Bir tanidigim vardi. Herkesin arkasindan konusur, kuyusunu kazar ve sonra kosesine cekilir; sinir ettigi insanlara " Aaa suna bak neden sinir oldu ki, bu hep zaten boyle gecimsiz" diye atip tutardi... Aramizda var boyle tipler ve yuzlerinde yapmacik siritmalar ve maskelerle dolu.
sözcükler gücünü yitirmedi fakat artık insanların duvarları daha kalın, bencillikleri had safhada, menfaatleri daha ön planda ve bunları belli etmekte de çekinmiyorlar… kimse beni anlamıyor diye hırpalamayın kendinizi.
sevdiğim huylarımdan biridir gönülsüz yapılan hiçbir şeye gelemiyorum kabul etmiyorum da. en ufak bir gönülsüzlük hissettiğimde ilk geri adımı atan reddeden ben oluyorum. gönülsüzlüğe zerre tahammülüm yok. içtenlik ve gönüllülük önemli.
“kopukluk. yaşamdan, insanlardan, geçmişten kopukluk. gelecekle de ilgisizlik. nerede olacağımı, hangi kentte oturacağımı, nereye gideceğimi bilmiyorum. şimdi burada durgunluktayım.”
İstanbul'da artık çok kültürlülük yok, çok kültürsüzlük var. Böğürerek konuşan Afganlar, hoparlörden müzik açıp dans eden Suriyeliler, travestileri evinin önünde taciz eden Pakiler ve her şeyi uzaktan büyük bir öfke ile takip eden Türk milleti...