Sen, günahın sebebiyle cezalandırılmadığını sanıyorsun!
Oysa gece namazına kalkmaktan mahrum bırakıldın; Kur'ân'dan günlük virdini okuyamaz oldun. Sünnet-i revâtibi terk eder hâle geldin; dilin Allah'ı zikretmekten tutuldu.
Kalbin, sen farkına bile varmadan yavaş yavaş mühürleniyor.
Sen ise dünyada büyük bir musibetle karşılaşmadığın için cezalandırılmadığını zannediyorsun!
Hâlbuki insanın, Allah ile olan bağ ve yakınlıktan mahrum bırakılmasından daha ağır hangi imtihan olabilir ki?
Akademisyen Ömer Demirbağ, sabretmenin inceliğinden bahsetti:
"Halının üzerinde ilerleyen küçücük karınca, halıdaki bütün nakışı göremez.
Göremediği için de fark ettiği çizgileri, renkleri anlamsız zannedebilir.
O karıncanın tutup havaya kaldırıp bakmasını sağlayacaksınız ki nakışı görsün.
Aynı şekilde bu dünya hayatında kısacık ömrümüzde istediğimiz şeylerin neticelerini, sebeplerini, sonuçlarını bilmeden istiyoruz.
Her şeyi bilen O'dur ve verecek olan da O'dur.
Verdiği zaman da Allah-u Teâlâ seni oyuna getirmez. Hâşâ, O noksan sıfatlardan münezzehtir.
Verdiği zaman sana zararlı olmayacak, seni pişman etmeyecek şekilde verir.
Bu nedenle istediğin şey hemen olmuyor diye hemen mızmızlanma. Sabret.
Ne diyor? 'Sabır ve namazla benden isteyin.'
Sabretmenin şeyi bu. Çünkü Allah-u Teâlâ'nın hesabını biz bilemeyiz."
Ailemizden 5 okurumuza toplamda 10.000 Türk Lirası değerinde D&R Hediye Kartı hediye ediyoruz.
Gönderiyi beğenmeniz ve yeniden paylaşmanız yeterli.
Mükemmel bir sokak röportajı! Kesinlikle dinlemelisiniz.
"Türkiye'de Müslümanlar Kur'an'ın ne demek olduğunu bilmiyorlar, okumuyorlar. Müslümanım diyor 6200 ayetten 10 tane say diyorum bilmiyor. Halbuki sınıf geçme barajı %50, 3200 tanesini bilmezsen sınıf geçemezsin. Kur'an'ın kilit ayetleri var onları bilmeleri lazım. Biri Ali İmran 31, "Allah'ı seviyorsanız, Allah'ın da sizi sevmesini istiyorsanız, eğer cennete gitmek istiyorsanız Peygamber gibi düşünün, davranın" diyor Allah. Ya hiçbir şey bilmiyorsan bu ayet yeter. Bi kendi kendine soracaksın "Peygamberimiz kumar oynar mıydı, adaletsizlik yapar mıydı, kendi oğlunu sınavsız memur yapar mıydı, ihaleyi hak etmeyene verir miydi, içki içer miydi, kumar oynattırır mıydı..." kendi kendine soracaksın. Yahudi ne kadar izin verirse o kadar Müslümanlık var Türkiye'de..."
Vatanınıza sahip çıkın gençler.
Yaşlılarınıza hürmet edin, örfünüzü, mukaddesatınız koruyun.
Asabiyyenizi diri tutun. Yanınızdaki kardeşiniz kendi canınız gibi koruyun.
Nefsini terbiye edin. Çok çalışın. İşinizi düzgün yapın. Bunun cihat olduğunu bilin.
Tarihin belirleyici bir döneminde yaşıyorsunuz. Ne hezimeti kesin bir yeis zamanı, ne galibiyeti kesin bir refah zamanı.
Ama zaman aleyhinize değildir. Kaybetmemek, kazanmak anlamına gelecek.
