ADEMLERİN YARATILIŞI
"Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi." Bakara, 30 (TDV meali)
Ademlerin ve eşlerinin yaratılması hep merak konusu olmuştur. Bu güne kadar bu konuya hep dar bir pencereden bakılmış yaratılan Ademin ve eşinin, sadece bir çift olduğu sanılmıştır. Bu yanlış anlayışın en büyük sebebi, günümüz Arapçası ile tercüme edilen Kur'an mealleridir.
“Ve iz kale rabbüke lil melaiketi innı caılün fil erdı halifeh Kalu e tec’alü fıha mey yüfsidü fıha ve yesfiküd dima ve nahnü nüsebbihü bi hamdike ve nukaddisü lek kale innı a’lemü ma la ta’lemun” Bakara-30
“ve iz kale rabbüke”, bu cümlenin ayetteki manasını anlamak için Araf Suresi'nin 172. ayetini hatırlatalım:
“Ve iz ehaze rabbüke mim benı ademe min zuhurihim zürriyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim elestü bir rabbiküm kalu bela şehidna en tekulu yevmel kıyameti inna künna an haza ğafilin” Araf-172
“Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.” Araf-172 (TDV meali)
HEDEF BELLİ: “FETÖ, 3’LÜ
İTTİFAK” KURDURUYOR!..
PLANA BAKIN: ÖZGÜR, KAVGALARLA
CHP’Yİ YIPRATIP, YENİ BİR PARTİYLE,
AK PARTİ’DEN KOVULAN “FETÖ SEVİCİ”
DEVA VE İYİ PARTİ’YLE BİRLEŞECEK!..
AĞABABALARI ABDULLAH GÜL!
Bugünlerde izlediğiniz CHP içindeki kavgalar, hep yapay!..
Uyanık Özgür, kovulmadan önce CHP’yi bitirmek için elinden geleni yapıyor.
Planları net… Aslında bu plan, kendisinin değil, Fetö’nün planı:
“CHP’yi bitirip, yeni parti kurun, Deva ile İyi Parti de hazır, sizi bekliyor. CHP’yi yok edip, Erdoğan’ın karşısına çıkın”
Yani, neden ben, bugün çıkan olaylara değinmiyorum. Çünkü onlar sadece ÇEREZ… Önemli olan nasıl bu hale gelindiği… Ben bugün size bunu anlatacağım.
Bir yandan da küçük küçük adamlar benimle uğraşmaya çalışıyor. Sümüğümü atmam ama, sağlam bir dersi hak ettiler.
Kimseyle şahsi bir kavgam yok. Benim bir numaralı hedefim, biliyorsunuz, ikili oynayanları deşifre etmek…
Öyle belgeler geldi ki elime…
Yine baştan sonucunu söylim…
Kullanılan aparat, hemen hapse girer…
Bir medya grubunun sahipleri ya ülkeden hemen kaçar ya da onlar da hapse girer…
Malum medya grubu mecburen el değiştirir!..
Bugüne dek anlattığım her şey doğru çıktı mı, ÇIKTI!..
Eh, o zaman biraz bekleyip, hep birlikte göreceğiz. Buyrun video’ya…
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/Wo3zDsfFxX
#Allahayolculuk
"....#Bakın!
Meallerimizle, Kur’ân’la bizi aldatarak, bize meallerimizi
korku dolu gösterdiler, sonra uydurulmuş hadislerle de bizi
korkutarak, bizi aldattılar.
Bakın!
Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v) rahmet peygamberidir.
Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v) sevgi peygamberidir. O
kendine yöneleni, Allahü Teâlâ’ya yöneleni kendi canından
fazla seven bir peygamberdir. Nasıl olurda size o anlatılan
şeyleri tavsiye eder ve anlatır? Eğer bir peygamber kendisine
korku ile ümmet topluyorsa o peygamberin peygamberliğinde
eksiklik vardır. Böyle bir şey de olmamıştır. Gelen
peygamberlerin hepsi Allahü Teâlâ’nın sevgisini, O’nun
yaratmasındaki güzelliklerini, insanlar üzerindeki haklarını
ve insanların birbirleri üzerindeki haklarını anlatıp doğruya
davet etmiştir. Onlara yaratılışlarını, niçin yaratıldıklarını,
hangi makamlara yükselip tekrar Rablerine ulaşacaklarını
anlatmışlardır, hatırlatmışlardır. Fakat onlara genelde deli
gözü ile bakmışlar ve onları reddetmişlerdir. Zaten çoğu da
eziyetle, işkence ile öldürülmüşlerdir.
Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) korkutarak mı insanları
davet etti? Asla! Korkutarak anlatmadı. Ama bize algılatılan
bu. Geçmişteki boş insanlar, kendilerine âlim süsü veren
cahil insanlar, insanları korku ile bir araya toplayıp orada
onlara hükmetmek adına “korku”yu seçmişlerdir. İşte böyle
yanlış anlayışlarla bugünlere kadar gelinmiştir.
Bakın!
#Yahudiler veya yeni dünya düzeninin adamları, kural koyanları
bir fitne soktular İslam âlemine…
Bakın!
Bir buçuk milyar İslam âleminde âlim geçinen belki de 100
milyon insan vardır. Bu 100 milyon insan bir araya gelse
hepsinin aynı fikirde birleşmeleri mümkün değildir. Bu
kaosu düzeltmeleri mümkün değildir. Neden bu mümkün
değildir? Çünkü biz yanlış eğitildik. Cehennem algısı ile Allah’tan
(c.c) korkutulup, cennette vaat arzusu ile yetiştirildiğimiz
için biz bu haldeyiz. Adam “Ben şehit olup cennete
gideceğim” diyor bunun içinde gidip bir başka Müslüman’ı
öldürüyor.
Bunların hepsi âyetlerin yanlış açılımı ve uydurma hadislerle
bize gelen din algısından kaynaklanmaktadır. Bugün
bize kalan en sağlam hadislerden bir tanesi; “Nefsini bilen
Rabbini bilir” yani “Yaratılışını bilen Rabbini bilir.” hadis-i
şerifidir. İşte baştan beri size hep yaratılışımızı anlatıyoruz.
İlmen bildiğimiz Rabbimizde eziyet edici veya işkence edici
bir Rab görebildik mi? Asla! Öyle bir Rab yoktur. Peygamber
Efendimiz de (s.a.v) bize ilim öğretiyor. “Yaratılışınızı
bilin” diyor. Demek ki biz bir ilim peygamberinin ümmetiyiz.
Ondan sonra “Rabbinizi bilin” diyor. Varlığınızda, her
halinizde “O’nunla beraber olun”. Tavsiyemiz bu, Resûlullah
Efendimizin (s.a.v) öğretisi de bu. ......"
Cafer İSKENDEROĞLU/Allah'a Yolculuk Kitabından
Birileri görmek istemese de durum budur. Acı ama gerçek.
1800'lü yıllardan itibaren elimiz kolumuz bağlandı. O yüzden önümüze bakalım ve Türkiyemize sahip çıkalım.
Yahudi gazeteci Katie Halper:
-"İsrail'in yaptıklarını Nazilerin yaptıklarıyla karşılaştırmak bana zevk vermiyor, ama bunu nasıl görmezden gelebiliriz? Gettolar, açlık, toplama kampları ve insanların planlı sistematik imhası gibi şeyler varken"
Evrimci ateist sahtekarlar insan maymun DNA'ları yüzde 98 aynıdır diyerek, İnsanın maymundan geldiğini iddia eder.
Oysa İnsan ve Muz DNA'ları da yüzde 60 aynıdır.
Neden insan muzdan gelmiştir demiyorlar?
Çünkü mantığı izlerlerse insanın topraktan yaratıldığını söylemek zorundalar
Güncel...
