Ya saygın bir uzlaşı ya da tavizsiz direniş!
Direnişimizin 20. gününde bugün 4 saat süren müzakere sonucunda tüm taleplerin kabul edilmesi fakat yazılı biçimde bir protokolü reddetmesi, sendikayı tanımaması ve işçilerin denetim sürecine dahil edilmemesi üzerine direnişimiz devam ediyor.
Taleplerimizin karşılanmadığı takdirde cuma günü Edirne’de, Pazartesi Ankaradayız!
Kamuoyuna duyurulur.
#KiremitçiyeHuzurYok
Mısırlı işçi çöp presine sıkışarak can verdi: Sorumlular serbest
🔸Bilirkişi: Sigorta ve iş güvenliği yok
🔸Patron ‘işçimiz değil’ dedi
📰 @tugbaaozerr
https://t.co/Qz3yshnhhz
Kiremitçiler grup Özşen madencilikte direnişimizin 20. gününde, tüm vardiyalar olarak işten kaçınma hakkımızı kullanıyoruz. Müzakere heyetimiz patron ve işyeri yöneticileri ile görüşmedeler. Kararlı bekleyişimiz sürüyor. Ocak önündeyiz.
Biz kazanacağız!
#KiremitçiyeHuzurYok
Sömürge madenciliği yüzünden silikozis hastası olan ve bir deri bir kemik kalan Şenol Abi'nin on yıla yakın davası sürüyor. Çine'de yüzlerce işçi silikozis hastası, sayısını bilemediğimiz kadar işçi katledildi. Gerçek gündem burada. Tüm ülkeyi buraya bakmaya davet ediyorum.
Doruk Maden İşçileri, Özşen Maden İşçilerinin Direnişine Geldi!
Doruk Maden işçisi Ercan Çatal:
“21 günlük direnişimizi zaferle bitirdik. Dövüşe dövüşe, kazanmasını öğrendik. Eminim ki onlar da en kısa zamanda haklarını alacaklardır.”
#KiremitçiyeHuzurYok
Doruk’tan Özşen’e, Direnişten Zafere!
Direnişlerini zaferle sonuçlandıran Doruk Maden işçileri, Özşen Maden işçilerinin direnişini ziyarete geldi.
Genel Mali Sekreterimiz Ferhat Akılma:
“İşçi sınıfının birleşe birleşe açamayacağı hiçbir kapı yoktur. Doruk Maden işçileri kazandıysa, Özşen Maden işçileri de kazanacaktır.”
#KiremitçiyeHuzurYok
Aydın Çine'de sömürge madenciliğiyle oluşan işçi cinayetleri. Kamu yararı nedir? Kamu kimdir? Yüzlerce işçi silikozis hastası, onlarcası hayattan koparıldı ama kimsenin umurunda değil. Konferansta bile 40 kişi yoktu.
Edirne'de bulunan Kiremitçiler gruba ait Özşen madencilik direnişimizin 18. günündeyiz.
Aylardır maaş bile almadan çalıştırılan madencilerin hakkını gaspeden, bizi günlerdir oyalayan herkes şunu bilsin ki biz pes etmeyeceğiz.
İş, ekmek yoksa #KiremitçiyeHuzurYok
10 Aralık 2024'te başlayan Temel Conta Grevi 544 gündür sürüyor.Her sabah 07.00'de fabrikanın önündeyiz, son servis çıkana kadar bekliyoruz
Bu mücadele sadece işimiz için değil; patronun yok saydığı sendikal ve kazanılmış haklarımız içindir
544 gündür vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz!
"...Bu diferansiyel denklem bugün “modern hayat sigortası matematiğinin temeli” sayılıyor ve Thiele tipi diferansiyel denklemlerin şu ya da bu sürümü,insan ömrüne bağlı her türlü belirsizliğin-emeklilik dâhil-analizinde temel bir araç olmaya devam ediyor." https://t.co/39TGNSx8DI
Hocanın yazısındaki şu kısım özellikle vurucu: "Sistemin nasıl çalıştığını aslında herkes biliyor. Kanunlarda yazılı. Ama kimse çıkıp anlatamıyor. Anlatırlarsa ne mi olur? Siyasetçi için siyasi intihar olur; “primleriniz fonda birikmiyor, şu anki aylık alanlara gidiyor, eğer artan olursa o artan da kamu harcamaları için kullanılıyor” demek, Roosevelt’in sistemi korumak için ördüğü “hak” zırhını paramparça eder. Matematik karşılık üzerine kurulu milyarlarca dolarlık “aktüerya lobisi” işsiz kalır. Çalışan “hakkım”, emekli “primimin karşılığı” dediği için, siyasetçi vergi demeden vergi topladığı için memnun. Dolayısıyla, İSİ’nin adında “sigorta” geçmesi herkes için hoş bir şey."
Bu eleştiri yazısı için teşekkür ederiz. BİRTEK-SEN’in sendikal mücadele pratiğinin kusursuz olduğu iddiasında olmadığımız gibi, eleştiriye muhtaç pek çok eksik ve yetersizliklerimizin de farkındayız.
