KURŞUNA DİZİLMELİ!
Onun yeri barış masası değil, idam sehpasıdır.
Ömür boyu tecrit hücresidir, kurşuna dizilmektir.
İnsanlığa ibret için elleri kelepçeli,
ayakları zincirli ölüme götürülürken
fotoğraflarının servis edilmesidir...
O kadar şeytani bir akıl var ki karşımızda dünyaya olayları "biber gazı sıkılan semazen", "arkasından polisin koştuğu Pikachu" olarak anlatıyor.
Ama değişen dünya denkleminde Gezi'nin bayat numaraları tutmaz artık, boşuna uğraşmayın.
Düşünce hayatımızda tıpkı Süheyl Yıldızı gibi parlayan Merhum Ziya Gökalp bir defasında isabet ve itinayla ihata edilmiş şu cümleyi beyaz sayfalara dökmüştü: “Fikirleri hislerine tevafuk ve istinat etmeyen bir insan ruhen hastadır.”
Fikrinde ve zikrinde onarılmaz hasarlar bulunan kimselerin ruhen sıhhatli olmalarını beklemek işin özünde boşa kürek çekmek, boşuna zaman tüketmektir.
Saraçhane provokasyonuyla Türkiye’nin önünü kesmek için kuyruğa giren hastalıklı CHP’sinden diğer marjinal parti ve yasa dışı sol gruplara kadar alayı emel, eylem ve sözleriyle düşmanları aratmayan bir çizgide pozisyon almışlardır.
Vandallığa demokrasi nöbeti diyecek kadar gerçeklerden kopmuş, milletine ve devletine yabancılaşmış bohem ve bonservis bedeli çoktan ödenmiş bir muhalefet anlayışı karşımızdadır.
Ülkemizin yükselen değer ve prestijinin gözle görülür şekilde hız ve ivme kazandığı bir dönemde Saraçhane komplosunu birden bire devreye alanlar Türk ve Türkiye düşmanlarına rehin düşen ve bundan mülhem batıla hizmetkâr olan işbirlikçilerdir. Maske takıp polisimize taş atan, balta fırlatan, havai fişekle saldıran, asit saçan alçakların demokrasi, hukuk veya özgürlükle hiçbir ilgisi ve ilişkisi yoktur.
Zulüm 1453’de başladı diyenler Şehzadebaşı Camii’ni ve haziresini kirleten bir avuç casus aparatı, aynı şekilde paçoz ve şehir eşkıyasından başkası değildir. Camii duvarına pisleyenlerden, yakıp yıkmayı demokrasi olarak lanse edenlerden, milletimizin alın teri, helal emeği olan belediye kaynaklarını organize rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk anaforunda hiç edenlerden tarih ve adalet önünde hesap sorulmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın merhume ve muhterem annesine edilen küfürler kimlerin köprübaşlarını tutmak için sokaklara çıktığını göstermektedir. Şahsımın tedavi süreciyle ilgili fitne ve dedikodu kampanyası üreten şeytani niyetlerin sokak anarşisini nasıl da alevlendirmek istedikleri malumumuzdur.
Türkiye Cumhuriyeti’ni can pahasına savunacağız.
Cumhur İttifakı CHP’nin muhbir ve muhabir mihmandarı olduğu çok boyutlu tahrik ve tahrip dalgasını kırmaya muktedirdir. Çünkü büyük Türk milleti yanımızdadır. Yabancı istihbarat örgütlerinin kuklası olup sokaklara dökülenlerin, iç asayiş ve huzur ortamını bozanların yakasından tutmak mutlaka sağlanmalıdır. Türkiye oyuncak değildir, karanlık oyunlara gelmeyecektir.
Bin aydan daha hayırlı olan bugünkü Kadir Gecemizde, Cenab-ı Allah’tan niyazım rahmetini, merhametini ve mağfiretini milletimizden esirgememesi, milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi sonsuza kadar muhafaza buyurmasıdır. Vatanımızın, bayrağımızın, bağımsızlığımızın, bekamızın, mukaddesatımızın, milli ve manevi pek çok değerimizin kadrini kıymetini bilmek dileğiyle; aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin müstesna, mübarek ve muhteşem fecirlerle müjdelenen Kadir Gecesini dualarımla tebrik ediyorum.
