Kesinlikle yanlış bilgi.
3 sene kadına yönelik şiddet araştırması yaptım. Şiddetle ilgili çalışan tüm kurumlarla görüştük.
1- Kadının değil, mağdurun beyanı esastır.
2- Uzaklaştırma kararı aldırmış pek çok erkek vardır. Bunların başında Boğaziçi Üniversitesi'nin atanmış rektörü Naci İnci bile var.
3- Kadınlar eğer bu konuda iyi eğitilmiş personele denk gelmezlerse, 'şikayetçi misiniz' sorusuna genelde hayır diye cevap vermeye teşvik edilirler. Mahkemeye gitmek konusunda teşvik edilmezler. Böylece ceza davası açılmaz. Konu, kadını koruma kararları seviyesinde kalır.
4- Koruma kararları hiçbir ceza içermez. 2-3 kere ihlal edin, şikayet üzerine en fazla birkaç gün zorlama hapsi olur. O kadar. O arada kadın öldürülebilir bile.
Ozan Güven'in 6 yıl düşünerek bulamadığı gerçekler bunlardır.
Biliyorsunuz burada haftalardır “kendi kızına tecavüz eden adam neden tutuklanmıyor?” diye tweet atıyorduk. Nihayet sonuç alındı ve olayın haberini yapan kişi tutuklandı.
🔴 #SONDAKİKA | CHP Lideri Özgür Özel:
"Bakanlık koltuğu Akın Gürlek’e yargılanmama, dokunulmazlık imkanı veriyor.
Ne zamana kadar?
Milletimiz bize yetkiyi verip, biz onu Yüce Divan’da çatır çatır yargılatana kadar."
Akın Gürlek, Ekrem İmamoğlu'nun üzerine oynadı; yolsuzluk ve terör kumpaslarıyla onu Mart 2025'te tutuklattı, görevden aldırdı, özgürlüğünü çaldı. Bütün bu hukuksuz baskılarla yükseldi ve 10 Şubat 2026'da Adalet Bakanı oldu. Bizim gözümüzde İmamoğlu'nun kanıyla kazandığı utanç verici bir ödül, yargıyı siyasallaştırmanın en iğrenç kanıtı.
Halk tarafından seçilerek gelen birinin başka birinin HİMAYESİNE gireceğini hiç ama hiç utanmadan şöyle söyleyebilmesi epey bir mesele. Çoğu şeyden yoksun olmak gerekiyor.
148 gün boyunca, hukuken geçerli hiçbir delile dayanmayan bir dosyada tutuklu kalan Sayın Ümit Özdağ’ın serbest bırakılması, adaletin çok gecikmiş bir tezahürüdür.
Bu süreçte, hukukun sadece tahliye ile değil, beraat kararıyla tecelli etmesini bekliyorduk.
Hukuk; kişiye, düşünceye ya da siyasi kimliğe göre değil, evrensel normlara göre işlemelidir.
Adalet, yalnızca karar anında değil, sürecin her aşamasında hissedilmelidir.
Geçmiş olsun @umitozdag
Ben ilkokulu, ortaokulu, liseyi yatılı okudum.
Benim devletim bana üç öğün sıcak yemek verdi.
Yazlık-kışlık kıyafetimi, spor ayakkabımı bile sağladı.
Bugün geldiğimiz noktada, AKP iktidarında:
Okullarda sabun yok, peçete yok!
Bir öğün yemek bile çok görülüyor çocuklara!
Okul müdürleri, öğrenci için veliye el açıyor!
Devletin sosyal adalet anlayışı çökmüş durumda.
Bu ayıp, bu utanç AKP’nindir!
Çocukların geleceğini bile tasarruf kalemi gören bu düzen değişmeli!
Balıkesir'de protestolara katılan gencin annesi de gözaltına alındı!
Balıkesir'de protestolara katıldığı için gözaltına alınan Mehmet Arda Irmak'ın annesi de gözaltına alındı. Anne Irmak, bugün Arda Irmak için düzenlenen basın açıklamasında konuşmuştu
https://t.co/Kaerir74ww
İşte mücadele ettiğimiz zihniyet bu.
Savaşta olsa sizi ganimet görecek bu alçak ve namussuz zihniyet! Bunlar ne ki trolleri ne olsun. Özellikle kadınlar bu mücadelede başı çekmek zorundadır. Yuh olsun size, utanmaz arlanmazlar.
İmamoğlu soruşturmasında gizli tanığın, "Neva Organizasyon Şirketi belediyeye sahte fatura kesiyor" iddiasının doğru olmadığı; şirketin AKP döneminde 27 milyon dolarlık 12 ihale aldığı, İmamoğlu döneminde belediyeyle hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı anlaşılalı birkaç saat oldu
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.