Ben şimdiye kadar kendinden olmayana dil uzatıldığında mağdur olanı savunacak kadar ahlaklı olan bir kimse görmedim. Herkes bana dokunmayan yılan bin yaşasın derdinde. Ve herkesin mağdur olduğu bir konu var bu ülkede. Herkese biraz anlayış lütfen..
Bu her konuda böyle. Değerlerine saygısızlık yapıldığında tepkilerini yakıp yıkarak gösterenleri savunmuyorum. Ama ses çıkaran bir başkasıysa ve konu seninle ilgili değilse direkt bir dalga konusu. Toplumun her kesiminden var böyleleri. Çok yazık..
Her sene kasıtlı olarak ya da birilerinin düşüncesizliği yüzünden çıkan yangınların ve geç müdahale edildiği için söndürülemeyen ateşin sebep olduğu yıkım. Gerçekten içler acısı..
İnsandaki olgunluğu gösteren en belirgin şeylerden biri, hayır cevabına karşı gösterdiği tutumdur. Reddedilmenin insanın kişiliğinin oluşmasında çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum..
Yaz sıcaklarıyla birlikte kaybolan kitap okuma hevesimden ötürü artık kitap okumayı isteğe bağlı olarak değil de bir zorunluluk olarak düşünme fikri belki okumayı devam ettirmeme yardımcı olur. Okumadan, düşünmeden, dinlemeden geçen zamanı boşa geçirmiş gibi hissediyorum..
Sanki kafamın içinde uzunca bir süredir tadilat vardı da o yüzden yazamıyormuşum gibi bir his. Onarma işlemi bittiyse ben tekrardan duygularımı, düşüncelerimi paylaşmak isterim. Kağıt kalem alıp yazmaya üşendiğim şeylerin burada kaydını almak iyi geliyor. Kimse okumasa bile..
Etrafta yaşlı insan çok ama aradığım bilgelikte kimse yok çevremde sanırım. Allahım uzun ömür verir de yaşlanacak kadar kalırsam bu dünyada, en büyük gayelerimden biri de gençlerin, çocukların rahatça sohbet edebileceği, danışabileceği o yaşlı kimse olmak..
En çok eksikliğini hissettiğim şeylerden biri, gerek dini konularda gerek insan ilişkilerinin kırılganlığı noktasında gerekse bilmediğim, hayata dair beni derin düşüncelere sevk eden konularda sohbet edebileceğimiz, danışabileceğimiz yaşlı bir büyüğümün olmaması..
Bize sevdiğimiz şeyleri yapma, yaptığımız şeyleri de sevme hevesi var. Heyecanımızı, umudumuzu diri tut. Yaşamanın hakkını vermeyi nasip et. Bizi çiçeklendir ve gideceğimiz yerleri de çiçeklendirecek zariflikte bir kalp taşımayı nasip et..
Dün teravihe başlamadan önce 8-9 yaşlarında bir çocuk çikolata uzattı bana. Arkadaki teyzeler “bize niye vermiyorsun?” diye sordular. Çocuğun verdiği o muhteşem cevabı yazıyorum “sadece ÇOCUKLARA veriyoruz” :)