EMEKLİ GENERAL MUSTAFA TURAN; “31 MART'I HAZIRLAYANLAR YAHUDİLERDİR…”,
İSRAİLLİ ASALEL; "OSMANLI'YI YIKTIK. ŞİMDİ DE TÜRKİYE'NİN KÜRTLER TARAFINDAN PARÇALANABİLECEĞİ BİR SİSTEMDE KÜRDİSTAN İLE ERMENİSTAN, BÜYÜK İSRAİL HEDEFİNİN ARA APARATLARIDIR..."
Detaylar...
1- Emekli General Mustafa Turan "Bir generalin 31 Mart Anıları" adlı kitabında: "31 MART'ı HAZIRLAYANLAR YAHUDİLERDİR. Ölmüş olsalar bile Osmanlı İmparatorluğu Yahudiler tarafından yıkılmıştır..." diye yazdı,
Osmanlı'yı bu şekilde içeriden kullanışlı paşaları ile yıkmışlardı…
2- Günümüzde İsrailli Asalel; "OSMANLI'yı YIKTIK. ŞİMDİ de TÜRKİYE'nin KÜRTLER TARAFINDAN PARÇALANABİLECEĞİ BİR SİSTEMDE KÜRDİSTAN İLE ERMENİSTAN, BÜYÜK İSRAİL HEDEFİNİN ARA APARATLARIDIR..." dedi ki
15 Temmuz, Türkiye'yi parçalara ayırıp, Büyük İsrail hedefine vardıracak bir numaralı darbe girişimiydi,
ABD'nin eski Dışişleri bakanı Henry Kissinger; "ABD dış politikası büyük İsrail hedefine kilitlidir…" diyordu…
3- İsrail'in her kirli oyununu, asla gerçekleşmeyecek hayallerini balyozla yıkan tek güç Türkiye’dir,
o yüzden hep "BİZİM İÇİN EN BÜYÜK TEHDİT TÜRKİYE" dediler yazıp söylediler,
hâlbuki İsrail gazetelerinde 2003'e kadar: "YAHUDİLERİN İKİ DEVLETİ VAR. BÜYÜK OLANI TÜRKİYE, KÜÇÜĞÜ ise İSRAİL…" diye yazılar çıkıyordu…
4- Milletvekili Lütfi Akdoğan vefatından önce anlatmıştı;
Başkan Bush, yıllar önce kendisini ziyarete gelen Başbakan Demirel'in önüne Güneydoğu haritası koyup, şehirlerin etnik nüfusunu sayıyor ve "Ne işiniz var buralarda" diyordu, Demirel'in gıkı çıkmıyordu, otele döndüklerinde görüşmeye katılan milletvekili Lütfi Akdoğan "Sayın Demirel, neden masaya yumruğu vurmadınız?" diye soruyor, Demirel de "Lütfiii Lütfi... Amerika'dan korkmuyorsan gel sen yönet bu memleketi…" cevabını veriyordu…
Seyfullah Kılınç
"- Fırat şehîd düştü... Faşist öğrenci, saldırmaya hazırlanırken, öldürüldü, dediler.
- Aybüke şehîd düştü... "çorumlu şenay aybüke yalçın’ın ailesi de, muhtemeldir ki türkçü akımlara ilgi duydukları için vermişlerdir ona aybüke adını" diyebildiler... İmlâ, Ayşe Düzkan'a âid.
- Necmeddîn şehîd düştü... O da faşist sendikadan olmasaymış, dediler.
- Serap şehîd düştü... Ne yâni, Kürdistan dağlarında daha fazlası ölüyor, dediler.
Yâ hû kurşunladıkları bebekler için bile bir şey söylediler ve söylediklerini destekleyecek şerefsizler buldular. PKK'nın öldürdüğü bebekleri bile "acı ama savaş şartlarında olabiliyor, bunları konuşmaya gerek yok" diyebilenler, kalkmış, bize insanlık dersi vermeye kalkıyor, Türkçülüğü suçlamaya kalkıyor.
Fıratız, Aybükeyiz, Necmeddîniz, Serabız... Türklük yolunca cân veren Mehmetleriz.
Siz ise..."