Büyüğümüz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Bey’i, mübarek Kadir Gecesi’ni tebrik vesilesiyle aradım.
Her daim olduğu gibi, konuşmasındaki şefkati ve hepimize verdiği güveni bir kez daha hissettim.
Allah nice böyle mübarek gecelere kavuştursun, kendisini başımızdan eksik etmesin.
YALAN SÖYLÜYORSUN…
EĞER HEM SAVCILIKLARA, HEM DE IÇIŞLERI BAKANLIĞI MÜFETTIŞLERINE IFADELERIMI SANA GÖSTERIRSEM BELEDIYE BAŞKANLIĞINDAN ISTIFA
EDER MISINIZ?
SEN 101 SORUŞTURMADAN TAKIPSIZLIK ALDIĞINI SÖYLÜYORSUN. SEN HANGISI IÇIN IFADE VERDIN ONU SÖYLER MISIN?
YALANCISIN MANSUR…
De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de onu çeker alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki Sen her şeye kâdirsin." (Âl-i İmrân, 26)
Allah’ım!
İçinde bulunduğumuz bu zillet halinden çıkmayı, yalnızca Senden korkmayı ve zalimlerin yüreğine korku salacak bir cesaret ve kararlılığa ulaşmayı nasip eyle.
Sokak olaylarını destekleyen ünlüler ve influencerlar takipçi kaybetmeye başlayınca panikledi.
Sen de çık, halkın desteği olmadan bir hiç olduklarını anlasınlar!
#ÇapulcularıTakiptenÇıkıyorum
Biz bu Millete 30 yıldır CHP’nin nasıl bir parti olduğunu anlatmaya çalıştık, bizim anlatamadığımızı Ekrem İmamoğlu 5 yılda uygulamalı olarak anlattı.
Nasıl mı? Videoyu oynat bakalım
Millî ruh, millî güç! 🇹🇷
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin korkusuz ve kahraman Mehmetçiklerinden, bu akşam Hollanda karşısında yarı final için mücadele edecek olan #BizimÇocuklar'a mesaj var. A Millî Futbol Takımımızın #EURO2024 'te sağlayacağı her başarı milletimizle birlikte engin dağlarda, amansız denizlerde ve hudutsuz göklerde görev yapan askerlerimizi de sevince boğacak. Haydi Türkiye, hep birlikte zafere! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın kızı, Adalet Partisi Eski Milletvekili Dr. Nilüfer Gürsoy Hanımefendi'nin vefatını üzüntüyle öğrendim.
Merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilerim.
Ak Parti teşkilatları, vekilleri ziyaret tweetleri atacaklarına sahada millete Erdoğan’ı, Erdoğan’ın yaptıklarını, mücadelesini anlatsaydı bugün o belediyeler bizim olurdu.
Ak Parti, milletin partisi ise, eleştirileri dikkate alacaksınız!
Ak Parti eğer bazı vekillerinden dolayı göz göre göre oy kaybettiyse onların görevine son verilmeli, milletle inatlaşmanın bir anlamı yok!
Bunlar yüzünden bunca emeğe yazık!
Hala yanlışı savunanlarda gitmeli!
Ysk kararı oy çokluğu olduğuna göre kanundan ziyade yorum ile alınmıştır ve bu, olayın vehametini daha da artırıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye'nin kanını emen pkk terör örgütü ile amansız bir çatışma götürürken
ve bu uğurda sağlıklı, dinç, atak, gelecek vadeden Türk gençleri hayatlarını feda ederken
bir yandan da pkk terör örgütüne yardım ve pkk terör örgütü propagandası yapmak suçlarını işleyenler kanun yorumu ile başımıza getiriliyorsa
terörü durdurmayı nasıl hayal edebiliriz?