Ancak bu yazıdaki eleştirilerin çok zorlama olduğunu söylemek zorundayım. Ayrıca, sendikal mücadele ve işçi hareketiyle politik özgürlükler mücadelesi arasındaki ilişkinin biçimi ve bir sendikanın bu konudaki görevleri konusunda da çok farklı düşündüğümüz açık. Bu gayet de normal. İşin bu kısmını belki ayrıca tartışırız.
Ama özellikle şu kısım, haksızlıktan da öte, biraz ayıp olmuş dostlar:
“57 gün hapis yattınız, bir bedel ödediniz, duruşunuz saygıdeğer ama özgürlüğünüze kavuştuğunuzda verdiğiniz röportajda halen hapiste tutulan devrimci sınıf sendikacılığının simge isimlerine direnişçi bir selam göndermeniz beklenirdi.”
Yazıda bahsi edilen Evrensel röportajında, içerdeki sendikacıları özel olarak zikretmemiş olmamı, bu duruma karşı duyarsız olduğum, önemsemediğim şeklinde yorumlamak haksızlık olmuş. BİRTEK-SEN’in bu konudaki duyarlılığını, çizgisini, dayanışma tutumunu somut olarak bilen dostların bunu yazması üzücü.
O röportajda özel olarak vurgulamamış olabilirim ama biraz tarama, araştırma yapsanız, Limter-İş yöneticisi dostlarımızın hukuksuz tutuksuzluğuna karşı tavrımızın, tutumumuzun ne olduğunu anlayacak açıklamalarımızı da bulurdunuz. Hatta, başta Kanber başkan olmak üzere Limter-İş yöneticisi dostlarımıza sormanız bile yeterli olurdu.
Cezaevinden çıktıktan iki gün sonra Antep’te Limter-İş yöneticileri ve diğer tutuklu ESP’li dostlar için yapılan eyleme katıldım, sendikadan arkadaşlarla. Yeterli demiyorum elbette.
Eğer eleştiri neden daha fazlasını yapmadığımıza dair ise eyvallah.
Ama el insaf dostlar
" ... metalde de böyle. Kriz bizim değil kapitalistlerin kendi sisteminin krizi. Ne işçi olarak ne kadın olarak krizin faturasının bize kesilmesini istemiyoruz. Tabii sadece istememek sonucu değiştirmiyor, örgütlenmekten başka çaremiz yok." https://t.co/q5GDE1M2tt
KAZANDIK!
Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları, yasadışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçteki bir işleyecek mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır.
Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!
Ankara'daki heyetimizle Edirne'de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz!
#MadencilerAyakta#DİSK nerede?
Sağlık sorunlarımdan dolayı 4yıldır mesleğimi yapamıyorum ama yapabilseydim ben de sorardım
*Doruk Madencilik işçileri hakları için direnirken @ArzuCerkezoglu siz ne yapıyorsunuz?
*İşçinin yanında durmayacaksanız siz ne işe yararsınız?
@unsalunlu🙏
Holding yönetimi ve Çalışma Bakanlığı baş müfettişi ile yapılan görüşme sonrası sendikamızın açıklamasıdır.
"Polisin engellemesi ile tüm işçiler bugün buraya gelemediler. O yüzden görüşme sonuçlarını işçilerle tartışmak üzere Beypazarı'na geçiyoruz. Şimdiye kadar yapılan ödemelerde kimi işçiler hiç dahil edilmemiş, kimisi eksik ödenmiş."
Bekleyişimiz devam ediyor. Başaran Aksu:
“Biz işçi sınıfının devrimcileriyiz, işçi sınıfının evlatlarıyız, hizmetkarlarıyız. Gecemiz gündümüz budur, mücadelemiz budur.
Korkunç servetler elde ediyor holdingler. Filistin'de 50 bin insanı katlettiler, İran'da 150 çocuğu okulda bombaladılar. O savaşlar holdinglerden, uluslararası tekellerden bağımsız değil. Oralarda da yoksul çocukları ölüyor, işçi çocukları ölüyor. Ya iş cinayetinde öleceksin ya savaşta. Bunu diyorlar bize. Kavgamız budur!"
#MadencilerAyakta
Doruk Madencilik direnişimizde son durumu kamuoyu ile paylaşıyoruz. Sendika avukatımız Mürsel Ünder:
Bugün itibariyle paralar yatmaya başladı. Şu anda yatan paranın tam olup olmadığını hesaplıyoruz. Bize gelen bilgiye göre 85 milyon TL yatırıldı, 15 milyon TL'lik ödeme de bugün içinde gelecekmiş. İçişleri Bakanlığı ile görüşme halindeyiz.
Doruk Madencilik işçisi:
“Hakkım için suçlu gibi gece yollara düşüyorum. Sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. 190 km yol yürüdüm. Çoluk çocuğumun rızkı için yine yürürüm. Ama bize reva mıdır? Bir günde çözülecek iş.”