Kutlu Altay Kocaova
Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın, karne gününde PKK'lı teröristler tarafından 22 yaşında şehit edildi.
Kaç gündür kadın hakları diye terörize olan, ortalığı kıyamet yerine çevirenlerden bir paylaşım gelir mi? Sanmam.
Allah şehitlerimize rahmet, kalanlarımıza sabır ve güç ihsan eylesin.
12 Eylül darbesinde idamla yargılanan Mahir Damatlar,CHP’li Tunç Soyer'in babası,darbe savcısı Nurettin Soyer tarafından maruz kaldığı işkenceyi anlatıyor.
-"15 Temmuz'da FETÖ ne ise, 12 Eylül'de Kenan Evren oydu.Bir kardeş kavgası filan değildi.Türk bayrağının yerine olarak çekiştiği bir bayrağı takdim eden birisine ben 'kardeşim' diyemem. Biz artık yakın çevremizdeki arkadaşlarımızın cenazelerini kaldırmaktan yorulmuştuk.
'Ya siz bir şeyler yaptınız.' Evet, biz de bir şeyler yaptık. Bir çatışma vardı. Biz de melek filan değiliz.
Diyarbakır Cezaevi'nde dışkı yedirdiler de, Mamak Cezaevi'nde baklava mı yedirdiler? Orada ne olduysa aynısı Mamak Cezaevi'nde oldu.
Devlet bizi asabilir, bizi vurabilir ama bizim namusumuza, iffetimize el uzatamaz. Devlet kahpelik yapamaz. Biz böyle inanıyorduk. Sonradan gördük ki yok, bunlar devlet değil. Bunlar devletin içine sızmış Amerikan ajanları.
70 yaşında bir teyzemizi çırılçıplak soyarak işkence yaptılar, ceriyan verdiler. Her şeyi tasdikliyorum evet. Evet, tasdikliyorum.
Onun babası zalimce işkence gördü. İşkenceyle işkence edilen Bekir Bağ'ın ailesi 30 sene sonra benim ifadelerim üzerine oğullarının intihar etmediğini öğrendiler.
Apo ve PKK hareketi, 12 Eylül cuntacılarının, Kenan Evren'in gayrimeşru çocuğudur.
Ey Kenan Evren ne oldu? Sen öldüğün zaman yüzün insan suretinde değildi. İstiklal Marşı'nı okudun diye soru mu sorulur be?"
Kuran Allahü Teâlâ’nın Kelamı ,insan ve Kuran ikizkardestir demiş Resulullah Efendimiz..Kurani Kerim de 114 süre vardır..Dünyamıza belli aralıklarla 114 adem ve eşi gelmiştir . artı...Dünyamızda herkesde şom gelen Ademin çocukları değildir. Bunlar sizlere ucuk gelebilir, kâinatta ekoloji bozulan gezegenlerden 6,7 kavim getirilmiştir. Dikkat edin birbirine benzemeyen insan ırkları var Dünyamızda ,kan grupları araştırın..İlk insan ve eşi yaklaşık 1 bucuk milyar önce Dünyamıza indirilmiştir..Dünyamız defalarca resetlemeye uğramıştır bunlar İslamdır ama malesef bu ilimlerin üzeri emevilerden itibâren örtüldu kapatıldı ..israliyati bırakalım artık
#Ademler #Adem #GöbekliTepe
#Halef #Allahayolculuk #Rahman #Allahiletanışmak #İslam #Kuran #HzMuhammed #Bilim #ilim #Tasavvuf #KuantumFiziği #NewtonFizigi #Boyutlar #46Boyutluevren #Rahman29 #Bakara156 #Araf172 #AdemveHavva #Ademler #uydurmahadisler #israiliyat #Kölelik #Cariyelik #Çokeşlilik #KadındövmeNisa34
https://t.co/r8sSIunbx4
@Bilge_Han34 hanımcım size bu kitapları öneriyorum..Türk milliyetçisi olsamda şu uyanış çağında ilimleri yaymak amacım kuffar öne geçmiş malesef..kuffar gençlerimizi ele geçiriyor geleneksel İslam anlayışı ve din adamları gençlerimizi islamdan uzaklaştırıyor.. Yahudi hiç bir şeyin altını boş bırakmaz dini alanı birakirmi bırakmadı zaten..içinizden gelirse kitapları okuyun zorla değil.. iyi geceler diliyorum
