Bugün Kerbela, bugün Aşure günü.
Bugün Hz. Zeynep'in feryadının ve Hz. Hüseyin'in şehadetinin matemidir..
"Eğer bu bedenler bir gün ölüm için yaratılmışsa, insanın Allah yolunda öldürülmesi daha üstündür!."
— Hz. Hüseyin (Ra)
"Heyhât mine’z-zilleh!"
Zillet bize uzaktır...
Sabah ekrana böyle necaset akıttıktan sonra,
Akşam peygamber övgüsüne mazhar sultanın dizisini vererek 'millî ve manevî değerler' bayrağını kimseye kaptırmayacak bu kanal.
Sabah tarihî-ahlakî kodları iğfal edip,
Akşam "günah çıkarma" seansı yapacak Osmanlı dizileriyle.
Kabirlerinden kalksalar yüzlerine tükürecek olan ecdadın romantizmini kasarak reyting avlayacaklar.
Gündüz toplumun ahlakî kolonlarını dinamitleyen kendileri değilmiş gibi;
Gece olunca fetih marşları, kılıç şakırtıları,
Vecde getiren tasavvufî vaazlarla plastik mukaddesatçılık ve naylon hamaset tüccarlığına soyunacaklar.
Sabah parlatılmış stüdyo ışıklarının altında ağlayan çaresiz insanların gözyaşlarından reklam geliri devşirme canavarlığından zerre utanmayanlar;
Akşam ecdadın pâk hatırasını ticarî bir meta hâline getirip,
Seyircinin millî-manevî duygularını coşturarak reyting patlamasıyla holding kasasını dolduran finansal enstrüman olarak kullanacaklar.
Gündüz en mahrem duygularını kaşıyarak toplumun ahlakî dokusunu kanatan aynı kanal;
Gece ekranı gaza naraları, cihad coşkularına boyayarak sabah üzerinden buldozer gibi geçtikleri toplum ahlakında yol açtıkları tahribatı epik bir ecdat makyajıyla örtme telaşına girecekler.
Sabah kuşağında yol açtıkları ahlakî aşınmaya,
Akşam 'yerli ve millî'lik kalkanıyla toplum nezdinde meşruiyet devşirecekler.
Toplumu hassasiyetlerinden tavlamaktan kolay ne var:
Hemen bi din, tarih ve siyaset soslu 'gönül alma' menüsü hazırla akşama.
Toplumun yumuşak karnına dokunarak politik dokunulmazlık zırhı kazan, sabahın çirkefliğini unuttur.
Şanlı tarihimizi tarihsel mirasımızla taban tabana zıt sabahki rezaleti kamufle etmek için bir paravan olarak kullan,
Ekranda reyting malzemesi ettiğin o "şanlı ve temiz" geçmişi,
Gündüzün kirli yayınlarını gizleyen, kapatan bi fondöten gibi istismar et.
Çarkın sorunsuz dönsün.
Bulmuşlar yolunu.
En trajik olansa;
Muhalif seslere sansür sopası kesilen ekran denetim aygıtı,
Ahlakî genetiğin içinden geçen bu gündüz kuşağı rezaletlerine sadece ufak parmak sallamalarla göz yumuyor.
Neden?
Bizde Yezid, halk diliyle (folklorik olarak) şöyle öğretildi:
Di sala piştî hicretê
Yezîd hate xîlafetê
Talan kir qedrê sunnetê
‘Erşê Yezdan lerze ketê
(Hicretten sonraki yıllarda Yezid hilafete kondu, Sünnet'in değerini yağmaladı, (Zulmünden) Arş-ı Âlâ sarsıldı)
Bu dizelerin şairi Şeyh Es'ad Çoğraşî'ye Allah rahmet eylesin...
Bu anlatımda Yezid'in sapkınlığı Sünnet'ten sapmasından kaynaklanır.
İzah edilecek olunursa:
Zulmün zıddı adalettir.
Adalet, Sünnet'in devlet yönetiminde tatbik edilmesidir. Dolayısıyla zulümden uzak durmak, ancak Sünnet'e sarılmakla mümkündür.
Hz. Hüseyin Efendimizin ve Ehl-i Beyt'in gayesi de Sünnet'in devlet yönetiminde sürekliliğini sağlamaktır.
Mezuniyet mi, kültürel yabancılaşma mı?
"Bazı mezuniyet etkinliklerinin, Batı toplumlarından kopyalanan şekilci uygulamalara dönüşmesi, milletçe üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur."
Serkan Ramanlı | Parti Sözcümüz
Bugün Kerbela, bugün Aşure günü.
Bugün Hz. Zeynep'in feryadının ve Hz. Hüseyin'in şehadetinin matemidir..
"Eğer bu bedenler bir gün ölüm için yaratılmışsa, insanın Allah yolunda öldürülmesi daha üstündür!."
— Hz. Hüseyin (Ra)
"Heyhât mine’z-zilleh!"
Zillet bize uzaktır...
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
Yola çıktığımızda dedik ki bizimki parti davası değil. Bizim siyasi faaliyetler yürütme üslubumuz, usulümüz budur: Hayırda yarışma, iyilikte yardımlaşma...
Kalbimin en daraldığı, kaygılarımın arttığı bu dönemde tek güvencem, tek şifam Rabbime olan tevekkülümdür. Hasbünallahu ve ni'mel vekil. O bize yeter, O ne güzel vekildir...
En zor şartlarda bile inancından taviz vermeyen, mahkeme salonlarında ve zindanlarda eğilmeyen o vakurlu duruş, bizlere teslim olmamanın ne demek olduğunu gösterdi.
Rabbim şehadetini kabul eylesin, mekânı cennet olsun.
Şehit Muhammed Mursi...