Düşünün sevdiklerinizin birinin mübarek kabri açılıyor, bir diğer kendisini emanet gördüğünüz sevdiğiniz dört duvara mahkum ediliyor.
Yine de vakarınızı, edebinizi, asaletinizi muhafaza edip, bu derin teessürle, kahırla, Hakk’a münacat ediyorsunuz.
Ne büyük bir topluluk.
Neyse artık “şehitlik” en yüksek mertebe diye fakirin çocuğunu kandırmazsınız. Bu vatan için canını vermiş, gazi olmuş insanların acılarında boğulmanızı tüm kalbimle diliyorum