Bazı Müslüman kardeşlerime göre Allahü Teâlâ #Arapça konuşuyormuş bu her an yeni yaratimlarda olan Allahü Teâlâ ya aslında ILAHCC hakarettir..Allah ismi de diğer isimleri halleri gibi bir hal isimdir. Aslolan ILAHCCdur. kimse bunu bilmiyor
#RABBİMİNLİSANI
Allahü Teâlâ yarattığı bütün mahlûkatına #RABÇA hitap eder. #LevhiMahfuzRABÇA’dır. Allahü Teâlâ Elest Günü’nde nur bedendeki tüm insanlara “Elestü bi Rabbiküm’’ cümlesiyle RABÇA kendisini tanıtmıştır. İnsanlar ilk yaratılışında, ilk öğretmenimiz olan Rabbimizden RABÇA’yı öğrenmiş olarak halk olunmuştur. Bu bilgi ile biz insanlar, “kalu bela şehidna’’ (evet siz bizim Rabbimizsiniz) diyerek bu hale şahit olup tasdik ettik.
“Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oğullarının bellerine zürriyetlerini yerleştirmeden önce, onları kendilerine şahit tuttu ve ‘Ben sizin Rabbinizim’ dedi. Evet, şâhit olduk, dediler.” Araf Suresi-172
Fizik bedene geçişimiz Ademin ve Ademlerin bedenlerini yaratılışıyla başlamıştır. Allahü Teâlâ yine alem-i Elestte Ademe Rabça hitap etmiştir. Yine Allahü Teâlâ Ademi meleklere tanıttığı günde meleklere de Rabça hitap edip, meleklerden Rabça cevap almıştır. Bu halin şahidi Bakara suresinin aşağıdaki ayetleridir:
“Allah Adem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arz edip; eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin. dedi.” Bakara-31
“Melekler; Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.” Bakara-32
“Ey Adem! Eşyanın isimlerini (ilimlerini) meleklere anlat, dedi. Adem onların isimlerini onlara anlatınca; Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? Dedi.” Bakara-33
Allahü Teâlâ İnsanları yaşayacakları dünyalara gönderirken Rabça’yıda o insanların Levh-i Mahfuzlarına yani DNA’larına yerleştirmiştir ve insanların Rabça’yı hatırlamalarını aşağıdaki ayetle emretmiştir:
“Hatırla ki Rabbin meleklere; Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar; Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara; Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.” Bakara-30
Kur’ân-ı Kerîm’in tamamı Resulullah Efendimizin (s.a.v.) şahsından yansıyarak tüm insanlara hitap eder. Dolayısıyla Kur’ân ayetleri her insana fert fert hitap eder. Haliyle Bakara suresinin 30. ayetindeki “Hatırla ki” emri bu hitabı duyan her insanadır.
Allahü Teâlâ evvela insana Rabça hitap ettiği gibi kâinata ve içindekilere dahi yaratılırken Rabça hitap etmiştir. Kâinat ve içindekiler de oluşum halindeyken Rabça’yı bilip Allahü Teâlâ’nın emrine itaat etmişlerdir. Bu emrin akabinde yerler gökler ve arasındakiler hangi türde yıldız gezegen ve galaksi vs. oluşturacaklarını bilip kâinattaki ilahi düzene uyum sağlamışlardır. Bu halin şahidi Fussilet suresinin 11. ayetidir:
“Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de ‘İsteyerek geldik’ dediler.”
