ki bazı insanlar değişmez. Bazı tartışmalar saygı çerçevesinde bitmez. Ve daha baştan kendini haklı ilan etmiş insanlar için kendini yormaya bile değmez."