Bence hayattaki en değerli şeylerden biri de Etrafında senin varlığından gerçekten mutlu olan insanların olduğunu hissetmendir. Sağladığın şeylerden ya da başarılarından dolayı değil. Sadece sen, düşüncelerin, sohbetin, enerjin, varlığın…
İnsanlar zincirlerinden nefret etmez.
Onlara isim verir.
“Kariyer” der.
“İtibar” der.
“Olgunluk” der.
“Böylesi daha doğru” der.
Bir süre sonra zincir o kadar iyi taşınır ki, onu çıkarma fikri çıplak kalmaktan daha korkutucu gelir.
İnsanın en başarılı kaçışı, kaçtığını bile unutmasıdır.
Bunca dert, rezalet, sefalet, düşkünlük, çürümüşlük filan falan arasında maç seyredip bir de taraf tutuyoruz ya. Yeminle etten kemikten inşa edilmemişiz. Otur bir köşede ağla filan, ne işin var elin Arjantinlisi,İngilizi ile ( Bunu kendime dedim)
Marcus Aurelius çok haklıydı: Dostlarını kaybedeceksin, sevgililerini kaybedeceksin, alıştığın o rahat konfor alanını kaybedeceksin.
Ama eğer tüm bu kayıpların içinde kendini bulmayı başarırsan, kralların sahip olduğundan çok daha büyük bir servet kazanmışsındır. Kendini kazandığın yerde, hiçbir şey kaybetmiş sayılmazsın.