Yan köyümüz eski ermeni köyü. O köydeki bütün ermeniler öldürüldü öldüren bizzat büyük dedem ve askerleri. Yerine başkaları yerleşti. Bunu herkes biliyor ama o köyden yine de kız alınmaz o köye ASLA kız verilmez. Suyunda vardır, toprağında vardır. Aleviye de vermezler. Ne yunanı?
Ben Anadolu'daki Oğuz Türkleri kızını sırf müslüman diye ne olduğu belirsiz kabukluğa kız vermez dedim diye yunanlılarla daha çok akrabalığımız var kız verdik diyenler doluştu. Bırak gavuru, içerseki muhtemelen devşirmelerde aynı şeyi savunuyor.
Tek bir tane bile albüm ya da merch almadım onca yıllık mazimiz var üstelik bu işte. Annesinin "bak bu ablan kde okumuş" diye gönderdiği çocuklara da hep söyledim almayın pişman olursunuz, altın alın onun yerine diye. Ne kadar dinlediler meçhul
Herkesin kendi fikri. Türbanlı kadınlar aşırı çirkin ve korkunç geliyor bana. Yazın kaldırımda yanlarından geçilmiyor polyesterli ter kokteylini genzimizden aşağı ittirdikleri için.
OFFFFFFFFFFFFFFFFF içimiz şişti artık ya! Deprem vergilerini bile akıttık banka hesaplarınıza insanlarımızı diri diri toprağa gömdük, yat partileri verdirdik size, mercedes g wagonlar ısmarladık, partisiyle papazlar el ele ruhban okulunu açıyorlar hâlâ türban diyor ya
Başörtüsü için eğitimine dair bedel ödeyenlerden değilim. Lisede örtülüydüm ancak yatılı bir fen lisesiydi, örtümü cuma akşamı okul kapısında örtüp pazartesi sabah kapıda açmayı zamanla içselleştirmiştim. Liseye başlamadan birkaç hafta evvel İsmail Ağa’nın kuran kursunda namazda üç parmak açılan el bileğimin yasını tutarken, hayat beni bambaşka bir yere savurmuştu. Ödediğim bedel iki farklı personayı aynı anda taşıyamamanın psikolojik yüküydü. Okul içerisinde iken o kadar bocalıyordum ki, mesela ben de yatakhaneden sınıfa inerken saçlarımı yapmak istiyordum, genç kız olmak süslenmektir çünkü. Ama başımı açmanın günahını ve ayıbını saçlarımın şekilsizliği ve gözlerimin kalemsizliği ile taşımam gerekiyordu. Ne örtüsü ile kombinler yapabilen ve kendiyle barışık bir genç kız oldum, ne de ayna karşısında süslenebilen lüleli bir kız. Nadiren süslendim belki ama neşeyle değil, zihnimi yarıp içinden farklı bir Fatma çıkararak. Hayatımın o kısmını “günahkar ve çirkin” hissettiğim anlarla hatırlıyorum genelde. Günah ama dışsal değil, içimde büyüyen bir keder ve parçalanma hali. Sonra 2010 senesinde üniversiteye başladım ve ilk aylarda henüz başörtüsü yasağı devam etmekteydi. Derslere şapka ile girdim. Üniversiteli olmuştum, artık kendimi politik bir mücadele içinde hayal edebiliyordum. YÖK’ten resmi yazı geldi, derslere örtüyle girmeye başladık. Ancak fakülte hocalarının bir kısmı buna henüz değildi, her derste hakkımızda tutanak tutup imzamızı alıyorlardı. Süreci sindirdikten sonra tekrar demokrat ve Avrupai oldular, hoşgörü gösterdiler, aramız düzeldi.. İçlerinden bir tanesi, kendisini hiçbir zaman hoca olarak görmedim ve görmeyeceğim, laboratuvardan beni kovmak istemişti, çıkmayacağımı söyleyince “bunu imzalayacaksın” diye tutanağı atmıştı, imzalamıştım tabi. Aradan yıllar geçti, mezuniyet günümüzdü. Sahnedeyiz, diplomalar veriliyor. Aynı şahıs diploma ve plaketimi de aynı şekilde üstüme doğru atmıştı.
Eğitimim devam etti evet ama geriye paramparça bir ergen ve genç kız kaldı. Sonraki yıllar da bunu onarma çabası.
Türkiye’de kadın olmak, her şekli ile politik. Aynaya bakarken hissettiğiniz şey dahil.
Sitede sabahtan akşama kadar doktorlar doktorlara sövüyor ama birisi en ufak kötü tecrübesini anlatsa akın başlatıyorlar ben anlamıyorum. İtimi döverim ama dövdürtmem mevzusu herhalde
Ya buna inanmak istemiyorum ama eskiden erkeklere asla tavuk yedirmezlermiş babaannem anlatıyor. Kadınlar da erkek hayvan yemesin diye dikkat ederlermiş. Mecbur kalmadıkça yemezdik diyor. Acayip bir durum
bu sene gc’de steril olurken bilekliğimi çıkarınca hoca bi anda durdu önce kulağımı kontrol etti sonra “delik varsa söyle başkasını alayım” dedi
bu kadar DÜZ adamlar olamaz ya
Erkekleri haklı bularak hemcinsleriyle anlaşmanın zorluğundan yakınan kadın:
• Bugün kızlarla denize gidelim dedik.
• Biri “Bikinim elbiseme uymadı” diğeri “Terliyim” öteki “Saçım olmadı” dediler.
• Beni o kadar baydılar ki “Sizinle gelmiyorum” deyip yalnız geldim.
• Onlar yüzünden asosyal oldum artık her şeyi tek yapıyorum.
• Sonuç olarak kadınlarla anlaşmak çok zor erkeklere hak veriyorum.
Watching the World Cup in ancient Greek theaters shows not culture, but disrespect. Civilized nations protect humanity’s heritage instead of turning sacred monuments into entertainment venues. True civilization honors history.
Zaten siteye ne zaman Sivaslı olduğumu veya Türk olduğumu yazsam yerli teröristlerimiz hırtlarımız yetmiyor bir de yabancı ırkçılar dahil hepsi Türk değilsin sarışın beyaz ten renkli göz olamazsın diyorlar. Ama ben Türk'üm, ailem Sivaslı. Nesillerdir de Sivaslı'yız.
Koreliler: Şibal, sekkiya...
Bu iki kelimeye küfür özelliği yüklemeye çalışan gariban netflix çevirmeni: yavşaklar, göt herifler, siktir git, kaltak, piç kurusu, oç, ha siktir...