Sakarya'da Cumhuriyet Savcısı B.Y.Ç. ile minibüs şoförü S.K. arasında trafikte yaşanan tartışma, araç kamerasına yansıdı.
Savcının tavırları büyük tepki topladı.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, savcı ve minibüs şoförü hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı.
👁️ EMDR TAMAMLANDI!
🧠ŞEMA TERAPİ TAMAMLANDI!
🗣️DİKSİYON DEVAM EDİYOR !
Şimdi ise;
Eğitimde gelişim, meslekte güçlenme zamanı!
Eğitim Gücü Sen olarak; öğretmenlerimiz ve psikolojik danışmanlarımız için hazırladığımız “Temel - Teorik BDT Eğitimi” ile yeni bir eğitim sürecini daha başlatıyoruz.
Düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkiyi bilimsel temellerle ele alan bu eğitim programı; mesleki donanımını artırmak isteyen tüm eğitim çalışanlarına önemli katkılar sunacak.
Mesleki gelişimi destekleyen, sahaya katkı sunan ve eğitim çalışanlarının yetkinliklerini güçlendiren çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
İşimiz Gücümüz Eğitim diyor sizleri Eğitim Gücü Sen’li olmaya davet ediyoruz;
https://t.co/U3vBimzXbG
Genel Başkanımız Oğuz ÖZAT ve Genel Sekreterimiz Sinem AKŞEMSETTİNOĞLU, Genel Başkan Yardımcılarımız Tuba Nur OLÇAY ve İbrahim Halil TOPALLAR’dan oluşan heyet, Konya’da bir dizi kurum ziyaretleri gerçekleştirmiştir.
Konya İl Başkanımız Gülsüm DEMİREL ve Konya il yönetimimizle gerçekleştirilen ziyaretlerde eğitim çalışanlarının talep ve sorunları ele alınmış, sahadaki ihtiyaçlara ilişkin istişarelerde bulunulmuştur.
Eğitimde rehberlik hizmetlerinin güçlenmesi; sağlıklı birey, güçlü aile ve bilinçli toplum için büyük önem taşımaktadır.
Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 27. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi’nde emeği geçen tüm paydaşlara ve Türk PDR Derneği’ne teşekkür ediyor, kıymetli çalışmaları dolayısıyla akademisyenlerimizi tebrik ediyorum.
Genel Başkanımız Oğuz ÖZAT, Genel Sekreterimiz Sinem AKŞEMSETTİNOĞLU ve Genel Başkan Yardımcılarımız İbrahim Halil TOPALLAR ve Tuba Nur OLÇAY, Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 27. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi’ne katılım sağlamıştır.
Dikkat, bağımlılık ve aile gibi önemli konuların ele alındığı kongrede emeği geçen tüm paydaşlara ve Türk PDR Derneği’ne teşekkür ederiz.
Türk PDR Derneği Genel Başkanlığı görevini devralan kıymetli yol arkadaşım
Mehmet Engin Deniz’i tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.
Başkanlık görevini devreden değerli dostum Mehmet Fatih Kılıç’a da emekleri ve katkıları için teşekkür ediyor, görev değişiminin Psikolojik Danışmanlar camiasına hayırlı olmasını diliyorum.
Mesleğimiz ve meslektaşlarımız adına yürütecekleri çalışmalarda kendilerini desteklemeye devam edeceğiz.
@mengindeniz@mfatihkilic1991
Türk PDR Derneği Genel Başkanlığı GÖREV DEVRİ
Türk PDR Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulumuzda görev değişimi gerçekleşmiştir.
Yönetim Kurulu toplantısında Sayın Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz Türk PDR Derneği Genel Başkanı olarak görevlendirilmiştir.
Dün akşam Tamirat ve Tadilat programının Türkiye bölümünü izledim. Bölümde, kendi ifadeleriyle “Türk Canavarı” olan Anadol STC-16’nın restorasyonu anlatılıyor.