Yukarıdaki ayetlerden anlaşıldığı gibi Allahü Teâlâ nurdan-hücreye, zerreden-küreye, yıldızlardan-galaksilere, otlara, böceklere, kuşlara, denizlere, dağlara Rabça hitap etmiş, bu varlıkların nurdan hücreye, hücreden cisim halini almaya kadar olan yaratılış ve yokoluş süreçlerinde daima Allah’tan (c.c) vahiy alıp bu vahiye itaat etmişlerdir. Bu hale bir örnek aşağıdaki ayettir:
“Rabbin bal arısına; dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.” #Nahl68-69
Yukarıdaki ayetlerden anlaşılıyor ki Kur’ân-ı Kerîm’in aslı da Rabça’dır. Aslı Levh-i Mahfuzdadır. Levh-i Mahfuzda Rabça’dır. İnsan-ı Kâmiller “men aref“ sırrına ererler ve kendi nefsini tanırlar. Yaratılışını ve Rabça’yı hatırlarlar. Allahü Teâlâ onlara nefislerindeki ve ufuklardaki yani sonsuzluktaki ayetlerini gösterir. Bu halin şahidi aşağıdaki ayettir:
“İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi göstereceğiz ki onun gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?” Fussilet-53
İşte o zaman o İnsan-ı Kâmil olanlar Kur’ân’ın derinliklerindeki sırları anlarlar. Ona altı bin ayet altmış bin olur, altmış bin ayet altı yüz bin olur, altı yüz bin ayet altı milyon olur ve böylece o İnsan-ı Kâmile Allahü Teâlâ sonsuz ayetlerinin dilediği kadarını öğretir. O kul kâinatla kâinat olur. Zerre ile zerre olur. Alemlerle alem olur. Kâinatın her köşesinde yedi beden olur. Rabbinin ayetlerinden rızkı kadarını hıfzeder ve aslına döner. Kâinatta insana verilecek olan en büyük nimet budur.
İşte o İnsan-ı Kâmil yürüyen Kur’ân’dır. Surete giren her surenin yoldaşıdır. Her ayet onun tanışıdır. Yaratılmış her varlığın sırrı ondadır. Levh-i Mahfuza Rabça yazılan ilimlerin hamisidir.
Hal böyle olunca Rabça’yı hatırlamak insan makamına çıkmak için elzemdir. İnsan makamına çıkan İnsan-ı Kâmil makamına vasıl olur. Yerlerde göklerde ve arasında canlı cansız her varlık Rabça’yı bilir. Fakat İnsan makamına çıkmayan ehli dünya olup Rabbini hatırına getirmeyen insanlar, bu halden mahrum olarak ahiret alemine yeni bir hayata geçerken zorluk yaşarlar. Yerlerin göklerin ve arasındakilerin Rabça’yı bildiği ve Rablerinden Rabça istediklerinin delili aşağıdaki ayettir:
“Göklerde ve yerde bulunan herkes, O’ndan ister. O, her an yaratma halindedir.” Rahman-29
İnsan-ı Kâmil gönül aleminde Rabbi ile Rabça konuşur, Rabça ilham alır. Onun hali hep Rabbi iledir. Halk içinde Hak iledir.
Kur’ân’ı gerçek manada anlamak Arapça’yla olmaz Rabça’yla olur.
Allahü Teâlâ tüm insanları gerçek insan makamına çıkarsın ve Rabça’yı hatırlatsın.
Bu mübarek üç aylarda sizlere duamız bu olsun.
Allaha emanet olun.
Cafer İSKENDEROĞLU
#Halef #Allahayolculuk #Rahman #Allahiletanışmak #İslam #Kuran #HzMuhammed #Bilim #ilim #Tasavvuf #KuantumFiziği #NewtonFizigi #Boyutlar #46Boyutluevren #Rahman29 #Bakara156 #Araf172 #AdemveHavva #Ademler #uydurmahadisler #israiliyat #Kölelik #Cariyelik #Çokeşlilik #KadındövmeNisa34 #Rabça
https://t.co/r8sSIunJmC
Tarihçi Yazar Kazım yurdakula göre bu ülkede 30 milyon kripto dönme varmış, bu sayı doğru ise tam bir felaket, hariciye akademi eskilerini açıklamalarını görünce artık hak veriyorum