@Ahmetovskyso @montelukasst @ynsmsek Beyfendi bir pratisyene denk olabilmek istiyorsanız buyrun tıp fakültesi kazanıp okuyun . Bu şekilde ne mezunu olursanız olun o küçümsediğiniz kendinizi karşılaştırmadığınız pratisyenden daima çok çok az kazanacaksınız .
@MirzaZerya@ynsmsek Umurunuzda değilse bu kıyaslama ne? Tablo halinde üstelik!Bize az veriliyor demiyorsunuz uzman hekime bu taban verilirken bize neden bu kadar diyorsunuz . Kaldı ki temel maaşlarımız neredeyse herkes için eşit.Evet az kazanıyorsunuz evet az kazanıyoruz bunun herkes farkında.
Geçici görevlendirmeler durdurulmalıdır. İlçeden ilçeye hekim çekilmemelidir. Hekimi zaten zorunlu hizmete gönderip,bir de görevlendirmek zorunlunun zorunlusu demektir. Asistan hekimlerin çalışma şartlarının düzelmesi için Rumeysanın vefatı mı gerekliydi? Görevlendirmelerin kalkması için de iki gencecik meslektaşımızı kaybetmemizden ders almamız mı gerekir?Çok üzgünüm ya.
Sinop Boyabat'ta kaybettiğimiz meslektaşlarım için profilimizi karartıyoruz…
GEÇİCİ GÖREVLENDİRMELERİN bakanlığın kara bir lekesi olduğunu düşünüyoruz!
BAHAR GELİR..
Son 4 haftadır, Salı Günü akşamları @dmtevgar ‘in başrolünü oynadığı bir dizi için uykusuz kalıyorum.
Dizi kendi hayatını tıp fakültesi öğrenciliği sürecinde yok sayan ve erken evlenerek mesleğinden uzaklaşan ve hor görülen bu nedenle kişiliğini kaybeden bir kadının başına gelenleri anlatıyor. Başına umulmadık bir hastalık durumu ile yeniden canlanan Bahar’ı... Kendini bu sayede bulmaya başlayan Bahar, kendini var eden ve iyileştiren mesleği ‘Hekimliğe’ dönüyor. Hastaneye asistan olarak bunca yıldan sonra geri gelmesi ile başlayan bir dizi komik, düşündüren ve ağlatan olaylar…
Bahar kendi oluyor. O Tıp Fakültesi’ndeki azimli öğrenci. Kendi yaralarını başkalarının yaraları ile sarıyor. Diziye Annem de müptela..
Annesi ile olan her diyaloğunda Annem de ben de birbirimize bakıp bakıp ağlıyoruz.
Neden??
Çünkü Bahar Benim!
Çünkü Bahar’ın Annesi Annem!
Bahar BENİM— belki mesleğimi bir ‘adam’ için terketmedim, ya da beni beğensinler diyerek takdir bile edilmediğim bir aile ilişkim yok!
Ama mesleğim bende de olan başka başka yaraları iyileştirmem için var olduğunu bildiğim tek şey!
Kadın olmak,Anne olmak ve Hekim olmak… Denk düşer birbirine..
‘Öpeyim de geçsin!’ büyülü lafından ‘ 1mg Atropin verin!’ lafına evrilen bir öykü bizimkisi.. Bebek bezini alırken, hastaya taktığımız katetere evrilen. Bazen ikisi de olur aynı anda :). Sunum yaparken ninni söylemek gibi!
İnanın süreçleri ağırdır ama geçen gün bir hastanın takdiri ile ‘ işte bu!!’ anıdır çoğu zaman. Değer!
Her şeye değer!
Hastanın gözündeki güven ve sevgi için değer!..
Dizide kendisini desteklemeyen ‘güya’ aydın cerrah kocasının mat edilmesi anı vardı..
‘ N’aber Cerraahımm’ deyip odadan çıktı.. evde attığımız kahkahanın..
içten içe bizi deli enerjisi ile yükleyen o şeydi o baş kaldırma!!
Yapamazsın, derler.
Olmaz, derler..
N’aber Cerrrahımm…’dır kadının tıp dünyasındaki yeri.
Demem o ki bazı meslekler sizi siz toplumu toplum yapar…
Hekimlik de onlardan biri.
Hepimizin Tıp Bayramı Bahar gibi geçsin.
Kendimizi ve hakettiğimize inandığımız yerimizi hissederek!
N’aber Cerrrrahım!
Dr Akten
🧿
@bahardizibilgi @saglikbakanligi
Photo: 1997 @EgeUniHastane
Periyodik, denen derslikten çıkmıştık. 6 saat ders çalışma arası. Kenan, Sinan ve Moğolistan’dan Sinan’ların dönem bir arkadaş daha!
Hepsi pırıl pırıl doktor oldular. Kenan şairimizdi, öyle de oldu. 3. Kitabı çıkıyor. Kenan Kocatürk…