Görüntüler, hikâye anlatımı, Türk sanayi ustalarının bilgi ve becerileri, yerli otomobilimizin yeniden hayata dönüşü... Hepsi bir araya gelince ortaya adeta muhteşem bir Türkiye tanıtımı çıkmış. Programın sonunda insan ister istemez “Acaba Turizm Bakanlığımızın hazırladığı bir tanıtım filmi mi izledim?” diye düşünüyor.
Mutlaka izleyin, mümkünse çevrenize de izlettirin. Çünkü bizim tam da böyle işlere, böyle bakış açılarına ihtiyacımız var.
Irmak Öğretmenimizin yaşadıkları, delilleriyle tanıklarıyla karşımızda. Bütün suçu okul müdüresine atıp da sadece onun ceza almasını sağlamak çözüm değildir!
Adalet değildir!
O ilçedeki şube Müdürü, başkalarının bulunduğu ortamda "o öğretmeni bitireceğim, geldiği yere geri göndereceğim" demiş midir?
İlçe milli eğitim Müdürü ilçe kaymakamının sorunu çözmesini söylemesine rağmen kaymakama “ boş yer yok” öğretmene ise "ücretli öğretmeni ekmeğinden mi edeceğim? Mecbur gideceksin. Rapor alayım deme işlem başlatırım" diyen kişidir.
Bu sorunun kaynağı İl MEM - ilçe MEM’dir.
Okul müdiresi suçludur ama tek suçlu değildir. Hepsi bu suça ortaktır.
Ağrı Valiliğinin yaptığı açıklamayı kabul etmiyoruz.
Orada asıl sorun yalnızca okul müdiresi değil, Oradaki sorun zorbalık yapan yetkili sendika ve onunla işbirliği yapan yöneticilerdir. Şube müdürleridir. ilçe MEM’dir.
Sorunun asıl kaynağı olan İl MEM Müdürünün gönderdiği müfettişleri kesinlikle kabul etmiyoruz. Eğitim Gücü Sen olarak yarın Bakanlıktan Bakanlık Müfettişi talep edeceğiz.
Milli Eğitim Bakanı bu konuda inisiyatif almalıdır Türkiye'nin birçok yerinde Yetkili sendika ve yöneticiler işbirliğinde öğretmene benzer zorbalıklar yaşatılmaktadır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcagrivaliligi@hasan_kokrek@HamurMEM1@mehmetozmus_
@serkanbebek61 Üyesi olmayan öğretmenler için şiddet mağduru diye şehirlere gitti. Diyarbakır a gelemezsin edemezsin dediler gitti. Üyesi için her şeyi yapacağına inancım tam. Bunu geçmişte de yapmıştır yine yapar. Hakaret edecek başka bahane bulmanı tavsiye ederim.
Hatırlar mısınız bilmem...
Mobbing Günlükleri diye tam 17 hafta yazı yazdım. Sonrasında da devam ettim bu konuya dikkat çekmeye. Liyakatsizliğin, kayırmacılığın, torpilin getirdiği noktada her gün birilerimiz vazgeçiyor dedim. Ama "az mı yazdım" diye soruyorum şimdi kendime...
Kimlerin canı yandı?
Kimlerin gözüne yaş düştü?
Kimlerin ruhunda yaralar açıldı?
Boşuna demiyorum görüyorum, engel olmaya çalışıyorum.
Ve o yaklaşmakta olan bir gün gelecek ve göreceğiz...
Irmak Ayşe Koparan’ın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan süreç; yalnızca bireysel bir acı değil, eğitim çalışanlarının yıllardır dile getirdiği sorunların ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğinin somut göstergesidir.
Öğretmenimiz; görev yaptığı bölgede barınma ve ulaşım sorunları yaşadığını defalarca dile getirmiş, maruz kaldığı baskı ve çalışma koşullarına ilişkin yardım talebinde bulunmuştur. Ancak tüm bu çağrılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması, sürecin görmezden gelinmesi ve yaşananların ciddiyetle ele alınmaması kabul edilemez bir ihmaldir.