Kazanacağımız mutlak zafer kaybetmediğimiz günler sayesinde gelecek.
dönüp dolaşıp tekrar tekrar bu sohbetini dinliyorum hocamızın,
böyle mühim bir mesele ancak bu kadar tatlı anlatılabilir,
Allah Esad Hocamızdan razı olsun… Allah bizleri lütfuyla ıslah etsin…
📍Merkez Bankası verilerine göre;
📍Aralık’ta 7,3 milyar dolar cari açık vermişiz.
📍Son sekiz ayın en yüksek açığı.
📍İhracatta rekor kırıyoruz diyorlardı, oysa asıl rekoru ithalatta kırıyorlar, ondan söz eden yok.
📍Yerli üretimi yok edip, tefeciden yüksek faizle borç alarak “ithalat yapmanın” sonu bu.
📍Türkiye bu yıl her gün bir tondan fazla altını tefecilere faiz olarak ödeyecek.
📍Ya da AKP rejimi 2026’da “5 kişilik bir ailenin cebinden tam 160 bin TL alacak” faiz ödemesi için.
💡Batırıyorlar güzelim ülkeyi!
Tüm dünyayı hizaya getiren zatın özellikleri:
▫️Evini temizler
▫️Elbisesini yıkar
▫️Elbisesini diker
▫️Koyunları sağar
▫️Yemek yapar
▫️Ok atmada, kılıç sallamada ve kalkan tutmada mükemmel bir mücahid idi
▫️Çocuklarla çocuk, yaşlılarla yaşlı idi. Ona Salât ve selâm olsun.
Türkiye’de vatandaş olmanın maliyeti her geçen gün artıyor.
Gelir seviyemiz Kenya’ya benzerken, alışveriş fiyatlarımız Londra ile yarışıyor.
Yetmiyor; vatandaşın yurt dışından almaya çalıştığı 30 euroluk ürüne bile engel getiriliyor.
Çocuğuna oyun konsolu almak isteyen bir baba;
• %20 gümrük vergisi,
• %20 ÖTV ve
• %20 KDV ödemek zorunda kalıyor.
Ama aynı ülkede bir iş insanı özel jet veya sevgilisine pırlanta aldığında:
• ÖTV: %0.
Bu kararların “yerli üreticiyi korumak” için alındığı söylendi. Sonuç? Bazı yerli üreticiler fiyatlara %200’e varan zamlar yaptı.
Bireysel alışverişte 1 dolarlık her ürüne gümrük vergisi uygulayan bazı ülkeler:
• Türkiye
• Afganistan
• Burkina Faso
• Kamboçya
• Kongo
• Cibuti
Oyun oynamak bir yana dursun, bu kararlardan sonra ürün geliştiren gençlerin projelerde kullandığı parçanın bulunması çok zorlaştı.
Kısacası: 15 yaşındaki Güney Koreli bir genç enerjisini devre tasarlamaya harcarken, Türkiye’deki gençler 31 euroluk mouse veya sensör aldığı için “gümrük kaçakçısı” muamelesi görüyor.
Teknolojiyi lüks, pırlantayı ihtiyaç sayan ülkeler
kendi geleceğini kaybeder.
Bu konularda yapacağım çalışmaların devamı için paylaşmanız ve takip etmeniz çok önemli.
Ruhum daralıyor dünden beri, hiçbir şeye karşı enerjim kalmadı. Kabe'nin örtüsüyle büyü yapmışlar. Gazze'yi bile şeytani ayinlerinin bir parçası olarak bombalamışlar. Bu zamana kadar yapilan bütün tarihi, siyasi, sosyolojik analizler çöpe gitti. Tek bir gerçek, bütün olayların tek bir açıklaması varmış. Şeytan ve Adem ordusu arasında yaşanan bir savaş yeri dünya. Bu kadar. Şeytanı ben usul usul vesvese üfleyen, euzu besmele çekince gücü alınan bir varlık olarak tahayyül etmişim hep. Bazı insanımsı varlıkların ona tapacağını, ayinler düzenleyip insan eti yiyeceğini ve şeytanlaşacağını asla aklıma getirmemiştim. Yaşadığım dehşet ve acıyı anlatmam mümkün değil. Sadece Ramazan'ın rahmetine ve şu ayetin müjdesine sığınabiliyorum.
