İnsanların yaralarını sarmaya çalışırken kendi yaralarımı kanamaya mahkum etmişim. Kendinden vazgeçmiş olmanın geç kalınmış çaresiz bir pişmanlığı var üstümde.
Kabuk tuttuğunu sandığım yaralarım bu kez ilk kez yara aldıklarından daha çok kanıyor. Hayat dikenleri bana sunup bunları güzelleştirmemi ve bunları diğer herkese sunmami bekliyor üstelik bu kanayan yaralarla.
Doğum iznini artırarak çocuk sayısını artıramazsınız.
Ne zaman ki bebek mamaları kilitli market raflarından indirilir,
ne zaman ki en pahalı değil en kolay ulaşılabilen gıda hâline gelir…
İşte o zaman bu ülkede çocuk sayısı artar.
Nüfus politikası izinle değil, geçim güvencesiyle olur.
Kardeşimizin intihar haberini duyduğumdan beri kendime gelemedim, boğazım düğümlendi...
Fotoğrafına bakınca gözleri gülüyor, neşeli, sanki hayatla barışık... Bu yüzden kimse sormadı nasıl olduğunu.
Daha ömrünün baharında, kim bilir nasıl boğuldun da her şeyden ümidini kesip canına kıydın.
Sevdiklerinizi, insanları yalnız bırakmayın. Dinleyin, duyun… Bir "Nasılsın?", bir ihtiyacın var mı bir tebessüm...
Çünkü bazen bir "Nasılsın?" geç kalınmış bir ilk yardım olur.
Rabbim taksiratını affetsin, rahmetiyle muamelede bulunsun.