Bir öğretmenin yalnızlaştırılması, psikolojik baskı altında bırakılması ve temel insani ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretilmemesi; sadece idari zafiyet değil, vicdani sorumluluğu da beraberinde getirmektedir.
Eğitim çalışanlarının güvenli barınma, insanca çalışma koşulları ve sağlıklı ulaşım hakkı görmezden gelinemez. Hiçbir öğretmen kaderine terk edilemez.
Yaşanan bu acı olayın tüm yönleriyle, şeffaf ve tarafsız biçimde soruşturulmasını; ihmali, sorumluluğu veya kusuru bulunan herkes hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin ivedilikle yürütülmesini talep ediyoruz.
Bir öğretmeni tükenişe sürükleyen şartları oluşturanlar kadar, bu çağrılara sessiz kalanlar da kamuoyu vicdanında sorumludur.
Irmak Ayşe Koparan’a Allah’tan rahmet, ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Bugün bir öğretmeni; emeğiyle, umuduyla, öğrencilerine dokunan bir hayatı daha kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı terörün karanlığıyla kaybetmiştik. Bugün ise öğretmenimiz Irmak Ayşe Koparan’ı; mobbingin, yalnız bırakılmışlığın ve görmezden gelinen çığlıkların sonucunda yitirmenin acısını taşıyoruz.
Öğretmenlik mesleği; fedakârlık, sabır ve adanmışlık ister deniliyor ancak hiçbir öğretmen; baskıya, psikolojik yıldırmaya, yalnızlaştırılmaya ve değersiz hissettirilmeye mahkûm değildir. Eğitim kurumlarında oluşan her türlü mobbing, sadece bireyi değil; eğitim ortamını, çalışma barışını ve geleceğimizi de derinden yaralamaktadır.
Bir öğretmenin sessiz çığlığını duymamak, yaşadığı baskıları görmezden gelmek ve onu çaresizliğe sürükleyen düzene sessiz kalmak kabul edilemez. Bu nedenle yalnızca uygulanan baskılar değil, bu baskılara göz yuman anlayış da sorgulanmalı ve gerekli sorumluluk alınmalıdır.
Öğretmenlerimizin güvenle çalışabildiği, kendini yalnız hissetmediği ve değer gördüğü bir eğitim ortamı oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Irmak Ayşe Koparan öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Kaç defa dedim, kaç satır yazdım...
Mobbing sessizdir ama hızlıdır, can yakıcıdır diye.
Sessiz çığlıklar bir gün böyle avaz avaz bağırır, can yakar çünkü. Canımız yandı.
Bizim başımıza gelmeden anlamadığımız, anlamaktan imtina ettiğimiz acı, nasıl yaktı?
Lütfen siz de ses olun. Haksızlık üzerine Irmak öğretmen ulaşımı sağlanmayan lojmanlı bir köy okuluna verildi. Erkek öğretmen lojmanda kalmasına rağmen Irmak öğretmen ulaşımı olan bir okula görevlendirilmedi. Bunun üzerine bir çok üst kuruma başvurdu şikayette bulundu.
@593Recep Lafı yanlış anlamışsınız sendikacılık yapmadıkları için benim üyeme kimse bunu yapamaz diyor. Siyasal sendikalar kendi derdinde olduğu için öğretmenin hakkını hukukunu düşünen yok. Genel başkan şiddete uğrayan üyemiz olmayan öğretmen için şehir şehir gezdi.
Dün bu acı haberi aldık anne ve babası da dün yola çıktılar ulaşamadılar uzak. Irmak ilk ataması ilk heyecanla gitti. Malesef ki emeğinin karşılığını alamadığını görüyoruz yani ne diyeceğimizi bilmiyoruz boğazımız düğüm. Küçük kızım yattığın yer incitmesin seni...