Bazı oyuncular küsmesin diye oynaması gereken oyuncular oynayamıyor, yine küsmesinler diye oyundan alınamıyorlar. Hakem öyleydi böyleydi biz GALATASARAYlıların umrunda olmaz , gerekirse hakemi de yenin. Burası GALATASARAY ulan !
#okanburuki̇stifa#TSvGS
Transfer yok evette bu oyuncular da Çorum gibi bi takımı yenemeyecekse bıraksınlar bu işi ! Bu takımda kesik yiyecek 3-4 adam var net ! Okan hocam 5 sene oldu takım oyunu nerede ? Hep transfer hep transfer nereye kadar hocam ? #GSvÇFK
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
@hazar_buyuka Okan hocada maalesef bi Fatih Terim cesareti yok. Galatasaray tarihinin en büyük transfer bütçeleriyle transfer yapıyor ancak hiç bir açıklamasında bi 10 Milyon € da altyapıya yatıralım dediğini duymadık.
O yüzden çok haklısınız….
Zaten olması gereken vaatler. Benim ilgimi çeken de tribün detayı . Adamın stadına 500 kişi gitmiyor ama yayın gelirini eşit alıyor. Adaletsizlik! Bir de üstüne şampiyonluk dağıtımını kaldırtıyorlar.
🗣️ TFF Başkanlığı’na aday olduğunu açıklayan Uğur Meleke’nin bazı vaatleri;
• Yabancı sınırını tarihe gömmek: 20 yılda 14 kez değiştiği için artık hiçbir ciddiyeti kalmamış, bence Türk futbolunda cehaletin simgesi olan yabancı sınırını tarihe gömmek. Onun yerine “yabancı vizesi uygulaması” getirmek. Bir yabancı futbolcunun Süper Lig vizesi alabilmesi belli bir puan toplaması koşulu oluşturmak. Sporcunun yaşı, ülkesinin FIFA sıralaması, geldiği ligin kategorisi, üst ya da alt grup millilik, geçtiğimiz sezon oynadığı müsabaka sayısı gibi kriterlere puanlar atamak. Ve totalde belli bir puana ulaşan sporcuya vize vermek.
• Ligi 16 takıma düşürmek: 16 takımlık-30 haftalık Süper Lig, 5 Avrupa bileti ve 4 küme düşeniyle son maça kadar herkesi yarışta tutacak. 240’ta 240 kaliteli müsabaka olacak hedef. Üst üste iki hafta içi Avrupa maçı olduğunda hafta sonuna lig koymama özgürlüğü getirecek. İki “kupa hafta sonu” takvimiyle, Türkiye Kupası’na olan ilgi de artabilir bu sayede.
• Lig fikstürünü serbest bırakmak: Milli maç öncesine derbi koymama saçmalığını tarihe gömmek. Tümüyle önceden atanmış derbi haftalarından vazgeçmek ve bütün takımları eşit koşullarla kuraya sokmak.
• Havuz dağılımına tribün kriteri: Halen yayın havuzunun yüzde 48’i tüm takımlara eşit, yüzde 46’sı puan primi, yüzde 6’sı da sıralama primi olarak dağıtılıyor. Benim amacım, bu üç kriterin yanına “tribün kriteri”ni de eklemek. Stadına daha fazla seyirci çeken kulüp, havuzdan da daha fazla pay almalı.
• Kulüplere teknik adam sınırı: Nasıl bir teknik direktörün bir sezonda maksimum iki takımla sözleşme yapma sınırı varsa, aynı koşulu kulüplere de getirmek. Herhangi bir sebeple bir yılda ikinci teknik adamıyla da yolları ayıran kulübe altyapı sorumlusuyla sezonu tamamlama zorunluluğu.
• Takım elbiseli holiganizme son: Ben Türk futbolunda bir “hakem sorunu”ndan çok “yönetici sorunu” olduğunu düşünenlerdenim. 6222 sayılı sporda şiddet yasasının da, futbol disiplin talimatının da yeniden yazılması, ne işe yaradığı bilinmeyen 45 günlük hak mahrumiyeti gibi komikliklerin yerini caydırıcı cezaların alması, ‘takım elbiseli holiganizm’in son bulması gerek.
• Boğaziçili/ODTÜ’li hakem kadrosu: Türk futbolunda Boğaziçili, ODTÜ’lü hakemlerin sayısını artırmak, hakemliği beşinci sanayi devrimine hazırlamak. Zaten birkaç sene içinde tüm saha çizgileri şahin gözü teknolojisiyle donatılacak. Futbol toplarında ve kramponlardaki küçük çipler sayesinde aut-korner taç-ofsayt gibi dertler kalmayacak. Temasların şiddeti hakemin saatine gelecek. Hakemlik hususunda mafyatik jargondan çıkıp, inovasyon ve bilime yönelmeliyiz hızla.
• Mill Takım primlerini kaldırmak: Milli takımın potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilmek için de ciddi bir reforma ihtiyaç var. İlk iş olarak A milli takım primlerinin kaldırılarak yatırımın alt yaş gruplarına kanalize edilmesi gerek. Ulusal takımı şehir şehir dolaştırmak yerine bir ‘milli takım stadı’ ve ‘milli takım taraftarı’ kültürü de yaratılmalı.
• TFF bütçesini altyapıya yönlendirmek: TFF’nin 8 buçuk milyar liralık (yani yaklaşık 180 milyon dolarlık) giderinin dağılımını değiştirmek. Mesela 2025-26 faaliyet raporunda görünen 171 milyon liralık teşkilat gideri makul müdür? Engelli futbolu giderleri 9 milyon iken teşkilatın gideri neden 171 milyon liradır? Bu tarz gider kalemlerinin kısılması, altyapılara, sokaktaki çocuğa aktarılması gerekmez mi?
• TFF’nin personel sayısını azlatmak: TFF’nin 440 personeline mesleki yeterlik testi yapılarak sayının makul bir seviyeye çekilmesi.
Çoğu futbolcu beklentinin çok altında performans gösterdi .
İkincisi de forvetsiz oynayacak kadar büyük organizasyonumuz yok Montella hocam sokaktaki adama sorsan Kerem ile başlamaz #BizimÇocuklar
İbrahim Hacıosmanoğlu: "Dursun Özbek ve Abdullah Kavukcu ile görüştük. Maçla ilgili şikayetleri vardı. Maçta bir pozisyon var. Hakem arkadaş sarı kartı göstermemiş. Ama orada serzenişte bulunması gereken bana göre Fenerbahçe'ydi. Fenerbahçe 8 kişiyle atak yaparken hakem pozisyonu durdurup yerde yatan arkadaşın yanına gitti."