OKULLAR 14 EYLÜL’DE AÇILIYOR:
SİZDEN KÜÇÜK BİR RİCAMIZ VAR…
Çocuğunuza şunları anlatın:
👶 Kimsenin boyu, kilosu, görünüşü, kıyafetleri, aile hayatı ya da ilgi alanlarıyla dalga geçilmemesi gerektiğini öğretin.
👟 Her gün aynı ayakkabıyı giymenin veya eski bir çantayla okula gelmenin utanılacak bir şey olmadığını söyleyin.
🌈 Farklılıkların bir kusur değil, hayatın doğal bir parçası olduğunu; hiç kimsenin farklı olduğu için dışlanmaması gerektiğini anlatın.
💡 Okulun; alay etmek, üstünlük kurmak veya rekabet uğruna başkalarını üzmek için değil, öğrenmek ve gelişmek için var olduğunu hatırlatın.
❤️ Bazı çocukların zor şartlarda büyüdüğünü, bu nedenle anlayışlı, nazik ve merhametli olmanın çok önemli olduğunu vurgulayın.
Unutmayalım; saygı, hoşgörü ve merhamet önce evde öğrenilir.
HER ŞEY EVDE BAŞLAR!
yanlış anlaşılma korkusuna o kadar sahibim ki. nedense herkes her dediğimi tam anlamıyla anlamak zorunda gibi. açıklıyorum şöyle demek istedim anladın di mi diye soruyorum yanlış anlaşılmak kötü anlaşılmak korkunç geliyor anlamadım
Artık kimseyle konuşamıyoruz farkında mısınız? Ayaküstü olsa bile bi anda tavsiye dinlemeye başlıyoruz. Selam vermek insanı yetersiz ve kötü hissettirecek hale geldi. İş hakkında, sağlık hakkında, hayatın hakkında, kilon hakkında bi anda tavsiye bombardımanına dönüşüyor muhabbet
evde misafir varken belirli aralıklarla bos odaya gidip kendi kendime 3-5 dakika oturup tekrar iceri geciyorum yalnız kalmayı bu kadar sevmeseydim keske
Sabah kalkıp kahve yapabilmek, tuvalete gidebilmek, duş alabilmek, masaya oturup bir şeyler yiyebilmek çok büyük nimetmiş, kaybedince anlıyor insan. Rutinlerinize özen gösterin ve tadını çıkarın, yatırım tavsiyesidir.
2 aylık bebek geldi. Aile ek gıdaya başlamış. Turşu falan veriyormuş 😳😳😳 bal vermeyin sakın dedik, yok hocam sevmiyor zaten dedi 😳 vermişler yani. Bildiğin çocuk istismarı bu 😳 hoşgeldin çölyak adayı bebek hoşgeldin hipertansif adayı bebek
bugün çantadaki su akmış her yer ıslandı tablet şarj aleti kulaklık falan sonra sinirlendim gözlerim doldu. arkadaşlarımdan biri “bence aslında ağladıgı sey her şeyin ıslanması değildi” dedi.. hepsi de yaaa falan diyo tam olarak HER SEYİN ıslanmasıydı amk romantize işini azaltın
Bakın bu gömlek bugün defalarca Islanıp kurudu üstümde. Sınıflar 35 kişi, kapı cam açık olduğu halde saunada gibi ders yapıyoruz. Sınıf yönetmeye çalışıyoruz, bir şey öğretmeye çalışıyoruz. Her gün boğazda tahriş, acı. Teneffüste 5 dakika oturup çay içelim diyoruz, onun da ücretini cebimizden ödüyoruz. Bu hangi devlet kurumunda böyle? Yol yok, yemek yok, lojman zaten yok. Bol bol değersizlik var. Şu an bir fabrika çalışanı bile daha iyi şartlarda çalışıyor. Yine de en çok öğretmen maaşı konuşuluyor. Alın şu 42 bin lirayı da, canımızı da herkes rahatlasın. Olmayın kardeşim öğretmen falan. Öğretmenlik bu değil, böyle olmamalıydı. İlk haftayı bu duygularla kapattığım için çok mutsuz ve üzgünüm. Ama böyle
Kübra Öğretmen