CHP’li vekilin Alman gizli servisiyle ilgili analizi hayli ilgi çekti.
CHP’den başka bir vekil aradı bu kez.
Tespite destek verdi, geçen yılki Tunceli Munzur Gözeleri’ne yapılan mescite yönelik protestoyu hatırlattı.
“Bu olayı araştırın daha iyi göreceksiniz” dedi.
Araştırırken Gürsel Erol’un protestoya tepkisiyle karşılaştım.
Bir kamu yöneticisi de şöyle dedi:
“O tarihte Alman elçiliğiyle birlikte BND (gizli servis) ajanları Sivas, Malatya, Tunceli dolaşıyordu, sonrasında bu eylem oldu.”
Sohbette başka ilginç bilgiler de aktardı.
“Ali’siz Alevilik” veya “İslam dışı Alevilik” düşüncesini yaymaya çalışan Alman gizli servisinin kontrol ettiği derneklere bütçeden kaynak bile aktardığını söyledi.
Yeni dönemde de Alevileri CHP’den kopararak marjinalleştirme çabası içinde olduğunu ifade etti.
Hal böyleyse, Almanlar CHP’deki ayrışmanın göbeğindeler ve Kılıçdaroğlu’na yönelik öfkeyi de örgütlemişler.
Mevzu derin.
Daha çok su kaldırır.
⭕️Devlet okulunda velilerden “Bağış” adı altında kayıt parası istenemez.
⭕️İstanbul’da 80-100 bin lira arası kayıt parası isteyen okullar olduğu iddia ediliyor.
⭕️Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: Kayıt parası isteyeni bize şikayet edin, gereğini yapalım.
Lafım, muhalif dostlarımadır, özellikle gazetecilere.
Hep söyler, yazarım, tekrar edeyim.
Siyaset ahlakı, ilkelerle inşa edilir, ilkelerinizi kaybederseniz, ahlakınız olmaz.
Boğazda ormana saplanmış kaçak villaya kör ve sağır kalarak ilkesiz davranmayın.
‘Ama efendim, AK Parti de şöyle yapmıştı, böyle yapmıştı, falan filan…’ diyecekseniz sorarım.
Siz, neye karşısınız?
Yanlışa mı?
Sadece iktidarın yanlışına mı?
Yoksa korkuyor musunuz?
‘Diktatör’ dediğiniz adama bile her gün çemkirme özgürlüğünüz varken, mahallenizde sizi bu kadar ürküten kim ola ki…
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın açılışında sahnelenen ahlaksızlık, karşı karşıya olduğumuz tehdidin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
İnsanları birleştirmesi gereken bir uluslararası spor etkinliği insanlığa, fıtrata, insanı insan yapan değerlere düşmanlıkla açıldı.
Olimpiyatlar; insan tabiatını bozan, aileyi ifsat eden, nesillerin emniyetini ve bekasını tehdit eden sapkınlığa alet edilmiştir.
Olimpiyatların uluslararası etkisi kullanılarak en masum varlıklarımız olan çocuklarımız iğrenç bir şekilde hedef alınmıştır.
Paris’teki rezil sahne sadece Katolik âlemini, sadece Hristiyan dünyasını değil; en az onlar kadar bizi de rencide etti, bizde de infial oluşturdu.
LGBT sapkınlığını özgürlük olarak lanse edenlerin başörtülü sporculara tahammül edememesi, bunların kafalarındaki özgürlük tarifini de ortaya koymaktadır.
Bunlar sadece İslam’a ve Müslümanlara değil; fıtri olan, kutsal olan her şeye düşmanlar.
Paris skandalı, bu gerçeği bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır.
Sapkın akımlarla ve bunları insanlığın başına bela eden küresel güçlerle mücadelemizi tavizsiz şekilde sürdüreceğiz.
Cinsiyetsizleştirme projelerinin ülkemizde hamiliğini, bölücü örgütün siyasi uzantılarının ve CHP’li belediyelerin üstlenmesi de gerçekten ibret vericidir.
Paris’te sahnelenen rezaletin herkesin gözlerini açacağına; hepimiz için bir uyanış, bir toparlanma vesilesi olacağına inanıyorum.
Birileri ısrarla görmezden gelse de Türkiye’de bir başıboş köpek sorunu var. Milletimiz bizden bu sorunu çözmemizi istiyor.
Ülkemizin dört bir yanından yükselen feryatlara sessiz ve tepkisiz kalmamız düşünülemez.
Bu meseleyi, Meclis tatile girmeden önce Genel Kurulun takdirine sunacak, Cumhur İttifakı olarak teklifi yasalaştırıp sokaklarımızı güvenli hale getireceğiz.
SGK’nın yaklaşık 100 milyar lirayı bulan belediye alacaklarını kaynağından tahsil etme kararı, gündemdeki yeni tartışma başlığımız.
Özellikle CHP, belediyelerde çoğunluğu ele geçirince bu kararın alındığını, hizmet etmelerinin engellenmeye çalışıldığını söylüyor.
Önce şunun altını çizelim.
Son yılların en ağır iktisadi bunalımı yaşanırken devletin kara delikleri kapatma çabası normaldir.
Bu aşamada ‘efendim bu krizi biz mi çıkardık, neden şimdi bedel ödeyelim’ diyen muhaliflerin sesi yükseliyor.
O zaman şurdan başlayalım.
SGK’ya en fazla borcu olan 5.belediye, Şişli, 1.8 milyar lira.
1999’dan bu yana DSP ve CHP tarafından yönetildi.
Yani, bir başka sağ partiden görev devralmadılar.
En borçlu ilk 4 sıradaki Ankara, İzmir, İstanbul ve Adana’daki CHP yönetimi ikinci dönemine girdi, 5.5 yıldır işbaşındalar.
Özellikle Ankara çok ilginç. Mansur başkan 2019’da 225 milyon lira SGK borcu devralmış, bu rakam 25.5 kat artarak 5 milyar 751 milyon liraya ulaşmış, nüfusu 4 kat fazla olan İstanbul’u bile ikiye katlamış.
Peki, burda bir sorun yok mu?
AK Parti’nin yanlışlarını düzeltme iddiasıyla göreve talip oldunuz, kazandınız, hadi borçları ödeme imkanınız yoktu, 25.5 kat arttırmak neyin nesi?
Görevdeki 6. yılınızda hâlâ mazeret mi üreteceksiniz?
Borçların ödenmesinden vazgeçtik, arttırmamak için daha kaç yıla ihtiyacınız var?
Tamam, hükümeti eleştirelim (biliyorsunuz bazen ben de kızıyorum) ama doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi de bilelim.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi haline gelmiş bir Türkiye'yi inşallah inşa edeceğiz. #15Temmuz