@koraybirand zamanında şunu büyük bir karton kutunun üzerine e27 duy sabitleyip kullanıyordum. kısa sürede hem photoresist hem soldermask'ı kürlüyordu. biraz overkill ama
olum bunlar küçücük kız çocuğunu öldürüp babasını hapse atan adamlar, 3 kuruş için hastanelerde bilerek bebek öldüren adamlar, aleyhlerinde tek delil olmayan hasta insanları cezaevi ile hastane arasında süründüren adamlar, ucu bir yerden bize dokunur diye ne bir depremin, ne bir yangının, ne bir tren kazasının, ne bir maden göçüğünün hesabını sormayan adamlar.. bunlar sizin çocuklarınızın emeklerini umursarlar mı? her sınavda neye şaşırıyorsunuz?
Öldürülen bir çocuğun katili yıllardır serbest ama kızı için adalet arayan baba bugün hapse girdi. Bundan helak olmazsan gökkuşaklı bir bayraktan helak olmazsın merak etme
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Gazeteciler, tutuklanmamıza sebep olan dava dosyasının fos çıktığını, bütün iddiaların uyduruk olduğunu açığa çıkardılar. O yüzden bu panik, Murat Ağırel ve Timur Soykan sadece gazetecilik yaptılar.
Gerçeklerden o kadar korkuyorsunuz ki eliniz ayağınız birbirine dolandı. Bir şey uyduramadınız foyanız açığa çıktı, uyduruk gerekçelerle gazetecilere saldırıyorsunuz.
Bırakın gazetecileri. Gerçeklerden ne kadar kaçabilirsiniz ki?
Sabahtan akşama kadar hiç utanıp arlanmadan hakkımızda olur olmaz iftira edenler, söz konusu elektriğe yapılan %25 zam olunca suspus.
Neden bu sessizlikleri biliyor musunuz? Çünkü ülkeyi büyük bir felakete sürüklediklerini kendileri de gayet iyi biliyorlar.
Bir avuç insanın koltuk ihtirasının, iktidar hırsının bedelini maalesef milletin tamamı ödüyor.
Hukuk bu ülkede en güvenilmez kurum olduysa bunun tek sebebi yargıyı siyasallaştıran akıldır. Kimse yargıya güvenmiyor.
Deprem oluyor hesap sorulmuyor, yangın oluyor hesap sorulmuyor, sel oluyor hesap sorulmuyor, kara parayı aklayanlar milletin önünde şov yapıyor, yenidoğan bebeklerin hayatı üzerinden çeteler kuruluyor, uyuşturucu tacirleri cirit atıyor, yine hesap sorulmuyor.
Muhalefete, öğrenciye, gence aslan kesilenler konu bunlar olunca siniyor, kafasını sokacak yer arıyor.
Bu adaletsizliktir ekonomiyi bu hale getiren vatandaşları geleceğe güvenmez hale getiren.
Unutmayalım ki bizim gibi ülkelerde; ne kadar hukuk ve demokrasi o kadar aş ve iş.
Siz gideceksiniz ve bu ülke düzlüğe çıkacak.
AK Parti ve MHP’ye oy veren vicdanlı kardeşlerime sesleniyorum. Her fırsatta dinden ve vicdandan bahsedenler, mübarek Ramazan’ın bir İftar vaktinde 31 yıllık diplomamı iptal edip, aynı günün gecesinde bir sahur vaktinde gözaltına aldılar.
Göreve geldikten sonra İBB’ye 1200 müfettiş geldi, her işlemimiz didik didik edildi. Attığımız her adım, aldığımız her nefes yakından takip edildi. Yıllardır gelmeyen bütün müfettişler İBB’de kamp kurdu, İBB Meclisi bizi devamlı denetledi, bir grup medya her gün açık aradı. İhaleler dahil bütün iş ve işlemler anında basına yansıtıldı ve tüm detaylarıyla paylaşıldı.
Allah’a hamd olsun ki hepsinden tertemiz çıktık, hiçbir usulsüzlük bulunmadı.
Millet her şeyi gördü, bildi ve 3. kez 1 milyon oy farkıyla bizi seçti.
Her şey ondan sonra başladı.
Belediyeden iş alamamış bir grup ve onlarca suç kaydı olan bazı insanların şikayeti ile harekete geçildi. Bunlara gizli tanık iftiraları eklendi ve buradan aklın almayacağı bir suçlama oluşturuldu. Bir torba uydurdular içine akıllarına gelen her şeyi attılar.
Şimdi “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali hakkımızda yalan haber bombardımanıyla üste çıkmaya çalışıyorlar. Ciddi herhangi bir suç bulunamayınca insanları arayarak “gizli tanık”, “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar. Yazık çok yazık.
Bizim Allah’a şükür veremeyeceğimiz bir hesabımız yok. Kumpas aklıyla hareket edenler eninde sonunda kaybeder ama bu arada olan güzel ülkemize oluyor.
Diplomam bir günde iptal ediliyor, kaç kuşaktır alın teriyle emekle biriktirdiğimiz tüm mal varlığımıza apar topar el konuluyor, haysiyet çiğneniyor.
Bir gün herkesin kapısını çalabilecek bu hukuksuzluğa evlatlarımız ve geleceğimiz için dur demeliyiz. Kendine ait olmayan koltuğu korumak adına her yolu mübah gören anlayışa dur demeliyiz. Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz.
Ben bu ülkenin her görüşten insanının sağduyusuna güveniyorum. Herkesin milli iradeden yana olduğuna hiç şüphem yok. Haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insanın bu ülkeye yaşattığı zulmü artık durdurmamız gerekiyor. Seçimler gelir geçer, o parti gelir, bu parti gider ama kalıcı olan hakka ve hukuka olan güvenimizdir.
Herkes için, her zaman adalet.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.
Yasakçı akılda ne yalan biter ne de iftira. Bu sefer de uyduruk gerekçelerle avukatım Mehmet Pehlivan gözaltına alındı. Demokrasi darbesi yaptıkları yetmiyormuş gibi bu darbenin mağdurlarının kendilerini savunmasına da tahammül edemiyorlar. Demokrasi darbesine hukuk darbesini de eklemek istiyorlar. Bir avuç kifayetsizin ülkemize yaşattığı kötülük büyüyor. Derhal avukatımı serbest bırakın.