Her şey tam da tahmin ettiğim gibi gidiyor.
CLARITY Yasası reddedildi. Fed faiz oranını artırdı.
Bitcoin şimdi benim çizdiğim yolu takip ediyor:
$76K → $70K → $63K → $57K → $80K → $170K
Akılda tutun: 2022'de Bitcoin'in $17K dip seviyesini ve 2025'te $126K zirvesini herkese açıkça tahmin etmiştim.
Tekrar alıma başladığımda, her tahmin buraya ilk olarak paylaşılacak.
Takip edin ve bildirimleri açın.
"Ehline denk gelmeyen her şey ziyan olur"
Sevmeyi sevilmeyi bilmeyen, sadakatten anlamayan ya da empati yeteneği olmayan birine kalbinizi açtığınızda, verdiğiniz tüm emekler yıpranır ve ziyan olur.
(İstediğini istediğine anlatabilirsin ben çoktan değiştim.)
@Kaybedlerklbu Sevdiğim kızla aramızı düzeltmesi için birine arabamı teklif ettim. Kız deli olduğu için adam korkup arabadan vazgeçti. 😂 (Gerçek hikaye
Biraz duygu sömürüsünden zarar gelmez. Sen de hala 27 Mart'ı dilinden düşürmüyorsun. Başkasıyla mutlu olmam, ona yaptıklarım seni kudurtuyor... Senin de düşlerin vardı, değil mi? Ah, evet. Standartlarımı düşürmek yerine, erişilmesi zor olan için çabalamayı tercih ediyorum.
Tarot, fal vesaire olmadan adım atmadığını bildiğim için ve bu ay haritanda yeni aşklara çok açıkmışsın; benden git, bir daha geri dönme diye 20 gün bekledim. Haydi hayr olsun
Herkesi o kadar güzel manipüle ettim ki kendi arkadaşlarım bile sorunun gerçekten bende olduğunu sandı. Bir ara ben bile inandım sana aşık olduğuma; tabii o sıralar herhalde dördüncü postaya geçiyorumdur. Kimin içinde olduğum bile belli değil. ;)
365 gün hesabımı check ediyorsun, her gün giriyorsun hesabıma. Dile kolay... Her gün! Sana hiç yakışmıyor. Yalanlarınla çelişiyorsun zaten, birçok insan da inanmıyor sana. Hesabımı 6 ay gizliyorum, açıyorum; 1-2 saat sonra bakmış oluyorsun. Bir buçuk ay gizliyorum, açıyorum; yine 1-2 saate bakmış oluyorsun. Sen nasıl bir şeysin ya, nasıl bir takıntı kızım bu? Yerin kulağı var, yapma bak böyle şeyler; duyarlar, bütün yalanlarla dolu senaryoların piç olur.
Ben aptala yatıyorum; susuyorum, yutuyorum "Aman kalbi kırılmasın, aman üzülmesin" diye de sen haddini aşıyorsun... Ağlamışım da, kapında bekliyormuşum da, kendimi hatırlatmak için çabalıyormuşum ama sen yüz vermiyormuşsun. :) Cunda'ya seni görmeye gelmişim... (Ulan Cunda'da ben mi çıktım sürekli senin karşına? Ben de sanıyorum ki kızı özlediğim için halüsinasyon görüyorum; meğer sen benim attığım adımı takip ediyormuşsun.) Senin peşini bırakmıyormuşum, ateist öyle anlatıyormuş. İş yerine gelme salaklığımda da ekmeğine yağ sürmüş oldum.
Beni gelip sorduğun o kişiyi de o günden beri hiç görmedim; görürsem o konuyu aydınlatacağım. Ve biliyor musun, hala konuşuyor olmaları senin benim sayemde. Sen iftira atıyorsun, ben "Doğrudur" diyorum, geçiyorum. Arada sen varsın diye onları yataklarından don atlet aldırmıyorum. Sense ömür boyu övün bu yalanlarla; nasıl olsa karmasını yaşamadan ölmeyeceksin. Ve sana helallik yok, sen helallik alamazsın benden. Sana daha önce de söylemiştim: Bu iş güzellikle bitmiyorsa zorla bitecek! Kaldıracaksın, 27 Mart'taki paylaştığın o resmi sileceksin; gram yürek yok sende, silemezsin. 9 köyün dikkatini çekmeye çalışan narsist bir kezbanın tekisin.
Bir arabadan inip öbürüne biniyorsun; caddede, tuvalet önlerinde, yolda sürekli flört hâlindesin ama kalbin bana ait. :) İlgisiz kalınca dönüyorsun kürkçü dükkânına, "Beni anlarsın, soru sormazsın" diyorsun bir de. Garip tipler, manasız-boş göndermeler, varoşlarla dolu arkadaşlık listen... Ulan her gördüğümde yolumu değiştiriyorum, kalbini kırmadan peşimi bırak diye dört dönüyorum ama ağzım sıkı diye her türlü iftiraya maruz bırakıyorsun beni.
Kuryeci konuşmalarınızı bütün esnafa göstermiş; karaktersiz, haysiyetsiz... Layığın da bu zaten. Konuştuğun günleri de hatırlıyorum; ben de zaten o yüzden kız arkadaşımı getirmiştim ateistin karşısına. Potansiyelleri hep sıcak tutuyorsun; ben de gençken çok zıpladım, sonra ebeminkini tersten gördüm.
Sadece bir konuda yanlış anlaşılma oldu. Bunu da tabii şu yüzden üzerime alındım: Aynı ortamda bulunduğumuzda kafanı kaldırdığında hep bana bakıyordun, ben o ortamda başka birini kestiğini hiç görmedim. Başkasıyla date'e çıktığımda kıskanıyordun; yanımda dişi sinek görsen, dokunsam düşecek ya da ağlayacak durumda oluyordun. Ağladığın, bayıldığın, geberdiğin günler dün gibi aklımda. Nispet için getirdiğin kuzenin (yani milyon tane erkekle gelebilirdin, elini sallasan ellisi), müzik listen ve arkadaşlarının tavırları... Biriyle gece sohbetinde çocuk sana "Çıkalım" diyor, sen de "Olmaz, okuldan ciddi olduğumuz biri var, tanımazsın" diyorsun. Benim kulağıma geldiğinde de bütün bunları düşününce ister istemez üzerime alındım.
Davranışların, az bir deli oluşun hoşuma gitti ve sevdim. Bu bir hataydı. Duyguların safsa götü başı toparlayamam diye helallik almak için uğraştım. Sen ne yaptın? İstediğin olmadı diye herkese arkamdan yalan yanlış iftiralar attın. Bir de utanmadan "Gel" diyorsun, "Ben sen diye ölüyorum" diyorsun, "Beni seç" diyorsun. Yaptığın ihanetleri hep gizliyorsun ya (ya da gizlediğini sanıyorsun), dışarıdan komik gözüküyor, bilgin olsun. Yoksa sen saf değilsin, sen fırıldaksın; mutaassıp ailenin fırıldak kızısın. Diyorum ya, susuyorum, önünü açıyorum.
O yüzden bu işi uzatmaya gerek yok, herkes kendi ligine...