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise bâtıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır." | Nisa 76
30 Euro'luk gümrük muafiyeti kalktı!
Türk bi sabah uyandı ve yurt dışından alışveriş yapma hakkını da kaybetti. Tıpkı:
• yurt dışına seyahat hakkını
• yeterli protein alma hakkını
• güvenli sokaklara erişim hakkını
• sabahları güneş görme hakkını kaybettiği gibi.
Türkiye’de çocuklar okula, yetişkinler ise işlerine 10 yıldır 'Kalıcı İleri Saat Uygulaması' nedeniyle karanlıkta gidiyor.
Bunun asıl sebebi kalıcı saate geçmek değil.
• Asıl sebebi: Türkiye'nin kalıcı saate geçerken saati en doğunun da doğusunda kalan 45. doğu meridyenine sabitlemesi.
• Türkiye kalıcı saati 30. doğu meridyenine sabitlenseydi, hem doğudaki hem batıdaki çocuklar kış aylarında okula gün aydınken gidebilecekti.
• İngiltere benzer bir uygulamayı denedi ancak özellikle çocukların gün aymadan okula gitmesinden doğabilecek sorunlar nedeniyle vazgeçti.
Türkiye ise 10 yıldır bu uygulamaya devam ediyor.
Gerekçe olarak da 10 yılda toplamda: 400 milyon TL tasarruf edildiği iddia ediliyor. Bu tasarrufu neredeyse hiçbir bağımsız kuruluş doğrulamazken,
Aynı zamanda Türkiye:
• Sayısız vakfa 100 milyonlarca TL aktarıyor.
• TL’nin değer kaybını önlemek için çıkardığı KKM sistemi nedeniyle 60 milyar dolar zarar ettiği belirtiliyor.
• Bu, kalıcı ileri saat uygulamasından iddia edilen tasarrufun yaklaşık 150 katı zarar anlamına geliyor.
• Ancak yetkililer tasarrufa, vakıflar ve yanlış politikalardaki zararları azaltmak yerine Türkiye’nin geleceği olan çocukların üzerinde olumsuz etki yaratabilecek bu uygulamadan başlıyor.
NOT: Türkiye kalıcı saate geçmedi, kalıcı ileri saate geçti.
• Sorun kalıcı saate geçmek değil. Kalıcı saate geçmenin olumlu yönleri var ancak kalıcı ileri saat Türkiye gibi doğusu ile batısı arasında saat farkı olan ülkeler için olumsuz etkilere sahip.
• “Diğer ülkeler de artık bunu istiyor” gibi söylemler olursa, umarım aradaki farkı anlatabilmiş olurum. O nedenle bu videoyu; paylaşıp, beğenmeniz çok değerli olur.
Turhan Çömez, 6 işçinin yanarak öldüğü parfüm deposundaki skandalları sıraladı:
- Denetlemekle sorumlu İŞKUR müdürü, milletvekili yeğeni.
- 2021’de fabrikanın yıkılması için karar var, iki belediye döneminde dokunulmamış.
- Tapu kayıtlarında fabrika bile yok, tarla vasfında.
İlahiyatçı Cevat Akşit’in “Anıtkabir” yorumu:
“Evet İslam’da kabir yapmak yok. Sadece büyük zatlar için, gelecek nesillere örnek olur diye zararı yok. O yüzden Mustafa Kemal Paşa’ya Anıtkabir yapılmış, minnet borcumuz var.
Gavura boyun eğmek, dinen zillettir. Haramdır Müslüman’a zillet.”
"Muktedir iken kimseye ZULMETMEYESİN,
Zira ZULÜM, sonunda pişmanlığa yol açar!
Kardeşini, MAZLÛM bedduasından KORKUT,
Gece atılan oklar gibi, ZULME sakın AVLANMA!
Gözlerin uyur iken, MAZLÛM hep uyanıktır,
BEDDUÂ eder sana, ALLÂH zaten uyumaz!"
Alî b. Ebî Tâlib